Ahh Özgürlük...

Sürekli özgürlük, özgürlük deyip duruyoruz ama...

'Özgürlük' nedir gerçekten?..

Var mıdır?..

Olabilir mi?..

Bana kalırsa, genelde tüm canlılar -özelde insanoğlu!- bağlamında düşünürsek kavramı, 'özgürlük' diye bir şey yoktur!..

Olamaz...

Çünkü, 'ihtiyaçları olan', 'muhtaç olan' hiçbir varlık özgür değildir...

Olması da mümkün değildir...

Yaşamak için oksijene ihtiyacı olan bir canlı, ne kadar özgür sansa da kendini, özgür değildir!.. (Daha doğrusu, yaşamsal özgürlüğü oksijen soluyacağı alanlarla sınırlıdır!)

Etrafı tarlalarla, yollarla, köylerle, şehirlerle çevrilmiş sınırlı orman alanında yaşayan (yaşamasına izin verilmiş olan!) bir hayvan, bir ağaç, ne kadar özgür sansa da (!) kendini, özgür değildir!..

Ailesinin bakımı için işyerinden alacağı maaşa muhtaç olan bir insan, ne kadar özgür sansa da kendini, özgür değildir!..

Köyünde, kasabasında, mahallesinde sıradan bir hayat yaşayan sıradan bir insan, ne kadar özgür sansa da kendini, özgür değildir!.. (Çevresine uyum göstermek zorundadır, yoksa -en hafif tabirle!- dışlanır!)

Hiçbir eğitimi, mesleği, birikimi olmayan bir insan, ne kadar özgür sansa da kendini, özgür değildir!.. (Hatta, köle bile değildir, gerektiğinde kullanılıp atılacak bir 'depo ürünü'dür sadece!)

Çok üst düzey (!) bir eğitimi, mesleği, birikimi olan bir insan da, ne kadar özgür sansa da kendini, özgür değildir... (Aldığı eğitimin, yaptığı mesleğin, sahip olduğu birikimin tümü 'onaylanmak/tasdik edilmek' zorundadır çünkü, geçerliliği mutlaka 'o ya da bu otoriteye uyum göstermesine, baş eğmesine' bağlıdır!..

Vesaire...

Ne demek istediğim yeterince anlaşılmıştır umarım...

Kim daha çok egemen, güçlü, muktedir, zengin...

Tümüyle olmasa da, diğerleriyle karşılaştırıldığında, o -onlara göre/onlar karşısında!- biraz daha özgür!..

Çünkü -gücü yettiği kadar!- miktarda bir özgürlüğü bedeli neyse ödeyip alacak seviyede...

Ya gerisi?..

Onlar kimin umurunda ki?..

Altta kalanın canı çıksın!..

Sonuçta, bence eşitlik bile değil (o da benzer gerekçelerle yoktur, olamaz!), olası bir 'adalet'ten bahsedebiliriz yalnızca...

Tabii, bu 'adalet'in de düzenleyicileri, onaylayıcıları ve kontrol edicileri olduğunu hiç unutmadan...

Olabildiğince yaygın... kapsayıcı... eşit kılıcı... sınırlı özgürlük alanlarını tanımlayıcı... koruyucu... bir adalet!..

Dahası; kendisini kendisinden bile koruyan bir adalet!..

'Ahlâk sahibi bir adalet' diyeceğim...

Kimin ahlâkı?..

'Vicdan sahibi bir adalet' diyeceğim...

Kimin vicdanı?..

'Barışçıl bir adalet' diyeceğim...

Kimin barışı?..

Çok zor işler, çoook...

Galiba, herkesin özgürlüğü, eşitliği, adaleti, ahlâkı, vicdanı, barışı... kendine!..

Reddetse de...

'Hayır öyle değil!' dese de...

Kendine işte!..

Murat Hiçyılmaz / [email protected] yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?