Hasan Tahsin yaşıyor hala

Yunan askeri 15 Mayıs 1919'da İzmir'e... Genç bir gazeteci olan Hasan Tahsin'in arkadaşlarıyla birlikte hazırladığı bildiri dolaşıyordu elden ele:
“Ey bedbaht Türk. Yunan hakimiyetini kabule taraftar mısın? Artık kendini göster. Tekmil kardeşlerin Maşatlık Meydanındadır. Oraya yüzbinlerle toplan.. Orada zengin, yoksul, bilgin, cahil yok. Fakat Yunan egemenliğini istemeyen bir mutlak çoğunluk var. Geri kalma!.. Binlerler, yüzbinlerle Maşatlık'a koş. Ve Millî Kurul'un buyruğuna uy."
Henüz bir karşı koyan yoktu ama... İçi içini yiyordu her vatanseverin oysa.
Sabah saatlerinde Yunan seçkin birlikleri İzmir'e ayak bastı. En çok içlerini yakan da yıllardır birlikte yaşadıkları Rumların ve aralarındaki işbirlikçilerinin ellerindeki Yunan bayraklarıyla Kordonboyu'nda sevgi gösterilerinde bulunmalarıydı Yunan askerlerine.
İlk Yunan taburu Hükümet konağı, kışla, kokaryalı istikametinden Karantina'ya doğru yürüyüşe geçtiğinde kalabalığın arasından bir ses duyuldu:
"Yok yok, olmaz, olamaz! Böyle ellerini sallaya sallaya giremezler!"
Ardından da silah sesleri.
Bağıran da silahı sıkan da Hasan Tahsin'di; o genç gazeteci.
İki Yunan askerini vurdu vurmasına da. Açılan ateş ve peşinden süngülenerek şehit düştü. Daha 31'indeydi. Kendisini feda etti.
Hasan Tahsin o ilk kurşunu sıktığında sonrasında olacakları bilmiyor muydu sanki!
Bal gibi biliyordu.
Gözünü kırpmadan kendisini feda edişinin nedeni neydi peki?
Direnişi başlatmaktı, sessiz çoğunluğu uyandırmaktı.
Zaten bu ilk kurşunla başladı her şey.
Hasan Tahsin'in peşinden başladı direniş; Aydın'da, Balıkesir'de.
Demirci Mehmet Efe bunu öğrenince "Bir genç düşmana ilk kurşunu sıkmış, bundan sonrası bize düşer" demiş, Ege'nin dağlarında efeler Yunan askerlerine karşı harekete geçmiştir.
Hasan Tahsin'in kanı elbette yerde kalmamıştır.
9 Eylül 1922'de Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Türk askerleri girerken İzmir'e, Yunan askeri kaçmıştır Hasan Tahsin'in vurulduğu yerde.
Hasan Tahsin bir sembol olmuştur; kahramandır.
Kurtuluş Savaşı'nın zaferle bitmesini canlarını feda ederek izinden giden Hasan Tahsinler sağlamıştır.
Ne zaman gitsem İzmir'e... Hasan Tahsinleri görürüm yine. Her İzmirli genç bir Hasan Tahsin'dir benim için.
Onun için içiniz kararmasın.
Kimse umutsuzluğa kapılmasın.
Ulu Önder Atatürk'ün dediği gibi;
"İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır!"
Olursa eğer... Hasan Tahsinler de buradadır işte.
Yaktığı ateş sönmemiştir, Hasan Tahsinler hala dimdik ayaktadır.
İzmir'in dağlarında çiçekler sonsuza kadar açacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır.

Gürel Yurttaş / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürel Yurttaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?