Ben Olsaydım 2

Ben yazılarımı planlı programlı yazmayı hiç başaramadım. Bir şeyleri yazmak için otururum bambaşka bir şey çıkar bitince. Bundan önceki BEN OLSAYDIM yazısında ‘’arkadaşlar ben polis değilim, canım babam da değildi’’ demek üzere başlamıştım bunun dışında her şeyi yazmışım. Şimdi bununla başlayayım ki fırsatçılar kendimi polis olarak göstermeye çalışıyorum sanmasınlar.

Aslına bakarsanız bazen sadece BEN OLSAYDIM demek de yeterli olmuyor. İnsan olabilmek çok önemli bunu söyleyebilmek için.

Bu gözü çıkasıca sosyal medya getirdi önüme iki fotoğraf bıraktı. Altında Hakkari/Yüksekova şehir dışı kontrol noktası’’yazmışlar. Hani şu benim meşhur Gaziantep İl Emniyeti ile olan Kilitli kulübeler olayından daha vahim bir durum bu. Orada kulübeler vardı ama kilitliydi hiç olmazsa, burada kulübe de yok. Poliscanlarım beni affetsin, hepsinden özür diliyorum uzaya gitme hazırlığı yapan DEVLETİMİN POLİSİNİN NÖBET TUTTUĞU YERİN ahırdan daha beter bir görüntüsü var bu fotoğraflarda. Gördüğünüz fotoğraflar teyitlidir.

Hiç kimse yok ‘’nerden buldun, yok yalan haber ‘’ diye zıplayıp benim sinirlerimi zıplatmasın. Sadece bu rezillik karşısında az da olsa vicdanları kaldıysa sadece UTANSINLAR. VE DERHAL GEREĞİNİ YAPSINLAR. Sevgili! din kardeşlerimize!! çifter çifter TOKİ verenlere, Gaziantep il Emniyetine sorduğum soruyu sormayacağım, hemen kabullenip soruşturma açıyorlar hakkımda, ama bu ayıp devletin ayıbıdır bilin isterim.

Lütfen fotoğrafları iyi inceleyin. Ve empati yaparak, burada yaz kış 8 saat görevde kaldığınızı düşünün? Klimalı arabasından inip, klimalı odasından ahkam kesenler de dahil bu empati oyununa. Sonra böyle sağlıksız bir ortamda bu insanlar ne yer ne içer insani ihtiyaçlarını nasıl giderir, elini yüzünü nerede yıkar diye de düşünün. Söylenen o ki, Özel Harekat ve Çevik Kuvvete yemek Emniyet tarafından veriliyor, geri kalan birimlere çorba ikramı sanırım çevre halkının insafına kalmış. Bunu duyunca orada burada aksırıp, tıksırıncaya kadar yiyenleri nasıl andığımı yazmıyorum, aile terbiyem buna izin vermiyor, verse annem çok üzülüyor.

Mesela ben olsam, böyle bir görev yerini devletin polisine asla ve asla layık görmezdim. Bunu onuruma, gururuma,şerefime yediremez, gerekirse kendi paramla yaptırır bu rezilliğin içerisinde ismim geçsin istemezdim.

Mesela ben olsam 16 Mart 2022 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 5306 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde yer alan‘’ Personelimizin; ilköğretim, ortaöğretim veya üniversite son sınıfa geçecek olan çocuğu olması durumunda, ipka taleplerinin kabul edilmesi düzenlenmiştir.’’ diyen 5. maddeye uyanların İPKA’sını hiç düşünmeden kabul ederdim yönetmelikten habersiz olduğum anlaşılmasın diye.

Mesela ben olsam, nezarethanelerdeki hijyen olmayan durumu rapor eden memurun, görev yerini değiştirme saçmalığını göstermez, görevine gösterdiği duyarlılıktan ötürü ödül verirdim.

Mesela ben olsam , amirini, müdürünü şikayet eden memura ceza değil cesaret madalyası verirdim. Müdür, amir otu, noku şikayet edebiliyorsa, memur da müdürü, amiri şikayet edebilmeli ki, hem kendime olan özgüvenimi ispatlayım, hem de adalet sadece isim olarak kalmasın derdim.

Mesela ben olsam bir partinin bilmemnesi istedi diye 11 memuru yerinden ettiysem, bu haberi yalanlamadan önce oturup düşünürdüm. Görsel kanıt var ses kaydı var ama söylenen tarihte söylenen ülkeye ziyaret de var mı ona bakardım.

Mesela ben olsam, bilmem ne partisinin bilmemnesi, kiracısı olan polisten kurtulup yere batasıca evini daha yüksek kiraya verebilsin diye ‘’gereken lüzum üzerine’’ gibi bir saçmalıkla polisin tayinini başka yere çıkartmazdım ki şerefime namusuma laf edilmesin.

Mesela ben olsam, emekliliğine 6 ay kalmış polisi devleti bir dünya masrafa sokup 2. şark hizmetine yollamadan önce, tayini Artvine çıkan, ama ilişik kesmeyip görev yerini hala Antalya gösterebilene ‘’hayırdır senin şeyinde şey mi var da hala buradasın’’deme cesaretini gösterirdim.

