İpler suda, yürekler uykuda...

Bazı sıkıntılar, bazı delibozuk anlar gelir de insanın omuz başına oturur.

Yanından kalkıp, başka bir yere uzanmak isteseniz bile nafiledir.

O sizinledir; düşündürtmez, sevindirtmez, üzüntülerinizi bir yük gibi sırtınıza yükler... Çok sevdiğiniz bir yemek, sizi uzaklara taşıyan bildik bir melodinin ılık tınısı, köşe başında size sabah gülüşü atan çiçekçi Roman kadının kirli yayvan yüzü, güzelim Boğaz’ın poyrazda çalkalanan köpüklü suları birden sıradanlaşır… Güzellikler çirkinleşir, iyilikler şaşırtır, insanlar beyaz hayaletler gibi dans ederek geçer önünüzden.

Sanki onlar gerçek de, sizler görünmez dünyanın görünmez varlıklarısınızdır. Bunu, yüreğinizin üzerine çöreklenen, bir türlü kovamadığınız o iç sıkıntılarınız yapmıştır.

Havada nem ve ıslaklık, yüreğinizde içten gelen daralmalar, yüzüne baktığınız dostunuzun konuşmalarında bir dilsizlik...

O konuşur, siz duymazsınız!

Arabaların korna sesleri, Sarayburnu’ndan geçen balıkçı motorlarının suda yankılanan pata pataları, ileride, ağaç altında anasıyla oynayan iki haşarı oğlanın çığlıkları; duymazsınız!

Sessizlik, iki kulağınızı kör etmiştir.

Gördüklerinizin anlamsızlığına da pek dem vuramazsınız hani; duyduklarınız sinir bozar da gördükleriniz size gülünç gelir…

Sessiz kimsesizlikten umutlanır olduğunuzda…

Bananecilik biner ensenize; duymuyorsunuz ya!

Yaşama babalanmak arzusu da cabası...

Sanki “yaşam” oyununda cezalı sizsiniz...

Saldık kayıkları, ipleri elimizde

Yaşadık sevdaları, dertleri içimizde

Gördük güneşi suyun üzerinde

Başladı, yeni gün umudu yüreğimizde

Nazım usta öyle diyor...

Ya insanın umutları içinde birikir, ya da contası bozulmuş musluk gibidir, sızdırır.

Yavaş yavaş azalan umut selinden gün gelir bir damla bulabilmek şans ister.

İşte o zaman anlaşılır aşkın şiddeti...

Suya güvenle saldığınız, ama ipleri elinizde bilerek umursamadığınız duygular, döneklik yapmaz mı?

Sizi, binilmeye alışmamış huysuz atlar gibi üzerinden atmaz mı?

İpi elinizde, sevgisi yüreğinizde bilerek salıverdiğiniz dağ gibi sevdanız, yerle bir olmaz mı?

Geçmiş mutlu günlerinizin gülücük dolu birliktelikleri, o toprağın altında kalmaz mı?

Yok; inanmadıysanız, çekiverin elinizdeki ipin ucunu…

Gördüğünüz, tanıdık bir aşk mı?

Eğilin suya; size yaklaşan, eski deli gönül sevginiz olmasın...

Geçip giden her sevdanın, acılarla yer değiştiren bir kırılma noktası vardır.

Keskin bir dönemece önce yavaştan, sonra gaza basarak girersiniz ya, başlar ummadığınız karanlıklar… Korku tünelindeki hayaletler üşütür bedeninizi… Sonra, o titrek dünyanın cansız katılığı yürür üzerinize…

Düşünmeye, yazmaya gereksinim duymadan, konuşmaya üşeneceğiniz günler başlar…

İpin hala elinizde olduğunuzu mu sanıyorsunuz?

Ya da, yeni bir aşk için biriktirmeyi arzuladığınız umut yağmurlarında ıslanmayı mı?

Hiç biri yok!

İpin bir ucu sizde ama diğer ucu...

Suların üzerinde üşüyen güneş, anmaya gerek bile duymadığınız sevdayı gözünüze sokmakta direnir…

Bu acımasızlık nedendir?

Demek ki ipin ucu derinlerdeki eskiye takılı kalmıştır!

Kurtarabilirseniz ucunu acınız biter...

Her yeni gün, bir umuda uyanıştır...” derler ya...

Doğrudur!

Bırakalım ipleri dibe...

Bir ölüyle yaşamak niye?

Hasan TEOMAN / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Teoman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?