Şeytan Diyor ki…

Biz Türkler diğerlerinden daha kötü (ve elbette, daha iyi!) bir halk değiliz kesinlikle...

Hep varolan (ve hep var olacak olan!) kötülüğün (ve iyiliğin!) kendimize düşen payını kullandık, kullanıyoruz sadece...

Keşke, öyle olmasaydı...

Keşke, tüm halklar (ve tüm insanlar!) hep iyi, hep barışçıl, hep dost olabilselerdi...

Fakat, olmuyor işte!..

İnsan doğası buna izin vermiyor bir türlü...

Ancak, bu, bizleri kendi kendimizden nefret ettirecek bir halet-i ruhiyeye sokmamalı sonuçta...

Evet, çok hatalarımız oldu geçmişte. Halen de oluyor...

Ve daha da olacak...

Diğer tüm halklar gibi!..

Elbette eleştirmeli, karşı durmalı ve olabildiğince engellemeye çalışmalıyız hatalarımızı, kusurlarımızı...

Hepimizin asli görevi bu!..

Ama, birilerinin art niyetli dolduruşlarına (ve sinsi propagandalarına!) gelip de, kendimizi alabildiğine aşağılamanın, küçümsemenin, lanetlemenin de hiçbir faydası ve alemi yok! (Tam tersi, büyük zararı var; öncelikle kendimizin inanması, güvenmesi gerek eksiklerimizi, yanlışlarımızı görüp düzeltebileceğimize!)

Birileri ellerini hiç kirletmeden yapıyorlar (ve yaptırıyorlar!) onca kötülükleri...

Başka birileri de ( sosyal, kültürel, ekonomik nedenlerle -bizde ve tüm dünyada!- insanların büyük çoğunluğu bu gruba dahil ne yazık ki!) kör topal, ellerine yüzlerine bulaştırarak... ne yaptığının farkına/bilincine bile var(a)madan hatta...

Aradaki tek fark bu aslında!..

Ve netice;

"Yok aslında birbirimizden farkımız..."

İnsanların, soyların, sınıfların, ülkelerin, dinlerin, mezheplerin, ırkların vs... aralarındaki açgözlü çıkar kavgası sona ermedikçe... kurumadıkça durmaksızın irin saçan bu kaynaklar... kötülüklerin de sonu gelmeyecek hiç!..

Değil mi?..

Eee, hazır laf 'biz'den açıldı, devam edelim...

Diyelim 'demokrasi'!..

Merak ediyorum; millet olarak -büyük çoğunluğumuzun!- gerçekten de demokrasi gibi bir derdimiz, beklentimiz, hedefimiz, hayalimiz, idealimiz, umudumuz vs, var mı acaba?..

Yoksa, 'demokrasi' kelimesi yalnızca içeriği boş, anlamsız (ya da her anlama çekilen!) süslü püslü bir sözcük... veyahut, 'diğerlerinin de tüm farklılıklarından arınıp, aynen bizler gibi olma hakkı' (!) anlamında -epeyce deforme ederek!- kullandığımız bir acayip kavram mıdır bizler için?..

Bizler... özelde Türk toplumu, genelde tüm Doğu, yani Asyalı halklar...

Sahiden de demokrasi istiyor muyuz, yoksa aslında Batı'dan kaptığımız -bünyemizde komplikasyonlara yol açan!- bir 'virüs' müdür bu demokrasi denilen 'şey'?.. (Ve tabii, 'Demokrasi nedir?' sorusu da sağlam bir karşılık bekliyor bu noktada!)

Güçlü bir lider etrafında toplanıp, kendimizi ve geleceğimizi tümüyle ona emanet ederek, mümkün olduğunca inisiyatif/sorumluluk almadan, ama aynı zamanda üstümüze düşen -çoğunluğu biçimsel!- görevleri de olabildiğince yerine getirerek, karınca kolonisi benzeri bir düzen midir alışık olduğumuz, uygun gördüğümüz, rahat ettiğimiz, içten içe arzuladığımız?.. (Buradaki mücadele, koloni içinde nispeten daha rahat bir konum elde etmek içindir sadece!)

Yani, sözün özü; bizler, kendi kaderlerimizi kendimiz mi tayin etmek istiyoruz gerçekten?.. Yoksa, bizim adımıza tayin edilmiş bir kaderi sorunsuzca yaşayıp gitmek mi?.. (İşin ince noktası; bizim adımıza tayin edilen kaderin, bizim alıştığımız yaşam biçimine uzak -ve epeyce emek gerektiren!- bir kader değil, halihazırdaki yaşantımıza uyan bir kader olup olmadığıdır. Bkz: RTE/AKP ile halkın önemli bir kesimi arasında kolayca kurulan -ve onca olumsuzluklara rağmen hâlâ vazgeçil(e)meyen- ilişki, kader birliği!)

Sonuçta, şu soru çıkıyor ortaya:

"Parçaların oluşturduğu bir bütün olan 'Batı' ile, bütünün parçalarından oluşan 'Doğu' arasındaki bu çok temel ayrımın/farklılığın sebebi nedir?"

- 'Doğulu' ile 'Batılı' doğasının farklılığından... yani, bir nevi farklı coğrafi ve kültürel 'evrim süreçlerinden' geçmiş olmalarından mı?..

- Yoksa, uzun bir zaman boyunca içeriden ve dışarıdan onlara 'dayatılan' yaşam biçiminin böylesi bir sonuç vermesinden mi?..

Ne dersiniz?..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?