30 Ağustos Zaferi (100.Yıl)

30 Ağustos, etrafı akbabalar tarafından sarılmış, yaşam mücadelesi veren bir milletin küllerinden yeniden doğduğu o0 muhteşem zaferin yüzüncü yılıdır. 26 Ağustos 1922’den 30 Ağustos’a kadar 5 gün boyunca bütün yokluğa ve imkânsızlıklara rağmen Türk milletinin kanlarıyla yazdığı tarihe bütün dünya tanık olmuştur.

Tanyeri ağarırken başlayan büyük taaruzla, aziz Türk milletinin bahtı da ağarıyor, bütün engeller bir bir aşılıyordu. Saatler 05.30’u gösterdiğinde, top sesleri karanlığı yarıp sis perdesini aydınlatırken şahlanan Türk askeri devleşerek düşmana ölüm kusturuyordu. Büyük önder Atatürk’ün dilinden yayılan dua:

‘’YA RABBİM ! SEN TÜRK ORDUSUNU MUZAFFER ET! TÜRKLÜĞÜN VE MÜSLÜMANLIĞIN DÜŞMAN AYAKLARI ALTINDA, ESARET ZİNCİRİNDE KALMASINA MÜSAADE ETME! ‘’ oluyordu.

Düşman üzerinde değişik savaş teknikleri uygulanıyor ; Yunan askeri, Türk gücü ve zekasıyla şaşkına çevriliyordu. Atatürk’ün sesi dağ-bayır yankılandı :

‘’ORDULAR, İLK HEDEFİNİZ

AKDENİZDİR İLERİ ‘’

5 gün 5 gece , Türk askeri Ata’sının talimatıyla ilerlerken, zaferin yolunu temizliyor, nihai hedefe ilerliyordu.

Türk askeri zaferden zafere koşarken Hatce Bacılar, Şerife Bacılar kucağında bebeği, sırtında mermiyle kahraman askerine cephane taşıyordu. Kağnıların gıcırtısı hedefe ilerlerken Elif Bacı, Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya o meşhur ‘’Mustafa Kemal’in Kağnısı’’nı yazdırdı.

MUSTAFA KEMAL'İN KAĞNISI

Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.


Mustafa Kemal'in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola önceden önceden.

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafifletir, inceden inceden.

İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim;
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
Niceden, niceden.

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez,
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur
Nasıl dururdu Mustafa Kemal'in kağnısı.
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden
Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır,
Düşerim gerilere, iyceden iyceden.

Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı, bacım,
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Kavaklı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?