Mesela ben olsam, rütbeme, omuzumdaki yıldızlara çelenklere bakmadan kapımı tüm personelime açık tutardım. Bu benim özgüvenimden, iyi ahlaklı oluşumdan, iyi eğitim almışlığımdan tutun aldığım aile terbiyesine kadar uzanan bir yolun göstergesi olurdu.

Mesela ben olsam, cahilliğim belli olmasın diye bilmediğim konularda ahkam kesmezdim. Hele ki konu psikoloji gibi bir bilim dalı ise hiç ağzımı açmazdım. Nöbetçi psikolog gibi bir terimi kafama silah dayasalar yine kullanmazdım. En azından çevremdeki polislere ‘’en son ne zaman bir psikologla konuştun’’diye sorardım. 31 senelik memurun hiç psikolog görüşmesi yapmadığını da bilirdim belki o zaman.

Mesela ben olsam, hele hele siyasetçi olsam, aklımı kullanır aynı araç içerisinde aynı görevi yapan memuru eğer eğitim durumuna göre ayrıştıracaksam, bunu her iki tarafı da küstürmeden yapardım. Üniversite okuyana Askere verilen 4200 ek göstergeyi, üniversite okumayana 3600 ek göstergeyi verir herkesin gönlünü bir kerede yapardım.

Mesela ben olsam, polis için yapılmış tesislere gelen polisten giriş ücret talep etmeye utanırdım. Zaten, sözde polis için yapılmış bu tesislere giren sivilden de polisden de aynı giriş ücretini alacaksam neden polisin adını kullanayım ki ticarethanemde?

Mesela ben olsam, önce ağızlardan hiç düşmeyen memur çalışma saatlerine ve şartlarına sonra kendi çalışma saatlerime ve şartlarıma bakardım. Sonra yüzüme bakmaya cesaretim var mı diye aynaya bakardım.

Mesela ben olsam, ‘’benim giriş, çıkış yaptığım kapıyı hiç kimse kullanmasın haaaa’’ diye akıllara ziyan bir istekte bulunmazdım. Çünkü bu ‘’ben hiç kimseye güvenmeyen korkağın biriyim’’ demek ile eş anlamlı olurdu ki bana hiç mi hiç yakışmazdı.

Mesela ben olsam, arada sırada suç unsuru aramak için değil, bu insanların sorunları neymiş diyebilme insanlığını gösterme adına polis sayfalarına ve yorumlarına bakardım. Belki o zaman görmeyen gözler görür, duymayan kulaklar bazı sorunları duyardı

Mesela ben olsam, Yağmasan da gürle diye bir tabir vardır. baktım sorunlara çare bulmaya yetemiyorum, hiç olmazsa gönüllerini alayım diye düşünür, az insanlık gösterip tayin olup giden memurla bir resim çekilir, onu bir çerçeveye koyar ‘’anı olsun evladım al bunu ’’ diye en masrafsızından bir hediye olarak verirdim

Mesela ben olsam, utanmadan hem uyduruk hem harcırahlı görev kağıdı ile bayramda anamın elini öpmeye giderken, personelimden kaç kişi, kaç bayramda annesinin elini öpmeye gittiğini düşünür personel sayısını kısıtlamak yerine neden daha fazlasını yollamadım diye utanırdım.

Bak yine 3. sayfa oldu diye ikaz veriyor bilgisayar. En iyisi BEN OLSAM 3 için saklayayım geri kalan kısmını.

Ama ben olsam, ‘’egosu yere batasıca yıldız torbası’’ olmaktansa sadece BEN olmayı tercih ederdim. Hiç kimseye eyvallahı olmayan, hiç kimsenin maşası olmayan, çalışanıma teşkilatıma, namus ve şerefime laf söyletmeyen, elimin, gözümün ulaşacağı her noktada yardım için var olan BEN.

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı, canım Burağımı sevgi saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

03

Torgal Duhok - Ağzına sağlık abla söylediklerinde nokta eksik yok..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Ağustos 13:25
04

Beyhan Biçkin Kozanoğlu - @Torgal Duhok 03 nolu yoruma cevabı: Teşekkür ederim ablam sağol.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 20:07
02

Ali Haydartanfer - Saygıdeğer Beyhan Kozanoğlu gerçekleri ne güzel ifade ettiniz sizi kutluyorum.sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Ağustos 09:24
05

Beyhan Biçkin Kozanoğlu - @Ali Haydartanfer 02 nolu yoruma cevabı: Teşekkür ederim sağolun, saygı ve sevgi benden.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 20:08
01

Zehra. - Bu ne kadar güzel iç sesimizdir ..Atatürkün Turk Gencligine hitabesi gibi bir şey olmuş her kuruma asılmalı bu yazı. Tesekkür ederiz.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ağustos 08:22
06

Beyhan Bickin - @Zehra. 01 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ederim sağolun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ağustos 01:14


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?