Plan mı, pilav mı?

Tek merkezli yönetimlerde, sistem otomatiğe bağlıdır adeta…

Tek adam ne derse o yerine getirilir.

Misal:

Saray’ın mutlak sahibi düğmeye bastı, Merkez Bankası faizleri 150 baz puan indirdi…

Gelecek ay da aynısını yapacak ve faizler yüzde 9’la tek haneye inecek.

Sayın Erdoğan’ın hedeflediği, kendi kendine aldığı karar sonucu, hayal ettiği orana inmiş olacak.

Gerçekten faiz yüze 9 mu olacak?

Enflasyonun yüzde yüzleri aştığı bir “batık ekonomi” lerde bu mümkün değil.

Tabii ki hayır.

“Ben ekonomistim” diyen sayın Erdoğan’a göre ise “evet”

Doğrusu nedir?

Doğrusunu arayan, soruşturan, danışan, dünya gerçeklerini ve ülke uygulamalarını izleyen, anlayan yok ki.

Zambiya, ya da Zimbabve yönetimleri bile, ekonomistlerine güveniyor, dünyada uygulanan ekonomik modelleri hayata geçiriyor.

Biz ise kendi “icat”ımızda ısrar ediyoruz:

Modelin adı:

Ben ekonomistim”

Erdoğan’a göre, dünyada tüm devletlerin uyguladığı sisteme “gerek yok”…

Oysa var

1960 askeri darbeden sonra ülkemizde Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuştu.

Rahmetli 2. Cumhurbaşkanımız İnönü döneminde…Devlet Ekonomisi bir planlama dönemine girmişti.

Yıllık planlar yanında, geleceğe yönelik 5 yıllık planlar da yapılıyordu.

Teşkilat Başbakana bağlıydı ama mümkün olduğu kadar “bağımsız” hareket ediyordu.

Etmek zorundaydı.

Ülkemizin güzide üniversitelerinden mezun elemanlar bu teşkilata alındılar, liyakatli kadrolar buraya aktarıldılar..

Kendilerine imkanlar tanındı…

Rahmetli Demirel döneminde de bu teşkilat ülke ekonomisinin geleceğinde önemli bir rol oynadı.

Demirel, Devlet Planlama Teşkilatının ayda bir yapılan toplantılarına başkanlık etmekten hiç geri kalmazdı.

Ülkemizde dış etkenler ve zaman zaman aksayan bütçe uygulamaları yüzünden enflasyon yükselebiliyordu.

Tabii, hayat pahalılığı da hemen ardından kendisini hissettiriyordu.

TBMM toplantılarının birinde Adalet Partisi’ne mensup bir milletvekili Kadri Erogan, gündem dışı söz aldığı meclis kürsüsünden, hayat pahalığını dile getirmişti.

Kendi partisinin ekonomi politikasını ağır şekilde eleştiriyordu.

Üstelik Başbakan Demirel’in gözünün içine baka baka:

“Plan plan diye tutturmuşsunuz. Evet Devlet Planlama Teşkilatımız var ve çalışıyor. Ama şu anda halkımız enflasyondan kıvranır halde. Adama sorarlar o zaman “Plan mı, pilav mı?”

Devam ediyordu ADALET Partili milletvekili:

“Halk plan değil, pilav bekliyor. Çünkü plan açlığı önlemiyor”

Demirel, ne kendi bildiklerini ve ne de “gaza getirilen” milletvekilinin eleştirilerine fazla değer vermemiş, ülkenin ekonomi planlarına uymuş, güvendiği bürokratları sayesinde enflasyonu da makul bir düzeye çekmeyi başarmıştı.

Hiçbir zaman da “Ben ekonomistim” dememişti.

Bilmediği konuları ya devlet içindeki teşkilatlara, ya da liyakatli bürokratlara bırakırdı.

Neticede en doğrusu buydu onun için

Bize gelince…

Biz hala “ben ekonomistim” evresindeyiz.

Faizler, kağıt üstünde iniyor da, halkın ekmeği hiç büyümüyor.

Pilav mı?

Plan yoksa, pilav neden olsun ki?

Sezai Bayar  / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Bayar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?