Ben olsaydım - 3

İlk BEN OLSAYDIM yazımdan sonra poliscanlar ‘’abla bu yazı dizisi bitmez’’ demişlerdi. Ne kadar haklı olduklarını yorumlardan takip eden sadece ben olmalıyım ki bizim herkesin dilinde olan teşkilattan, ‘’fetöcü’’suçlaması dışında tek yok.

Mesela ben olsam, haklı olarak hak arayan bir kesime sadece ucu bana dokunacak diye böyle bir yakıştırma yapmazdım. Neden yapmazdım? Çünkü bu hak arayışı içerisinde olanların bırakın devletin güvenlik gücü olması özelliğini, bu lafı söyleyenlerin emrinde çalışan, onlara çalışma alanında eşlik eden insanlardır. Ben birini suçlayacak olsam önce aynaya bakardım mesela. Ve derdim ki, hiç alakası olmadığını bildiğim halde ben bu suçlamayı yaparsam, babamın bana öğrettiği namus, haysiyet, onur ve şerefim zarar görürür mü? Çünkü iftira dinimiz tarafından da hoş görülmeyen bir durumdur. İşime gelince başka gelmeyince başka söylem hangi değerlerimi yok eder ben demeyim artık.

İlk konu aslında banka promosyonlarıydı. İnsanlar sadece ‘’neden diğer kurumlardan daha az ödeme alıyoruz’’sorusu üzerine acil yalanlama geldi. Soranları da ‘’fetöcü’’ilan ettiler. Oysa durum vahim. EGM gibi 300 binden fazla çalışan sayısı olan bir kurum ya kandırılıyor, ya kandırıyor.

Şaka gibi ama, Cumhurbaşkanının Malazgirt Zaferi'nin 951. yıldönümü kutlamaları için yaptığı ziyaret sırasında verilen kumanyayı eleştirenlere de jet hızı ile aynı suçlama geldi. Kumanya’yı eleştirenler de ‘’fetücü’’ilan edildi iyi mi? Ucu kendilerine dokununca jet hızı ile yalanlama yayınlamaya vakti olanlar polisin diğer sorunlarına neden sessiz kalıyorlar anlamak mümkün değil. Şimdi ben bunlara ‘’siz fetöcü müsünüz de polisin çektiği eziyete göz yumuyorsunuz’’ desem ayıp olur. O yüzden susuyorum.

Mesela ben olsam ve çok sevdiğim koltuğum tehlikede olsa, o koltuğa yapışmak için ne gerekirse yaparım. Bir hata mı yaptım bu hatadan nasıl dönerim diye düşünürüm. ‘’Polise 3600 ek gösterge sözümüzü tutacağız’’ diyerek sadece üniversite mezunlarına 3600 verip, diğerlerini polis yerine mi koymuyorum, bunların oyunu mu istemiyorum gibi anlaşılmazdı bari. Ben olsam söz namustur der, ya hepsine 3600 verirdim ya da emeğe saygı der üniversite mezunlarına askere verdiğim 4200 ek göstergeyi, geri kalana 3600 ek göstergeyi verir hepsinin gönlünü ve dolaylı olarak oyunu alırdım.

Mesela ben olsam, SMA hastası bebeği olan teşkilat mensubu varken, tayin olup gideceğim ilde ona buna şirinlik olsun diye yemekti, plaketti, hediyeydi gibi masraflar yerine, hasta çocuk sayısını tespit eder her birine eşit payla o masrafları hediye yollardım ki o bebişlere nefes oldum diye kendimle gurur duyayım. Çünkü gizliden davul çalanların ‘’başarılı ve özverili çalışmaları’’diye başlayan sözleri her zaman gerçeği yansıtmaz.

Mesela ben olsam GİH memurlarını gözardı etmezdim. Hangi nedenle nerede çalışıyor olması değil insan ve benim çalışanım olmasını baz alır, düğün dernek gezmek yerine biraz da onların sıkıntılarına kulak verirdim.

Mesela ben olsam, askerliğini yapmamış adama kız verilmez sözünün hala geçerli olduğu bir coğrafyada, askerliğini yapmamış kişiyi polis yapıp vatanı teslim etmezdim. Böylece polislik, yapacak iş bulamadığı için polis olanların değil, polisliği görev sayanların yaptığı bir meslek olurdu.

