Bu ne ihtiras?

İnsan ömrü uzuyor…

Uzuyor uzamasına da, bu “İktidarda kalanların ömrü de uzamalı” anlamına gelir mi?

Şu anda ülke yönetimine gelenlerin hedefi 2023 seçimlerini kazanmak.

Yani, bu demek oluyor ki, bizim gibi insan olan sayın Erdoğan, çeyrek asır iktidarda kalmayı istiyor.

Çeyrek asır insan ömründe önemli bir zaman dilimi…

Eskilere göre, ömrün üçte biri…

Ortalama ömür uzadı ama 25 yıl sadece yeni doğan biri için değil, herkes için çok uzun…

Çekilir gibi değil.

Hatta iktidarda olanlar için de eziyet…

Çalışma hayatının 25 veya 30 yıllık sınırı dahi insana çok uzun geliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek başına iktidarda kalma süresinde rekoru hedeflediği bir gerçek…

Ama ne kadar doğru?

Hele “başarısız” bir yönetim tarzı varsa..

Hele halk “kımıldayamaz” hale gelmişse…

Üstelik ekonomi “dibe” vurmuşsa…

Anlamak çok zor…

Hedefe 2071 yılı da konabilir.

Hatta 2453 yılı daha anlamlı olabilir…

Ama “Nereye” derler adama…

Yani, yakın çevresinde, ailesi içinde, arkadaşları arasında sayın Erdoğan’ın hiç mi seveni yok?

Yani…

Birileri çıkıp da:

“Sayın başkan gerçekten ne yapmak istiyorsun?” diye sormuyor.

Saray halkından “Yeter artık” diyen biri olmaz mı?

Var da duymuyor muyuz?

Ben şahsen söylerdim…

Yakınım olsun, ya da olmasın…

Arkadaşım olsun olmasın…

Ya da çok yakın bir arkadaşım olsa:

“Ya bu işin tadı kaçtı, senin gerçekten yine aday olduğunu sanacaklar. Sen bu sefer (mış) gibi yap artık. Gerçekten çekileceğini açıkla..” derdim.

Ne zaman derdim?

Bundan 15 yıl önce…

Çok sevdiği dağlara kar yağdığı, yani Hoca Efendi’nin kıblesini aniden ABD’ye, yani başka tarafa çevirdiği yıllarda…

2010 sonrasında “sadaretten” çekilebilirdi…

Haaa…

Bugünlerde böyle bir çekilme, ya da seçimlere girmeme kararı açıklanabilir mi?

Bence açıklanamaz…

Açıklanmamalı da…

Çok geç kalındı…

Ama ne yapılabilir?

Sadece “Yalan “şeyler söylenmemeli.

Dışardan atadığı kalibresiz- liyakatsiz-yeteneksiz bakanlarına zaten yoktu ama yine de “konuşma izinleriniz kaldırıldı” diye açıklanmalı.

Özellikle de sayın Nebati’ye…

Üstelik bugünlerde…

Halka yeni bir şey söyleyecek şeyi kalmadı ki sayın Erdoğan’ın…

Söylediği her şey “tuhaf ses” gibi geliyor kulağa.

Malum…

Gıcırdayan tekerleği” kimse sevmez…

Sezai Bayar  / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Bayar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

03

Abdurrahim Çokgüngör - 1*Biz ülke olarak 200 yıldır dar boğazdayız. Niçin ve nedeni ciltler dolusudur. Belki Milli Mücadele olmasa tamamen Churchil’in dediği gibi bu topraklardan kovulacaktık. O bir başlangıç oldu ama erkek nüfusunun neredeyse tamamına yakınını (6.5 milyon şehit) kaybeden bir milletin yeniden ayağa kalkması zaman ister. Kur’an bunun için 90 yıla işaret eder. Uzatmayayım. Bu arada bir türlü siyasi ve ideolojik olarak düşünmekten kurtulamadık. Hiç stratejik akla sahip olamadık. Ancak ve ancak 1980 doğumlulardan sonra durumu değişti. Üniversite tekeli kırılıp her il bir üniversiteye kavuşunca Anadolu’nun her metre karesi bir beyin oldu. Ve özellikle 2006 sonrası Türkiye ayağa kalkar oldu değil ayağa kalkmaya başladı. Ama tam istiklal hala uzaktı. Bunu 15 Temmuz ile aştık. Bugün Türkiye sizin gençliğinizin Türkiyesi değil. En az 7-8 misli büyüdü. 1960’ta 50 bin olan araba sayısı bugün 26 milyon dayanırken 1998’de 2019 için öngörülen milli gelire 2009’da ulaşınca ne oldu? Bir ölçü daha 1923 fert başına milli gelire göre 120 kat büyüdük.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Ağustos 00:56
02

