‘’Demokrasi için önce parti içi demokrasi şart’’

SONRASI VE DAHA SONRASI

Evet bu gün genel olarak herkesin dilinde ‘’siyasi partiler yasası’’ değişmeli lafı dolanıyor ama bu konuda kimsenin de bir şey yaptığı yok, sebebi ise malum; herkes bulunduğu pozisyonu korumak istiyor ve koltuklarını kaptırmak istemiyor.

‘’Ve gerçekten katkı sağlayacak insanlar daha en baştan bu mücadeleye girmek istemiyor’’

Sisteme baktığımız zaman bütün partiler içerisinde ‘’kağıt üzerinde’’ en demokratik parti tüzüğü de CHP'de mevcut ama dediğimiz gibi kağıt üzerinde … Mevcut ilçe başkanları il başkanları istemedikçe onları yerinden kaldırmak çok mümkün değil

Sözde delege sistemi var; delegeleri ilçe başkanları blok listelerle yazıyor

Ya da mahalle delegeliklerinde bir çok yerde seçim yapılmıyor, ilçe başkanları mahalle delegesi yazıyor sandık kurulan yerlerde ise blok listeler marifeti ile yine tabir yerinde ise il –ilçe seçimlerinde aday olacaklar için ‘’asker’’ delege seçilmesi sağlanıyor ve ne yazık ki bu ilçelerden başlayarak ‘’örgütlü’’ bir şekilde yukarıya büyük kongreye kadar devam ediyor

Yani ilçelerde ki askerler ilçe başkanlarını, illerde ki askerler il başkanlarını ve bu da pek tabi parti meclisi ve genel başkanı seçiyor … Münferit olayların haricinde geneli etkileyecek ciddi bir değişim olması mümkün değil anlayacağınız, bu sistem içerisinde sen istediğin kadar sandık koydum delege sistemim var desen de aslında yok …

Gerçekten üye iradesi genele yansımıyor ne yazık ki , bu sebeptendir ki benim yıllardır tekrarladığım delege katılımlı değil, üye katılımlı seçimlerin olması şart, bunu sağlamak bir çok kademe de mümkün, çok zor değil …

İl -ilçe başkanlığı, yönetim kurulu ve kurultay delegeliği seçimlerinde kesinlikle üye katılımlı seçimler gerçekleştirilmeli , bunların fiziki alt yapısını kurmak çok zor değil ve pek tabi , belediye başkanlığı il genel meclisi üyeliği seçimleri ile ‘’millet vekili’’ ön seçimleri de genişletilmiş üye katılımı ile gerçekleştirilmeli mutlaka… İşin özü seçilmiş olanlar gerçek demokratik seçimlerden kaçınıyor koltuklarını koruma bağlamında hiç ağızlarından düşürmedikleri ‘’demokrasi’’ ‘’halkın iradesi’’ sözlerini söz konusu kendileri olunca görmezden geliyor…

Blok liste uygulaması kesinlikle kaldırılmalı, tüm aday belirleme süreçlerinde ‘’çarşaf’’ liste uygulamasına geçilmeli , sonuçta tüm adaylar aynı partinin mensubu ve herkes herkes ile çalışabilmeli, başkanlık seviyesinde çok kısıtlı bir kontenjan başkan ile birlikte yazılabilir, o bir gereklilik onun haricinde tüm yönetim kurulları ve parti meclisi çarşaf liste ile seçilmeli

Bir ikinci husus ta karşı cinse temsil kotası , bu mutlaka %50-%50 şeklinde olmalı, göstermelik kotalar pek de iş görmüyor onu da siyasete az biraz bulaşmış her kes bilir

Ayrıca ‘’kadın kolları’’ kesinlikle kaldırılmalı , kadın kolları başlı başına ‘’biz erkekler partiyi yönetelim’’ kadınları asıl yönetimlere yaklaştırmayalım ama onlar da orada oyalansınlar , kendilerini değerli hissetsinler şeklinde çalışıyor, eşit temsil olan bir yerde ‘’erkek kolları’’ olmayacağı gibi ‘’kadın kolları’’ da olmaz

Gennçlik Kollarını çok önemsiyorum mutlaka işlevinin güçlendirilerek korunması gerekmektedir ki asıl parti okulu ‘’gençlik kolları’’dır ve onlara ileriye yönelik pozitif ayrıcalıklar sağlanmalıdır.

Sayıyla sınırlanmayan alt çalışma komisyonları il-ilçe ve genel merkez seviyesinde kurulması gerekmektedir, bu günün önemi bölgesel şartlar göz önünde bulundurularak çeşitlendirilmeli artırılmalıdır. İl - ilçe örgütleri bu komisyonları ve çalışma kurullarını oluşturma konusunda özgür bırakılmalı hatta teşvik edilmelidir.

Katılımcı çok sesli demokrasinin önü açılmalıdır, bunun için saydığımız ve daha sayamadığımız bir çok etken var elbette, varsın kongreler kurultaylar günler haftalar sürsün, hiç önemi yok gerçekten sonuca varmak ve gerçekten memleketin yönetimine doğru katkı sağlamak istiyorsak bunun önünü açmak için herkes o makamların koltuklardaki isimlerin gelip geçici, Cumhuriyeti kuran iradenin kalıcı olduğunu her hücresine kadar hissetmesi gerekmektedir.

Bu vesile ile Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz hatırası önünde bir kez daha saygı ile eğiliyor ve

Benim iki büyük eserim vardır: Biri Cumhuriyet Halk Partisi, diğeri Türkiye Cumhuriyeti`dir”

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

Sözleri ile sizleri selamlıyorum …

www.haberhurriyeti.com /  Serkan Özürk / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serkan Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler