Sen Beni Sevmiyorsun Artık…

“Ahh sevgilim, bazen öylesine farklı, öylesine anlaşılmaz davranıyorsun ki! Hımmm, evet işte; en sevdiğim yönlerinden biri de bu senin.”

“Öyle mi?”

“Öyle tabii. Seni sevdiğimi biliyorsun. Bilmiyorsan veya emin değilsen hâlâ, bil ki çok seviyorum seni. Zaten, neden böyle bir tereddüt var kafanda, onu da bir türlü anlayamıyorum ya.”

Kadın, gözlerinde acayip pırıltılar yanıp sönmeye devam ederken, taa derinlerden gelen boğuk bir sesle konuştu:

“Bana olan sevginle ilgili tereddütlerimin hepsini silmek istiyor musun gerçekten?”

“Tabii ki. Aslında, yok öyle bir şey zaten. Tamamen senin...”

‘Uydurmaların bunlar’ diyecekken yuttu kelimeleri adam. “Senin -eeee- kafanda yarattığın ve kendince doğru olduğuna inandığın yanlış fikirler bunlar” kelimeleri döküldü ağzından, zorlanarak da olsa.

“O konuyu bir kez daha tartışmak istemiyorum seninle. Demin ne söylediğimi duydun değil mi? Kafamdan o fikri silip atmamı istiyor musun gerçekten, bana bu sorunun yanıtını ver şimdi.”

“Evet, elbette istiyorum.”

Sigarası henüz bitmemiş olmasına rağmen, küllüğe bastırıp söndürdü kadın. Uzun zamandır beyninin karanlık, kuytu bir köşesinde ortaya çıkmak için fırsat kolluyormuşçasına aniden aklına düşüveren o çılgın fikri söyleyip söylememesi gerektiğini düşünüyordu kocasına. Evet, söyleyecekti, ok yaydan çıkmıştı bir kez. Ama konuşmaya başlamadan önce, önünde diz çökmüş, bir eli avuçlarının arasında, merak ve sabırla ağzından çıkacakları -her neyse onlar!- bekleyen kocasının yüzünü inceledi uzun uzun. Sanki ilk defa bu kadar yakından görüyordu şu sarımtırak kahverengi gözleri, kemerli ince burnu, kalın dudakları, şakaklardan azıcık dökülüp beyazlamış kıvırcık saçları, bir günlük sakalı, alındaki derin çizgileri, boynun alt tarafındaki minik et benlerini...

Doğrusu, bunca yıldan sonra bile, ne kadar tanıyorlardı birbirlerini? Ne kadar özdeşleşebilmişlerdi birbirleriyle? Özdeşleşebilmişler miydi? Öyle bir olasılık var mıydı eşler arasında, yoksa yalnızca iki farklı bireyin birbirlerine alışmasından mı ibaretti her şey?

“Bir insanın diğerini gerçekten, ama gerçekten sevmesinden bahsediyorum. Onun için her şeyi göze alabilmesi ve uğruna yapacaklarının hiçbir sınırı olmaması demektir bir anlamda bu, değil mi?”

Ağzından bir çırpıda dökülüvermişti kelimeler kadının.

“Eh, sanırım öyle. Öyle olmalı gibi geliyor.”

“Yani, eğer seni seviyorum diyorsan bana; senin için her şeyi yaparım diyorsun aynı zamanda, öyle mi?”

“Dedim ya, sanırım öyle.”

“Sanıyor musun sadece, o kadarcık mı?”

“Eeee, nasıl anlatayım, yanıtlamadan önce üzerinde epeyce düşünülmesi gereken bayağı hassas konulardan bahsediyorsun şu anda ve hemen bir yanıt bekliyorsun benden bunlarla ilgili. Hımmm… Tek bir kelimeye sığdırmak güç tüm yanıtını sorularının. Ama yine de, düşününce... Evet, eminim tabii; senin için her şeyi yaparım.”

“Güzeel...”

“Güzeel, ne?”

“İşte senden beklediğim yanıt buydu, bu yanıtınla beni çok mutlu ettin sevgilim demek istedim.”

“Sanki aklından geçen bir şeyler var bu konuşmanın sonunda benden sana olan sevgimin ispatı olarak isteyeceğin.”

“Aslında bir tane var. Evet, var bir şey aklımda. Ama bilmiyorum, üzerinde düşünmem gerek söylemeden önce sana. Yani, senden böyle bir şey isteyebilir miyim, hakkım var mı buna, düşünmem lazım.”

“Hayır, hayır... Bak ne diyeceğim: Eğer sana olan sevgime delil olarak kabul edeceğin bir şey geçiyorsa aklından, hemen söyle. Şimdi. Ne ise o, ne kadar saçma, çılgın, mantıksız, garip olursa olsun… Yapabileceğim bir şeyse eğer, hiç sorgulamadan, hiçbir tartışmaya girmeden üstünde, mutlaka yapacağım.”

“Öyle mi? Gerçekten inanarak mı söylüyorsun bu sözleri şimdi?”

“Evet, kesinlikle.”

“Ne istersem senden, yapacağını söylüyorsun yani. Hiç düşünüp taşınmadan, itiraza falan yeltenmeden, sonunun nasıl biteceğine hiç aldırmadan...”

“Evet, aynen öyle diyorum. Söyle… Dile benden ne dilersen!”

Adam, bir kez daha çocuklar gibi kaptırmıştı kendini oynadıkları oyuna. Hevesle, heyecanlı bir sabırsızlıkla bekliyordu karısından gelecek dileği. Sıradan bir şey olmayacağını tahmin edebiliyordu bunun. Eğer şu an öylesine, sıradan bir istekte bulunursa karısı, hayal kırıklığına uğrayacaktı gerçekten. Az önce ona olan sevgisini ispat etmek için yaptıklarını ve o yaptığı şeylerin ucunun nerelere vardığını -bir bebek!- düşününce… Bu sefer de, yine epeyce sıra dışı bir isteğin gelmekte olduğunu umuyordu karısından. Ve gözlerini onunkilere dikmiş, bir yandan aklından neler geçirdiğini tahmine çalışırken, bir yandan da ağzından çıkacak sözcükleri bekliyordu çocuksu bir neşeyle.

Kadın ise, hiç öyle neşeli bir oyun oynuyor havasında gözükmüyordu, soğuk ve mesafeliydi bakışları. Farkında değildi ama, yüzü ve vücudu bir yay gibi gerilip kasılmıştı o an. Beyninde dönenip duran düşünceyi kelimelere dökmekte zorlandığı açıkça belliydi. Sonunda, bir solukta söyleyiverdi ne istediğini kocasından:

“Ölmeni istiyorum benim için. Evet, hiç nedensiz, sadece ben istediğim için, bana olan sevgini ispatlayabilmek için, ölmeni.”

Ciğerlerindeki tüm soluğu tüketmişti, derin bir nefes aldı sözlerini tamamlamadan önce. “Eeee, yapabilecek misin peki bunu?”

(2019 yılında yayınlanan ‘Canı Sıkılıyordu Ölümün’ isimli öykü kitabımdaki ‘Sen Beni Sevmiyorsun Artık’ isimli öyküden kısa bir bölüm!)

Murat Hiçyılmaz / [email protected] yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?