Yangın Yeri

Deniz kıyısına yakın ve yüksekçe bir tepe üzerindeki Yahudi Mezarlığı, liman ve şehrin her yanından rahatlıkla görülebildiği için özellikle seçilmişti. Binlerce Türkün katılımıyla gece yarısına doğru başlayan toplantı, hatiplerin ağız birliği edemeyişleri ve topografyanın uygun olmayışından ötürü son derece düzensiz geçmişti. Redd-i İlhak Heyet-i Milliyesi imzalı ikinci bildiri ise Türk halkını açıkça silahlı bir direnişe davet etmekteydi: “ İzmir ve Havalisi Yunan’a ilhak ediliyor. İşgal başladı. İzmir ve mülhakatı (çevresi) tamamen ayakta ve heyecandadır. İzmir son ve tarihi gününü yaşıyor. Son ümidimiz milletimizin göstereceği karşı koymaya bağlıdır. Miting ve telgraflarla her yere başvurunuz. Ve vatan ordusuna katılmaya hazırlanınız”.

Maşatlıktaki toplantı devam ederken İzmir İhtiyat Zabitleri Teavün Cemiyeti üyelerinin yönlendirdiği bir grup Türk, polis dairesindeki silah deposunun kapılarını kırıp silah ve cephaneleri almıştı. Kalabalık oradan askerî hapishaneye geçmiş: İttihatçılık, Rumlara saygısızlık ve yabancılara karşı gelme gibi bahanelerle tutuklanmış subayları tahliye etmişti. İzmir’in işgali için Yunanistan, en seçkin birliğini: “Birinci Piyade Tümeni”ni (Larissa Tümeni) görevlendirmiştir. Albay Nikolaos Zafirios’un komutasında, üç piyade alayıyla iki topçu taburundan oluşan bu tümen, 12 Mayıs günü Eleftheron Limanı’nda (Selanik yakınlarında) demirlemiş nakliye gemilerine binmişti. Aynı limanda, İngiliz Kaptan GoverGranvil’in komuta ettiği üç İngiliz ve dört Yunan torpidosundan oluşan bir filotilla da bulunuyordu ki bu filotillaya nakliye gemilerini İtalyan Donanması ve olası tehditlerden koruma görevi verilmişti.

13 Mayıs sabahı limandan ayrılan gemiler, İzmir’deki İngiliz Amirali Calthorpe’dan aldığı emir gereği, 14 Mayıs öğle üzeri, Midilli Adası’nın Yera Körfezi’ne demirledi. LeonTorpidosu’na binen tümen kurmay heyeti, akşama doğru İzmir’e geldi.

Averoff ve Iron Duke Zırhlısı’nda yapılan görüşmelerde çıkarmanın ayrıntıları belirlendi.

Plan şöyleydi: Olası bir Türk direnişini kırmak için İzmir kuşatılacak, 1/38 Evzon Alayı güneybatıdan Karantina-Kadifekale çizgisini; Beşinci Alay kuzeybatıdan Alsancak-PuntaKadifekale çizgisini tutarken, Dördüncü Alay Türklerin oturduğu mahalleleri denetim altına alacaktı. Söz konusu tümen, 15 Mayıs 1919 sabahı (08.00 sularında), Rumların “zito” (yaşasın), çığlıkları eşliğinde Punta İskelesi’ndeki Avcılar Kulübü önüne çıkarken bütün geceyi Maşatlıkta geçirip Yunan Donanması’nın körfeze girişini izleyen bazı Türkler, ev veya işleri yerine vilayet konağı önüne giderek elleri tetikte beklemeye başlamıştı.

İzmir’i güneybatıdan çevirmekle görevlendirilmiş olan, Yarbay Stavrianopulos komutasındaki 38. Evzon Alayı’nın öncü birliği, beraberinde İzmirli Rumlar olduğu halde, 11.00 sularında vardığı vilayet konağı önünde, kim veya kimler tarafından sıkıldığı halen tartışma konusu olan kurşunların hedefi olmuştu.

