Erkek Devlet

Bir gözleri görünse yeter…

İri, zeytin karası… Parlak!

Üzerine akşamın kızılı düşmüş bir lacivert… Sonsuz!

Kızgın deniz mavisi… Kahredici!

Sararmış yaprak yeşili… Öpülesi!

Ya da, ozanın tanımıyla;

Bir şehrin uzak semtleri gibi gözlerin üzgün, kara, ayaklanmaya hazır…

Çileli, acılı, eli kolu bağlı!

Nasıl yaşıyorsa öyle bakar kadının gözleri…

Yoksulsa ürkek, varsılsa özgüvenli…

Şiddet görüyorsa; ateş kızılı, seviliyorsa mutlu…

Çalışıyorsa ciddi, kocadan yiyorsa umursamaz…

Ana ise vicdanlı ve yürekli, evlenmemişse özlemli…

Aşk binmişse tepesine; yarı açık, yarı baygın…

Bir küçük gelinse; yüreğinde kin, aklında çocukluk, gözlerinde yaş…

Başka nasıl bakılır bu çağdışılığa… Her yaş bir tehlike… Erkeğin egemenliğine kilitlenmiş bir beden, ne yana dönse onların bakışları… Babadan başlayan, aile ile sürdürülen baskı, kadının gırtlağına çökmüş… Gelenekler ve din, sorunları daha da büyütüyor… Kadın kime güveneceğini bilemiyor… ‘Erkek devlet’, kadın vatandaşını koruyamıyor… Erkeğin dürtülerine dizgin olacak yasaları şu ‘erkekler’ çıkaramıyor… Kendi uçkurlarını düğümlemek işlerine gelmiyor… Ve kadınlar, erkeklerin arasında korumasız, toplumun gözü önünde korkarak, ‘şehrin varoşlarına serpilmiş uzak semtler gibi’ varsıllığın ömrünü süren şanslı hemcinslerinin yaşamını izliyorlar…

Bizler de onlar gibi günü geldiğinde, insan yerine konup yaşayabilecek miyiz?”

Soruyorlar…

O gün gelir mi? Gelir…

Onlar isterse gelir…

Kadın, ‘üstün cins’ olduğunu kavrarsa bal gibi gelir…

Dertler büyük gerçekten!

Ölüm, tecavüz, kaçırma, alıkoyma, sapkınlık, çocuk yaşta evlilik, iş bulamama, sigortasız çalışma, işyeri tacizleri, koca dayağı, aile şiddeti, eğitimsizlik, dinsel geleneklerle erken yaşta tanıştırılma…

Bu sorunları kadın tek başına nasıl aşsın?

Ana, baba, ağabey, eş dost ve kocayı, bir çırpıda aşıp özgürlüğüne nasıl ulaşsın?

Mustafa Kemal’in çektirdiği ‘Cumhuriyetin Çağdaş Türk Kadını’ fotoğrafındaki özgüvene, duruşa, giyime kuşama, laik eğitime topyekûn nasıl kavuşsun?

Gözler elbet de kadının ruh penceresidir…

Onun kalbine girerken karası, mavisi, yeşili, süslü uzun bir yoldan geçeriz… Onu elde edebiliriz; ama kalbi dışındaki her şey onun özgürlüğü ve kişiliğidir, ona el atamayız…

Kadını köleleştiremeyiz…

Erkek anlamalı; evlilik cüzdanı tapu senedi değildir…

Kadına karşı mülkiyet saçmalığı yapmayın!

Hasan TEOMAN / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Teoman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?