Şeytan Diyor ki… QUO VADIS?..

QUO VADIS?..

Evet, 'köprü'yüz falan diyorduk...

Doğu'nun Batı'ya açılan kapısıyız...

Batı'nın son durağıyız vesaire...

Ama işler değişiyor…

Geçmiş geçti!..

Yeni bir dünya kuruluyor artık...

Yine...

Bir kez daha…

Çift kutuplu bir dünya...

Değerler, algılar, yargılar, beklentiler, yaşam biçimleri farklı...

Kabaca; Avrupa ve Asya…

Batı ve Doğu…

Sorun şu ki; bizler hangi kutupta yer alacağız?..

Batılı mı olacağız, Doğulu mu?..

Batılı olabilir miyiz?..

İstiyor muyuz gerçekten?..

Ne kadarımız istiyor?..

Ve öte yandan...

Batı bizi istiyor mu?..

Neden istiyor, neden istemiyor?..

Eğer Doğulu olacaksak...

Ki, çoğumuzun kökleri orada...

Hangi Doğu?..

Ortadoğu, Orta Asya, Avrasya?..

Başka?..

Ayrıca, ya içimizdeki Batılılar?..

Batılı olmak, Batılı kalmak isteyenler?..

Ya onlar?..

Haa, 'ortaya karışık' vardı bir de, değil mi?..

Eh, şimdilik öyleyiz diyebiliriz...

Bol baharatlı, çok pişmiş, doyurucu ama protein yönünden eksik!..

Peki, daha ne kadar böyle kalabiliriz?..

Kalabilir miyiz?..

İster miyiz?..

İsterler mi?..

Sonuç?..

Yolculuk nereye?..

***

Ve Bir Sahne Kurulur…

Bir kez daha... Bir kez daha... Bir kez daha...

Ne görüp öğreniyoruz sürekli?..

Dövüşüp vuruşanlar, ölenler, acı çekenler, sürülenler, bölünenler... savaşları çıkarıp körükleyenler değildir hiçbir zaman...

Onlar önce bir sahne kurar (diyelim altı yeraltı zenginlikleriyle dolu bir bölge veya stratejik bir geçiş noktası!), dekorları yerleştirir (her türlü teçhizat, bol bol silah!), sözleşmeli oyuncularına rollerini dağıtır (devletler, hükümet görevlileri, kanaat (!) önderleri, gizli-açık kurumlar, silahlı örgütler vs!) ve sonra da zavallı figüranları (cahilleştirilmiş, muhtaçlaştırılmış, düşmanlaştırılmış gruplar, kitleler, halklar!) ezber sloganlar eşliğinde sahneye sürerler...

Sonunda ne olur peki?..

Yönetmen, yapımcı ve başrol oyuncuları tüm parsayı toplar, yardımcı rollerdeki oyuncular üç-beş kazanır, figüranlara da (hepsine değil, geride kalanlara yalnızca!) birkaç kırıntı ya düşer, ya düşmez...

Ve sonra, başka bir yerde yeni bir sahne daha kurulur...

.***

heyyy…

ben

ne çok seslendim sana,

ama sen

ne çok duymadın beni.

Murat Hiçyılmaz / [email protected] yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?