Yıldızlara Yoldaş Olmak (3. Kısım)

Çarşamba'nın Getirdikleri...

Yolda yürürken, öğrenci arkadaşlarımla bu konu üzerinde durduk ve orada söylene sözleri anımsamaya başladık. Broşürleri daha derin bir şekilde incelemek üzere orada bulunan bir parka girip, banklardan birine oturduk. Uzunca bir süre söylenenleri ve konuların daha açık bir şekilde şartlarıyla, broşürlerde yazılanları tartıştık. Sonuç artık kaçınılmazdı. Çünkü söylenen ve tartışılan sözler iyice belleğimize yer etmişti. Ayrıca gençliğin verdiği coşku, dünyayı altüst ettirebilecek bir güç veriyordu sanki! Sözlerin etkisi ve broşürlerde yazılanların sonucunda artık kendi bünyemizde birer devrimci gençlerdik! Yıllar süren mitingler, öğrenci fikir kulüpleri derken biraz derslerde gerilemeye başladım. Oysa hep beraber düşüncelerimizde, tam bağımsız bir Türkiye özlemi vardı. Bunu kendi çabalarımızla ve kapitalist düzenden uzaklaşmaya çalışarak, kendi dünyamızda olsa bile yaratmaya çalışıyorduk! Bu tür uğraşlar öğrenciliğim süresince oldu. Elbette okul yaşantımı da bir hayli etkiledi. Hatta son sınıfa geldiğimde, alttan kalan derslerimin birçok devam mecburiyetleri sonucunda, hayli geç mezun oldum. Geç de olsa yaşadığım bu mezuniyetin sevinci kısa sürdü. Çünkü siyasi çalkantıların olduğu bir dönem yaşanıyordu. Bu çalkantılı dönem, özgürlüğümün 8 ay kısıtlamasına neden oldu. Önce, dava Ankara’da olduğu için Ulucanlar Cezaevinde (3 ay), sonra da ikametgâhımın İzmir’de olması nedeniyle Buca Cezaevinde (5 ay) cezamı çekmekle mükellef olmuştum! Daha sonra olmadı mı, daha sonra kendi yaşamımda da fikir atışmalarında yer buldu. Çünkü… Dünya kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir…

Aylarca çevremden, dostlarımdan ayrı kalmıştım. Bu boşluğu, sosyalleşme düşüncelerini pekiştirmeyi düşündüm. O yıl bir üniversitede açılan araştırma görevlisi sınavlarına girdim. Daha sonra ise yıllarca sürecek akademisyenlik çalışmalarım başladı. Bazı düşüncelerin yaşanmışlıkları ne kadar da eski olsa, benim için her zaman yeniliğini korumaktaydı. Bu nedenle, önceki yıllarımda yaptığım uğraşlar, belki daha detaylı olmuyordu. Oysa düşüncelerimin odağında olan dostlarım ve öğrencilerim zaman içinde tartışmalarım, sohbetlerimle fikirlerime katılarak, bu konularda teatilerde bulundular…

Yıllar süren yıldızlara yoldaş olarak yürüdüğüm yolda, kardeşlerimden destek aldım. En azından manevi söylemlerinde beni yıpratmadılar. Babam da hep yanımdaydı. Oysa annem ve kız kardeşim… Hatta o günlerde kız kardeşimin bazı kasetleri ve kitapları yaktığını, gömdüğünü bilirim. Oysa benim için hep önemli olan babamın desteğini almış olmamdı. Çünkü o biliyordu ki, bizler, biz yoldaşlar… Ortalıkta vakit geçirmiyorduk! Hep düşünümüzde “tam bağımsız bir Türkiye…” özlemi vardı…

Bugünlere nasıl gelindi… İşte o günlerin çocuklarına o acıları yaşatanlar sayesinde, o çocuklar… Şimdinin yürekli delikanlıları, bilendi ve o acıları unutmuyor, unutamıyor! Çünkü insan, kaç hayat yaşarsa o kadar ölümle ölür… (Son…)

www.haberhurriyeti.com/mustafagokcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?
Tüm anketler