Cehaletin Kapısını Müzikle Kırdı

Milli Eğitim eski Müdürlerinden Hasbi Alkılıç, mesleğinin ilk yıllarında bir köyde Türkçe bilmeyen çocuklara nasıl okulu sevdirdiğini, cehaleti müzikle nasıl kırdığını anlattı.

Öğretmenler Günü çok özel bir gün. Tabii anlayana. Bize okuma, yazmayı öğreten hayatı tanıtan verdiği okuma ödevleriyle ufkumuzu açıp, yolumuzu aydınlatan öğretmenlerimizi yılın sadece bir günü anmak yetmez. Onlar bizim baş tacımızdır. Ana-babanın bile yola getiremediği yaramazları, bazen bir bakışıyla, bazen de şefkatiyle terbiye eden öğretmenlerimizi saygı ve sevgiyle bir kez daha selamlıyorum.

Bugün size iki öğretmenimizden bahsedeceğim.

Milli Eğitim eski Müdürlerinden Hasbi Alkılıç ve Öğretmen Mehmet Ali Gin bizim Kütüphane Gönüllülerinden.

Üçkuyular’daki Çağlayan Irmak Kütüphanesi’nde, mesai saati gözetilmeksizin okumak isteyenlere yaz-kış kitap veriliyorsa onların desteğiyledir. Yeni Kütüphaneler açarken de uzak yakın demeden yanımızda olan eğitim gönüllülerimizdendir.

Kendilerine binlerce kez teşekkür ediyorum.

Eğer Aydınlanma Yolu’nda Mum Yakmaya devam edebiliyorsak, İçlerindeki Eğitim Meşalesi sönmeyen böyle güzel arkadaşlarımız sayesindedir.

Şimdi size Hasbi Alkılıç’ın ilk öğretmenlik yıllarında yaşadığı bir olayı anlatacağım ve eğitim aşkının nasıl bir şey olduğunu yorumlarınıza bırakacağım.

Öğretmenliğinin ilk yıllarında (1966) Hasbi Alkılıç’ın tayini Erzurum’un Tekman İlçesi’nin bir köyüne çıkar.

Bir tahta bavul ve çalmayı okulda öğrendiği sazını alıp yola koyulur.

Köye gittiğinde oraya giden ilk öğretmenin kendisi olduğunu öğrenir.

Muhtarla konuşur, kalacak yer olarak gösterilen derme çatma yere yerleşir.

Ertesi gün okula gider Hasbi öğretmen.

O da ne… bütün öğrenciler, korkuyla bakıyordur Hasbi öğretmene…

Hasbi öğretmen çocuklarla konuşmaya çalışır ama nafiledir.

Zira hiçbiri Türkçe bilmemektedir, üstelik de öğretmen dayak atar diye korkutulmuştur.

Hasbi Öğretmen, muhtara koşar, “Türkçe bilen yok mu bu köyde” der.

Muhtar, “Askerde Türkçe öğrenmiş birkaç kişi var” der.

“Tamam” der Hasbi öğretmen ertesi gün okula birinin gelmesini ister.

Hasbi öğretmen ertesi gün Sazını alıp okula gider.

Masanın üzerine müzik aletini Koyar.

Telefonun, radyonun, telefonun köylerde olmadığı yıllarda çocuklar masanın üzerindeki alete şaşkın şaşkın bakar.

O sırada okula gelen yarım yamalak Türkçe bilen köylü aracılığıyla öğrencilerin müzik aletini yakından bakmalarını ve dokunmalarını ister.

Gelen çocukların hiçbiri aletin ne olduğunu bilmemektedir.

Kimisi dokunur, kimisi sever ama şaşkınlık sürmektedir.

Hasbi öğretmen, alır sazı eline ve tellere dokundukça öğrencilerin gevşediğini, neşelendiğini fark eder.

Korkulacak biri olarak anlatılan öğretmenle ilgili kafalarındaki buzdağı, böyle kırılır.

Saz çalan, türküler söyleyen Hasbi öğretmeni öğrenciler çok sever.

Bazı öğrencilerin çat pat Türkçe konuşmaya çalıştığını görünce Hasbi Öğretmen onlarla ilgilenip arkadaşlarıyla arasında köprü görevi gördürür.

Bir süre sonra Türkçe konuşanlar çoğalır.

Sazlı sözlü dersler bütün köyde konuşulan tek konu olur.

Sınıfın mevcudu da artar.

Zira öğretmenden korkup okula gelmeyenler de derslere katılmaya başlar.

Evrensel bir dil olan müziğin cehaleti bile kırdığı bir kez daha ispatlanır.

Hasbi Alkılıç’ın bu başarısı Milli Eğitimde konuşulmaya başlanır.

 Birkaç yıl sonra tayini çıkan Hasbi Öğretmen Cehaletle Savaş için başka yere doğru yola çıkarken, duygusal anlar yaşanır, bütün köy hüzünlenir.

Aslında Hasbi Alkılıç öğretmenimizin çok hikayesi var.

Onları başka bir yazıda size yine anlatırım ama ilk öğretmenlik yıllarında olumsuzluklardan yılmayıp, engelleri aşmak için bulduğu yöntem beni çok etkiledi.

Sanırım, kışın sıcak, yazın klimalı odada ve de gölgede iş arayanlara da ders olur.

Dinimizin ilk emri “Oku”yu yerine getirenlere,

hem okuyup, hem de okutanlara selam duruyorum.

Başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere yüreği eğitim aşkıyla yanan öğretmenlerimizden ebediyete göç etmiş olanları saygıyla anıp, hayatta olanlara uzun ömür diliyorum.

İbrahim Irmak / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Irmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?