Mesela ben olsaydım, yine yeniden 2. şark gibi bir işkenceyi tekrar gözden geçirirdim.

Mesela ben olsam, TUİK’i değil piyasayı baz alır, verdiğim yol harcırahının, yer değiştiren personelin ne kadar işine yaradığına bakar ona göre miktar belirlerdim. Verdiğim yol harcırahı yeni görev yerine gitmesine yetmiyorsa verdiğim miktardan utanırdım.

Mesela ben olsam, adı polisevi olan yolgeçen hani gibi yerlerde senede kaç polis MEMURU kalabilmiş buna bakardım.

Mesela ben olsam gündemden hiç düşmeyen, onun bunun lafı ile açığa alınmış ne kadar personel varsa şerefimi düşünür hepsinin göreve iade edilmesine karar verirdim. Çünkü benim şerefim başkasının sözü ile iş görmeyecek kadar değerlidir bunu herkese gösterirdim.

Mesela ben olsam, polisin görevini yaptığı sırada meydana gelen kazalardan polisi sorumlu tutmazdım. Görevini yapan polise müdahale, polise ‘’görevini yapma’’ bak başına bu gelebilir mesajını verir. Aklımı kullanır ve buna meydan vermezdim.

Mesela ben olsam, amir, müdür gibi omzum kalabalık diye ziyaretim sırasında el pençe divan duranlara nizami duruş nedir öğretirdim. Hiç kimse, hiç kimsenin kulu kölesi ya da efendisi değildir. Amir/müdür karşılamanın korkudan doğan bir duruşu değil, saygıdan doğan bir duruşu olmalıdır bunu öğretirdim.

Mesela ben olsam, polisime kalkan eli kırmak boynumun borcu derdim. Yok zaten bildiğimiz tip, yok akli dengesi yerinde değil gibi akla uymayan açıklama yapmaz en azından her zamanki gibi sessiz kalırdım.

Mesela ben olsam, polise yönelik yapılan suç karşısında takipsizlik veren adalet sistemine gereken tepkiyi gösterirdim. Polise araba ile çarpıp yaralayan, polisi bıçaklayan, kurşunlayan babamın oğlu olmaz da olsa gerekli cezayı alması için tüm yetkimi kullanırdım.

Mesela ben olsam, olaya müdahalede yaralanan personelimin kaldırıldığı hastanede ne yaşadığını bilir ona göre tavır takınırdım. Kurşun yarası ile hastaneye giden personele nasıl müdahale edilmiş, nasıl davranılmış bilir tepkimi ortaya koyardım. ‘’Haberim yok ne olmuş’’ diyen yetkili varsa Kuştepe’de gerçekleşen olayda kolundan kurşun ile yaralanan polise ve mesai arkadaşlarına OKMEYDANI HASTANESİNDE nasıl davranılmış bir araştırın derim.

Mesela ben olsam, çalıştığı birimde kendisinden ‘’çay’’parası alınan bir tek polis bile olsa kahrımdan bırak çay, su bile içemezdim. Utanmazlığın bu kadarı olmaz diyerek birimlerde çay parası toplanmasını yasaklardım.

Mesela ben olsam, binbir derdi olan polisin şapkasıyla, çorabıyla, sakalıyla, bıyığıyla uğraşacağıma BU GENCECİK İNSANLAR NEDEN KALP KRİZİ GEÇİRİYOR diye düşünürdüm. Allahtan buna da ‘’psikolojik’’deme ihtimali yok.

Mesela ben olsam yazılı olmayan amirlik kurallarının hepsini silerdim.

Mesela ben olsam sosyal fon’da toplanan parayı şeffaf hale getirir nereye kime ne verilmiş o birimdekilere tek tek yollardım.

Poliscanların yazdığı gibi ne bu ben olsamlar biter, ne de kendisini kaf dağında görüp sorunları görmezden gelenler. Allah herkese yaşattığını yaşatsın inşallah. İyiyse iyi, kötüyse kötü.

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı, canım Burağımı sevgi, saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Deniz Danimarka Dan - Ben olsaydim Danimarka dan Turkiye ye temelli yerlesirdim

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 27 Ağustos 11:39
02

Beyhan Bickin - @Deniz Danimarka Dan 01 nolu yoruma cevabı: Bildiğim kadarıyla hiç kimseyi zorla tutmuyorlar orada.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ağustos 17:15


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?