Abdurrahim Çokgüngör - 2*Küresel aç çakallar finansla, vesayetçiler ise FETÖ üzerinden bizi vurmaya başladı. Siyaseten de çökertmeye kalkıştılar ama beceremediler. Özellikle askere kumpas herkesin gözünü açtı. Ve yeni bir uzlaşma ortaya çıktı. Çünkü eski Türkiye artık yoktu. Yani sizin yaşadığınız ve mazi olan Türkiye yok artık. Şimdi yeni bir Türkiye var. Bunu anlamak, algılamak için “Kanlıca’nın ihtiyarları” gibi olmamayı gerektirir. 1990’larda İsrail’den bile silah dilenen Türkiye bugün 140 ülkeye silah satıyor. O kadar ülkeye aşı için yardımda bulunuyor. Afrika’da ilk defa beyaz insanı Türklerle sevmeye başladı. Artık Türkiye esleri yükseliyor. Türki devletler bizimle ilişki için sıraya girmiş bir halde. Tarihte ilk kez Türk Devletleri Teşkilatı kurulalı bir kaç ay oldu. Rusya ile vaziyet meydanda. Böyle bir durumda ideolojik ve siyasi aklın ve parti muhabbetinin bir faydası olamaz. Stratejik hamle yapan iktidar baki kalır. Osmanlı’nın yıkılması için 110 yıl uğraşıldı. Şimdi Türkiye’nin ayağa kalkması o kadar zaman aldı. O zaman dereyi geçerken at değiştirilmez. Zaten çoğu merkepli politikacılar yeni bir ufuk ve plan ve hayat öngörmüyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Ağustos 00:52
01

Abdurrahim Çokgüngör - 3*Sadece mesnetsiz eleştirileri ağızlarına pelesenk etmiş durumda iken hizipçilik yapmamak lazım. Türkler Anadolu’ya akın ederken Endülüslü Muhyiddin Arabi gaybi keşifleri ile çok ünüdür. 1200’lerin başında Anadolu’ya gelip yeni bir milletin doğuşunu seyreder ve bazı şeyler söyler. Bunlardan birisi 1400’lü Hicri yıllar için. Özellikle Rum Suresi’nin işaretleri konusunda. Bu ihbarlar Türklerle ilgili. Biraz sabır ne olacağı yaşayan görecek. Türklerin Anadolu’ya gelişinin kaderle ilgili çok önemli bir tercihi vardır. Bu millet bu uğurda bugüne kadar 1 milyar şehit verdiği. Ama hiç gün yüzü görmedi. Şimdi ise mazideki 4-5 uğraşı ve zafere rağmen elde edemediği ve 1950 sonrası darbelerle 4 kez önlenen bir zenginliğe kavuşacak. Bunun da emareleri 2006 sonrası görülmeye başlandı. Rahmi Koç bile 2010 yılında çok şeyin değiştiğine vurgu yapmıştı. 20. yüzyıl öldü. İki kez o asırda değişen yeni dünya düzeni yeniden değişiyor. Ve merkezinde Türkiye var. Bir lokma bir hırkaya talimli nesiller bunu anlayamaz. Artık yeni dünyanın nasıl olacağının anahtarı finans ve sanayi merkezi İstanbul ve Milli Mücadelenin ruhunun estiği Ankara’da. Bunu da laf ebeleri değil icraatçılar başaracak. Ve başarıyor.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 12 Ağustos 00:50


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?