Yıldızlara Yoldaş Olmak (2. Kısım)

ÇARŞAMBA’NIN GERİRDİKLERİ

Arkadaşımızı liseden de bildiğimiz için, dostluğuna ve samimiyetine güveniyorduk. Elbette ortam, onun samimi konuşmalarıyla zaman içinde bizlere de açıldı! Masamızın yanında oturan, fakültenin öğrencileri vardı. İsimlerini sonradan duyumsayacağım ve hafızamın bir kenarına, tarihsel anlamda bütünleşeceğim bu dostlarla tanışma onuruna erişmiş oldum. Beni ve birkaç arkadaşı oraya getirip, bu güzel insanlarla, bu coşkulu yüreklerle tanıştıran arkadaşıma hep teşekkür etmek isterim! Bizleri oraya çağıran arkadaş, hemen orada bulunan büfe kısmına giderek, bir tepsi içinde bizlere çay getirdi. Çaylar içilip, sohbetler derinleşince, yan masada bulunan arkadaşlar da bizleri dinleyip, bizim tarafa baktılar. Daha sonra bizi çağıran arkadaş, onların samimi olduğu kişiler olduğundan, bu arkadaşları da masaya davet etti. Sonra içlerinden biri, henüz oturmadan hepimize tekrar çay getirdi. Sohbet birbiri ardına ulandıkça, samimi konuşmalarla geçen diyaloglar artıyordu!

Zaman adeta su gibi aktı. Ayrılma zamanı geldi. Ayrıldık oradan. Dönerken, yolda, arkadaşımız kantinde tanıştığımız insanları ve sohbet anlarını konuştu. Zaman sonra da söyledikleri hayli ilginçti! Masaya gelerek bizimle çay içenler meğerse sonradan öğrendiğimiz Yusuf Aslan, Taylan Özgür ve bizlere çay ikram eden Mahir Çayan! Şaşırdık, aylar sonra gazetede fotoğraflarını görünce… Elbette yaşanılanlardan sonra da çok üzüldük…

Birkaç yıl sonra, sonbahar aylarının başlangıcında fakülte yaşamım başladı. Ankara DTCF’yi kazanmıştım. Oysa buraya gelişim, durgunluğumu da bir anda almış, götürmüş gibiydi sanki! Çünkü zaman zaman da olsa ODTÜ’ye gidip, kantininde yeni arkadaşlarımla buluşuyordum. Günler birbiri ardına geçti ve bir yılı geride bıraktım. Yaz tatilinden sonra başlayan bir üst sınıf, bir başka ufka doğru yönelmemin de oluşumunu sağladı. Birinci dönemin ortalarına doğru öğrenci temsilciliği için seçim yapıldı. Arkadaşlar aracılığı ve ısrarlı konuşmaları neticesinde aday oldum. Birkaç arkadaşta aday olmuştu. Oysa oyların çoğunluğunu aldığımdan, seçimin kazanan ibresi artık beni gösteriyordu. Yaklaşık 2,5-3 yıl bu onurlu duruşu ve oluşumu taşıyacaktım. Geçen sürelerde çok uğraşlar verdim. Sözümüzü dinlemeyen fakülte dekanı dinler oldu! Rektör dinler oldu! Hocaları saymayacağım zaten onlara hep dinletebiliyorduk! Ve böylece binlerce öğrenciyi arkamda coşkulu bir şekilde yönlendirebiliyordum. Bir gün, fakülte arkadaşlarımla birlikte ODTÜ’ye gitme eğiliminde olduk. Kantinde oturup, oraya gelen, bizim düşüncelerimizde arkadaşlarla sohbet edip, bir bardak çay içmek hoşuma gidiyordu. Bu arada masamıza gelen ODTÜ’lü arkadaşlarımızın da tanıdığı bir başka öğrenci geldi. Masaya bazı sözlerle broşür bıraktı! Sözleri belleğimize kaydedip, broşürleri de daha sonra incelemek üzere katlayıp cebimize koyarak, masadan kalktık!

www. haberhurriyeti.com/mustafagokcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?