Girdap (*)

“… Aziz eylemci kadını bırakmak niyetinde değildi. Kadın polis ikinci copu vurunca Aziz eylemci kadının üstüne kapaklandı. Kadın polis vurmaya, Aziz’de direnmeye devam ediyordu. Öylesine öfkeliydi ki kafasına, sırtına inen sıralı cop darbelerinin acısını hissetmiyordu.

Etrafta bir sürü erkek dikilmiş olayı film gibi izliyordu. İçlerinden biri vicdanlı çıkıp Aziz’e yardım etseydi kadını kolayca polisin elinden alabileceklerdi. Kadın polis Aziz’e vurmaktan vazgeçti; bu sefer ensesinden tutup kaldırmaya çalıştı…”. (sy. 70)-(**).

Kişi, yaralandığı zaman ağrıyı elbette hisseder. Oysa başkasına yapılan işkencenin ağrısını hissettiğinde insan olmanın realitesini yaşar… Yazarımızın yazdığı bu kitabını incelerken ağırlıklı olarak verdiği mesajlarla insan olmanın gereklerini güzel vurguluyor. Ve insan olmanın önemli mihenk taşlarından biri de muhakkak elimizi taşın altına sokmak ve bana ne’ci olmaktan soyutlanmamız gerektiğini defalarca vurguluyor, düşünceleriyle pekiştirdiği son romanı “Girdap”ta…

İnsan yaşamı dağılma ve toplanma/toparlanma evreleriyle biçimleniyor. Öyle sürükleniyor zaman nehrinde. Dağılma ile toplanma –toparlanma- birbirine anlam katan iki zıtlık durumdur, diyesi geliyor insanın. Her iki tanım da dirim, yani devinim göstergesi sayılmakta çünkü… Dolu dolu algılanan zaman parçasını işgal eden bilinçtir… Geçip yitmekte olandan ‘değer’ kopartır. Öylelikle, insan için ölüme karşı hayattan yana ‘gözetilen’ ışık oluverir yaşam. Kavramların elbette gizi yadsınamaz ayrıntılarıyla. İşte yaşamın odağındaki bu realitenin altını defalarca çiziyor ‘Şakir Kadan…’ (***).

Kişinin kendi yaşamındaki dağılma ve toparlanma serüveni içinde daha bir önem kazanıyor romanın ilerleyen sayfalarındaki düşünce. Tam da tökezlenme sonrasında, ‘yolun sonsuz anlamlar içerdiğini’ fark ediverince. Güncel sıkıntılar, sıkışmalar, sıkıştırılmalar aşılırken duyumsanan; zamana dağılma sancısı… Yaratıcı itki gücüyle ivme kazanıyorsa (ki kazanıyor) saçmalıklara karşın gündelik yaşam sathında. Direncin bilenme evresi kendine doğru daha emin adımlar attırandır belki de… Dönem mağduru birey, öznel değerlerini bütünlüklü bir derlemeyle dindiriyorken, içsel deprem, şiirsel patlamaya, paylaşıma telaşla açılıp olgunlaşıyor demek ki. Hayat belirtisi, “Girdap” değil mi o bağlamda?

Kadan’ın bu romanında bazı hüzün akışları gördüm! Gerçi yaşamımıza bir şekilde yer etmiş olan hüzün, anlamlı bir meyvedir. “Girdap”; Derin kaygıların adeta bir dışavurumu olmuş. Okurların dikkatinden kaçmayan ve bu ürünüyle de merak uyandıracak bir kalem. Yazarın geliyorum diyen kalemi!

(*) ; Romanın adı

(**) ; Alıntı (70. Sy.)

(***) ; Yazarın adı

www.haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?