Kıyamet 2040'da

 

Biz yaşlandık mı, yoksa “yaş mı aldık (!) ?“

Daha yazının başında yaşımızla ilgili “itirafa bulunmak” pek hoş değil; değil mi?

Ama hiç olmazsa biz saçını bıyığını boyayanlardan değiliz…

Dolayısı ile her gün sinek kaydı tıraş olmak zorunluluğumuz yok.. Zira saçımız siyahken bıyığımıza ak düşmedi.

Artık yolda tanımadığımız gençlerin yüzümüze “amca” uzaklaştığımızda da “moruk” demesini de yadırgamıyoruz.

Neyse mesele “kendimizi genç gösterme yarışı”nı anlatmak değil… Gelecekte Türkiye’yi bekleyen en büyük soruna dikkati çekmek amacındayız…

Şimdilerde çok övündüğümüz “ bir türlü iş bulamadığımız genç insanlar” ülkesi olmaktan hızla çıkıyoruz…

Aslında bu durum belki de “genç ülke” olma yolunda yakaladığımız bir başarının sonucu…

Yıllardır sürdürdüğümüz doğum kontrollünü sonuçta başarmışız (!)

İşte felaket burada başlıyor…

Ne demek; bir başarı, bir felaketi nasıl çağrıştırabilir…

Hemen bir not; Türkiye’de doğum oranları Avrupa ortalamasının altına bile düştü. Artık doğurgan bir ülke değiliz

Felaketi çağrıştırmasının sebebi bu…

Resmi verilere göre bile; Türkiye’de Canlı doğan bebek sayısı 2021 yılında 1 milyon 79 bin 842 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,3'ü erkek, %48,7'si kız oldu. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2021 yılında 1,70 çocuk olarak gerçekleşti. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2021 yılında 1,70 oldu. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10'un altında kaldığını gösterdi.

Artık Avrupa rekortmeni değiliz.

Yani gelecek yıllarda Türkiye’nin nüfusu artamayacak aksine azalacak…

Çünkü artık insanlarımız daha uzun süre yaşıyor, ama daha az ürüyor…

Kısaca Doğurganlık hızında Avrupa’da uzun yıllar zirvede olan Türkiye, 2020 yılında liderliği Fransa’ya kaptırdı.

Türkiye, Romanya’nın da gerisine düşerek üçüncü sıraya geriledi.

Türkiye'nin erkekler için 75,6 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresinin dünya ortalamasından yüksek. Türkiye'de kadınlar için 81,2 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresinin de dünya ortalamasından yüksek olduğu görüldü. Buna göre, Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 78 yıl.

Bir başka veri ise bizi daha çok düşünmeye sevk ediyor…

Türkiye'de ortalama yaşam süresi uzadı, şu an doğan bir bebek 80 yaşına kadar yaşıyor ancak 58 yılını sağlıklı geçiriyor. Sağlık Bakanlığı, 58'den sonra kronik hastalıklar başladığına dikkat çekiyor.

Sağlık Bakanlığı sadece dikkat çekiyor. Hızla özelleşen sağlık hizmetlerinden yaralanamayan “kıt gelirli” vatandaş kaderine razı oluyor ve yaşamı boyunca adeta işkence çekiyor…

Sağlık hizmetlerini iyileştirme konusunda da olumlu bir adımın atılmadığı da bir gerçek.

Her nedense kimse bu sağlık sorununun gelecekte Türkiye için onulmaz sonuçlar vereceğini hesaba katmıyor…

Yani hastalıklı ve yaşlı bir ülke olama yolunda hızla ilerliyoruz…

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021 yılı istatistiklerle yaşlılar verilerini açıkladı. Buna göre, Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2016 yılında 6 milyon 651 bin 503 kişi iken son 5 yılda yüzde 24,0 artarak 2021 yılında 8 milyon 245 bin 124 kişi oldu.

Uzmanlar 2040 yılına dikkat çekti. 2040 yılında 65 yaş üstü nüfusun 0-5 yaş grubunu geçmesi bekleniyor. Bu nedenle 2040 yılının kritik bir dönemeç olduğu belirtiliyor. 

İşte Türkiye’nin önündeki zorlu süreç bu. 20 yıl sonra yaşlı ve hastalıklı bir ülke olacağız.

Bir başka sorunda bu yaşlı ve hastalıklı bu yaş grubun gelir oranı ise oldukça düşük olacak.

Çünkü; 2040 yılına kadar “yaş almış(!)” olan bu gençlere zamanında iş bulmadığımız ve emeklilik hakkı sağlayamadığınız için verilecek “3 kuruşluk yaşlılık maaşı” içinde yoksulluk ve hastalık içinde sürünüyor olacak…

Belki kıyamet denilen şey o gün gelecek…

Mehmet Aycan / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Aycan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler