Perşembenin Öyküsü: KEDİLER

MUTLU SON

- Geçtiğimiz hafta dergide gördüğün bir kedi vardı.

- Evet. Cincilla. Ne kadar şirindi değil mi?

- O Cincilla'dan bir tane buldum. Hadi almaya gidiyoruz.

- Şaka yapma.

- Şaka değil. Haydi! Hazırlan…

- Peki. Dur giyineyim.

Hazırlanır………………………………………………………………………………………………………………………………………………..…………………………

………………………………………………………………..………………………………………………………………………………………………………... çarçabuk.

Ve az sonra çıkarlar yola.

Varırlar Cincilla alacakları barınağa.

Cincilla ve yanında üç kedi daha vardır.

- Şu üçünü de alalım. Şu dişleri çıkık olanı mutlaka alalım. Anneme ne kadar da benziyor. Yaşı da benziyor. Arkadaşlık eder anneme. Öteki ikisi de tam düşlediğim gibi cicişler.

- Valla alalım. Hem biz işteyken annen bakar üçüne de.

- “Canım sıkılıyor” da diyemez bundan böyle.

- Bak ne aklıma geldi. Annen kuş gibi ötmesini öğrensin. Bir kuşçu varmış. Kuş dillerini biliyormuş.

Çağıralım gelip öğretsin. Bir yandan kediler miyavlar. Bir yandan annen bülbül gibi öter, cıvıldar kuşlar gibi.

- Ne güzel olur. Hem annemden kuş seslerini duyarız evde. Hani şu şarkıda olduğu gibi. Neydi o? Hah geldi aklıma. Hafız Burhan’ın şarkısı:

KUŞ SESLERİ

Kuş sesleri ovalara yayılır

İnsan buna hayran olur, bayılır

Bal yaparlar çiçeklere konarlar

Kuzucuklar taze çimen ararlar

Yeşillenmiş ağaçlarda yapraklar

Mis kokuyor amber gibi topraklar

Yaşasın! Doğaya benzeyecek evimiz.

- Sıra geldi kedilerin kumlarını suluklarını almaya. Buraya gelirken kedi dükkânı görmüştük. Oradan alalım.

Ve dönerler öğleden sonra. Kedileri çok sevmiştir kaynanası. Hele kuşlar gibi cıvıldaması öğretileceğini duyunca katlanır sevinci.

Ve artkın canı sıkılmamaktadır evde. Vermektedir mamalarını… Tazelemektedir sularını…Temizlemektedir kumlarını…

Geçer altı gün kedilerle biçimlenmiş ve kedilerle çerçevelenmiş dünyasında. Gelir sıra sonunda kuşlar gibi cıvıldamasını öğrenmeye…

Damadı önce almıştır kuş maskesi. Sonra da bulup getirmiştir kuşça öğretmenini.

Başlar bülbülden sakaya, sakadan ketene, ketenden şakraka, şakraktan floraya öğretmeye kuşçu. Sürer eğitim iki gün. Ve sonunda mutludur herkes.

Mutludur kaynana kendisine benzeyen kedi alındığı için.

Mutludur kaynana kediler sıcak yuva bulduğu için.

Mutludur kaynana kedilerle gün geçirdiği için.

Mutludur kaynana bülbül, saka, keten ve şakrak gibi cıvıldadığı için. Mutludur kaynana kızı mutluluğundan sevindiği için.

Mutludur damat hepsi mutlu olduğu için.

Ve geçer bir hafta böylece.

Şen şakraktır ev sürekli…

O hafta sonu arkadaşlarına gider kaynananın kızı ile kaynananın damadı.

Mutlu kaynana ulaşmıştır bire bir öteceği aşamaya. Ustalaşmıştır.

Mutlu kaynananın ustalaşmış ötüşleri avcılık içgüdülerini de uyarmıştır kedilerin…

Kentin bir öteki ucundaki mutlu kaynananın kızının çalar telefonu;

- Alo kızım ben şimdi evime gidiyorum. Binbir bohça yapılacak işim var.

* * *

Murat B. Tepebaşılı

*

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?