Atatürk'ün İmzasının Ölümsüz Kalemi

Bornova Belediyesi Basın bürosundan gelen bir duyuru beni çok heyecanlandırdı… Hürriyet gazetesinde bir dönem birlikte çalıştığımız ağabeyim gibi sevdiğim Etem Çalışkan, Bornova’ya geliyordu…

Benim İzmir’e göç etmem nedeniyle 20 yılı aşkın bir zaman diliminde kendisini görememiştim… Bu fırsatı kaçırmamalıydım…

Buluşma noktası Bornova’da Dramalılar köşküydü…

Metrodan çıktıktan sonra birkaç kişiye sordum…

Ayaklarımı sürüye sürüye Hükümet binasının arka tarafındaki Konağı buldum ama ben de bittim…

Fazla büyük olmayan bir bahçeye kokteyl masaları kurulmuştu…

Davetliler çoktan masaların çevresini doldurmuştu… Karşı taraftaki kürsüde Etem abi oturuyor, önündeki siyah kartonlara beyaz tebeşirle Atatürk imzasını atmaya çalışıyordu… Ama tebeşirler öylesine sertti ki isteği gibi çizemiyordu…Hemen koşup başka bir tebeşir getirdiler…

Etem abinin yüzü güldü başladı imzaları atmaya…

Hemen yanına sokuldum elini kavrayıp öptüm… Şaşkınlıkla yüzüme baktı ve sordu… Sen de kimsin…

Tanımaması gayet normaldi… Hem uzun yıllar görüşmemiştik, hem de ben çok değişmiştim… Ameliyatlar, şualar, kemoterapi uygulamaları…

Saçlar dökülmüş… Sakallar, kaşlar bembeyaz…

Aynaya baktığım da ben bile kendimi tanımakta zorluk çekerken Etem abi nasıl tanısın….

-Abi, ben Fikret Kalmuk, Hürriyet Gazetesi yazı işlerinden…

Bir süre yüzüme baktı… Elimi avuçlarının içine aldı. Sonra hafif bir tebessümle sordu: senin burada ne işin var Fikret…

Kısaca anlatmaya başlamıştım ki…

Başta Bornova Kaymakamı ile Belediye Başkanı olmak üzere, davetlilerden birçoğu birlikte resim çektirmek için sahneyi doldurdular…

Yeniden buluşup görüşmek dileğiyle…

Mecburen sohbete ara verdik…

ETEM ÇALIŞKAN KİMDİR?

 1928'de Tarsus'un Göçük köyünde dünyaya geldi. İlk ve orta öğreniminin Mersin’de tamamladı. Yüksek ögrenimini İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Afiş Bölümünde yaptı. Sabri Berkel’den desen, Emin Barın’dan yazı, Namık Bayık’dan afiş ve grafik dersleri aldı.

Akademideki öğrenciliği sırasında, Anıtkabir’deki yazıtların yazılmasında Emin Barın’a yardımcı oldu. 1954 yılında öğrenciliği sürerken Yapı Kredi Bankası'nın 10. yıl afişi, şükran belgeleri, diplomaları, madalyalarını yaptı. Aynı yıl Yeni Sabah gazetesinde ressam ve kaligraf olarak gazeteciliğe başladı. İlk işi, gazete için Jane Eyre filminin fotoğraflarının üstüne konuşmalar ve anlatım yazmak oldu. Bu çalışma, Türk basınındaki ilk fotoroman yayınıydı.

Yeni Sabah’tan sonra Ankara'da Zafer ve Öncü gazetelerinde; İstanbul'da Hareket, Dünya, Akşam, Milliyet, Hürriyet gazetelerinde çalıştı. Manşetleri, olayların resimlerini çizdi.

1982’de Hürriyet gazetesinden emekli olduktan sonra Milliyet gazetesine Türk Büyükleri 'ni, Güneş gazetesine Kuran'ın Türkçe anlamını, Sabah gazetesine Yunus Emre Divan'ını hazırladı. 1980 yılında Atatürk’ün doğumunun 100. yılı için basılan gümüş ve altın hatıra paraları tasarladı; 1984 yılında PTT için 16 Türk Devleti Pul Serisini hazırladı. Kültür Bakanlığı’nın siparişi üzerine üç yıllık bir çalışma sonucunda Atatürk’ün iki ciltlik Nutuk adlı eserini el yazısıyla yazdı…

ATATÜRK İMZASININ ÖYKÜSÜ

Etem abi sorular üzerine şöyle anlattı imza hikayesini:

1969 yılında ben Milliyet gazetesinin ressamıydım. 10 Kasım için tam sayfa çizdiğim portrede bir eksiklik hissettim. Oraya imzasını koymayı şöyle bir düşündüm, kompozisyon tamamlanıyordu.

İşte o imza, onu o kompozisyona yerleştirirken aldığı şekille ortaya çıktı. Esasında imzanın çizgisi, Atatürk’ün kendi el yazısının çizgisidir. Ama ben kompozisyonla birleştirirken daha kaligrafik, daha kalıcı, biraz daha ayıklanmış olarak çizdim. Böylece gazete basıldı. Yıllar yılı resim ayrı bir değer olarak kaldı ve imza resimden çıktı, o da ayrı bir değer oldu.

ANITKABİR KİTABELERİ ÖYKÜSÜ

Yıl 1953. Hava sıcak mı sıcak. Alınları emek teri ıslatıyor.

Anadolu’nun taşı, çekiçleri, ustalar vurdukça çıkan sesler ve o taşlardan çıkan parçalar her yeri kaplıyordu… Ressamlar, heykeltraşlar, mühendisler, yazarlar; herkes harıl harıl çalışıyor.

Anıtkabir kitabelerini yazdığımda, yazı hocam Emin Barın’ın öğrencisi ve gayri resmi asistanıydım... 1953 yılıydı ve o yaz birlikte Anıtkabir’in kitabelerini yazdık. Çalışmalar o sene bütün yaz sürdü.

Not: Etem ağbi… Yaşamın boyunca aldığın ödüller o kadar çok ki… Onları bu sütunlara sığdıramadığım için beni bağışla… Sağlık ve esenlik dileklerimle ellerinden öperim…

Fikret Kalmuk / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Kalmuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?