Elma Çiçeği (*)

“… Elleri titreyerek açtı kutuyu. Elma çiçeği figürlü yüzüğü görünce kalbi yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladı…” (**).

Elma Çiçeği ” heyecan dolu bir kitap izlenimi uyandırıyor okuyanda. Anlatmak istenilen olumsallıklardaki ifade içtenlik kadar tedirgin ve ivecen hal; ‘Panta rei, Yunanca: Her şey akar; Herakleitos’a göre, evren bir süreçtir…” felsefesinin pratiğine uygun zaman ırmağı oluşturuyor. Zaten yazarımız “Necmettin Yalçınkaya (***)” kitabın ikinci kısmında gidilen/gitmek istenilen/kalınmayan/kalınamayan// yeri belirliyor sanki. Zaman ve mekân… Yaşanılan mecburiyet; ifadenin yer aldığı bu anlatım, bu romanın özeti gibi!

“… Ali Haydar hayatın zorlukları içinde ideal bir eş ve mükemmel bir baba olmayı başaran nadir kişilerdendi. Eşine bir o kadar anlayışlı ve sevecen olmuştu. Bunda zaman zaman kırılgan ve kadınsı yanlarına yenilse de kocasının yanında her zorlukta durmayı bilen Gönül’ün payı çoktu elbette. Evlilik tek kişilik bir sandalyeydi ve o sandalyeye oturan hangisi olursa olsun diğerini kucağında taşımaya hiç hayıflanmadı…” (****)-(sy.26,27 ).

Çarpıcı hüzünlerle ve bellekte yer tutacak imgelemlerle karşılıyor kitapta… Güncel iletişim sürecinde, özellik arz eden sıradanlığı konuşma dilinin akışkanlığında içselleştiren ve incelten biçemle, gözlem ve söylem yeteneğiyle katkı sağlıyor hiç kuşkusuz “Yalçınkaya”. Verili koşullara, insanlığı tüketen zehirli ağlara tepkidir teke tek ölmelerden rengi kaçmış bir ömür, meydan okuma sayılmaz mı, karşılaşılan, dayatılmış hüsran ortamına? “Elma Çiçeği”nin etkilenme, beslenme kaynağı, hızla yaşanıp tüketilen kentsel ilişkiler, çoğaltılan değersizliktir. Pek çok insanın günlerin hay-huyu arasında farkına varamadığı yaralanmalar, pıhtılaşmalar, zamanla romanın atardamarına sızmaz mı? Sızar! Bu, ifadenin imgesel-simgesel patikayı oluşturan akışkanlıktır. Algılama, gözlemleme anlatmak istenilen satırlara ifadeleri tahvil edemiyorsa neye yarar? Çünkü “Her şey akar” felsefesinin evrenselliği, doğasallığı esastır. Hayatın içinden seçtiği/aldığı (daha doğrusu herkesin gözüne batan ama ıskalanan) söz ereğince, sanki enstantanelerin betimlenişidir hayat. ‘Yalçınkaya’nın tematik tavrı romanı çok geniş alana yayıyor. Anlatım: Benzeri irkiltici resimleri de getiriyor çünkü gözler önüne. Kentsel keşmekeş, yoksunluk-yoksulluk, ‘ucuzluk’ ile ‘bayatlığı’; ‘badanası dökülmüş akşamların aksaklığı’nı taşıyor, kitabın bütününe!

Çarpıcı, pürüzlü/pütürlü ilişkilerden örülü yaşama dair söylem, duyarlı algılanışın ürünüdür kuşkusuz. Zedelenmiş dünyaya sitem mi, bir yönüyle, yoksa zaman-koca-bakire ve kırk sözcüklerine yüklenen gizem mi romana egemen olan? Bunları düşündürten “Elma Çiçeği”nin satırlarıdır! Çünkü okur beyninde ve gönlünde akan bir dille bulmuşsa sözün hazzını yaşayacaktır, romanın sağladığı özel hazzı…

(*) ; Kitabın ismi

(**) ; Kapak arkasından

(***) ; Yazar

(****) ; Paragraf (Kitaptan alıntı) / sy. 26-27

www.Haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?