Türklüğün onurunu kurtaran bu altın kurşunlara, kısa bir paniğin ardından Yunan askerleri karşılık vermişler, hiçbir silahın ateşlenmediği Sarıkışla ve vilayet konağı ile sivillerin kümelendiği Kemeraltı Caddesi girişi ve civardaki kahve ve oteller, yaklaşık bir saat ateş altında tutulmuştu. Daha sonra, Yunan askerlerinin onurlarını kırarak teslim aldıkları kolordu mensupları ile vilayet personeli, binlerce Rumun kızgın bir şekilde bekleştiği sahil yolundan yürütülerek çıkarmanın yapıldığı yerde demirli Patris Vapuru’nun, binek hayvanların taşındığı ambarına hapsedilmişlerdi.

İtilaf Devletleri’nin gözü önünde yapılan bu yürüyüş sırasında, askerler ve sivillerin süngü, bıçak ve sopalı saldırılarına maruz kalan Türklerden, sadece subay olarak 9 ölü, 21 yaralı verilmiş, 27 kişi de kaybolmuştu. Daha kötü bir tablonun ortaya çıkmasını engelleyen, yürüyüş sırasında birdenbire bastıran şiddetli yağış olmuştu.

İşgali izleyen Yunan gazeteci Mihailidis, sadece 15 Mayıs günü, 4000 Türkün (sivil ve asker) tutuklandığını yazmaktadır. Sonraki birkaç gün içinde, Yunan askerleri ve Rum milislerin Türklere karşı orantısız güç kullanmaya devam ettiğine kuşku yoktur.

Nitekim Paris Barış Konferansı’nca, İzmir’in işgali sırasında yaşanan olayları araştırmak üzere görevlendirilen karma komisyonun hazırladığı raporda, “İzmir’in işgali sırasında ölen ve yaralananların sayısı kesin olarak bilinmemektedir.

Tahminen Yunanlılardan 2 er ölü, 6 yaralı; Türklerden ise, 300 veya 400 ölü ve yaralıdır” denmekteydi. Resmî Türk belgelerine göre, “İşgalin ilk 48 saati içinde İzmir ve banliyölerinde ( Urla Yarımadası ve köyleri dâhil) öldürülen Türklerin sayısı 2000’in çok üzerinde” idi. İstanbul’da padişah ve hükûmetten oluşan iktidar odağı ile bu iktidar odağının İzmir’deki mülki ve askerî uzantısı olan vilayet ve (17.) kolordunun başında bulunanlar (Ali Nadir Paşa), ne çıkarma yapılmasına, ne de işgal sırasında yaşananlara kayda değer bir tepki göstermişlerdir.

Damat Ferit Hükûmeti, İstanbul halkının öfkesine maruz kalmamak için, çeşitli semtlerde yapılan geniş katılımlı gösteri ve toplantılara, bir süre için göz yummak zorunda kalmıştı.

Bu gösteri ve toplantıların, 6 Haziran günü Sultanahmet’te yapılmış olanına, Halide Edip Hanım’ın (Adıvar) yazdığına göre 200.000 kişi katılmıştır. İzmir’e gelince Yunan Donanması çıkarma yapacağı Alsancak Punta İskelesi’ne yanaşırken, İzmirli Türkler Köylü gazetesinde, Vali İzzet Bey’in şu demecini okuyorlardı: “Bazı bedbahtlar İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği tarzında şayialar çıkarmışlardır, yalandır. Tekzip edilir”.

Bu koşullarda kaybedilen İzmir; 3 yıl, 3 ay, 24 günün ardından, 9 Eylül 1922 günü işgalden kurtulmuştu.

Bununla birlikte Yunan Ordusu’nun neredeyse baştan aşağı yaktığı işgal bölgesi, haftalarca baca gibi tütmüştü.

İzmir’in Yunan askerleri tarafından işgali

İzmir’de bulunan Yunan halkı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?