Perşembenin Konusu: KAHKAHA

GÜLMENİN RÖNTGENİ

Gülmek yaşam süresini uzatmıyor. Ama daha önemli işlevi var kahkahalarımızın. Onun için gülmekle ilgili sözleri anımsamalı önce.

Nelere neden gülüyoruz?”. Sorunun karşılığını vermek isteyen onlarca sayfa var İnternet’te. Her dilde. Her yerini irdeliyorlar. Okurken de en dikkat çeken söz şu oldu:

- “Gülmek insana özgü bir davranıştır. Bu davranışın aleni olması bunun toplumsallığına işaret eder ve çevresindeki insanlar tarafından algılanır. Neden güldüğü ise psikolojik duygu durumunu gösterir.”.

Alıntılarla okuyalım…

- “Popüler söylem, gülmenin üç temel özelliğini çağrıştırır: insana özgü olması; mutlulukla ve ‘sağlık’ göstergesi sayılan güldürenin sağladığı hazla olan yapısal ilişkisi ve otomatik yönü.”.

Gülmenin yalnızca insana özgü olmadığını ortak atadan geldiğimiz gülen maymunlar söylüyor.

Gülme psikolojik ve biyokimyasal tepkiler olarak irdeleniyor.

- "Neden güleriz?" sorusunun cevabı ise esprilerde her zaman bir paradoksun (çelişkinin) var olması gerçeğidir. İnsan psikolojisi beyini o kadar iyi korur ki espri içindeki paradoksa sokmaz. Beyin espri içindeki çelişkiyi anladığı anda psikoloji devreye girerek gülme refleksiyle beyini adeta durdurarak paradoksun dışına alır.”.

- “Alman Psikolog Sigmund Freud'a göre kognitif model gülmek dediğimiz olay, içimizdeki psişik enerjinin vücuttan atılması için uygulanan tutumlu bir olgudur. “.

- “Gülmek, insanın karşılaştığı bir etken sebebiyle mutlu ve iyi olduğunu ifade etmek için, yüz kaslarını ve vücudunun belli kısımlarını kullanarak yaptığı bir eylemdir. Gülmek fiili, duyguları açığa vurmak amacıyla yapılır. Bebekler, anne karnındayken çekilen görüntülerinde, gülümserken görülmüşlerdir. Bu da insanın bu yetenek ile doğduğuna işaret etmektedir. İlk insanların, doğaya ayak uydurmak ve çevre şartlarına birlikte dayanmak için sosyalleşmeye başladığında, birbirlerine ‘ben zararsızım’ sinyali vermek için bu mimikleri kullanmaya başladığı tahmin ediliyor.”.

- “Gülmenin evrimsel nedenini anlayabilmek için tarihimizde avcı ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdüren atalarımıza kadar geri gitmemiz gerekir.

Besin zincirinin ortasının da altında yer alan atalarımız, avlanmak ve av olmamak için çok büyük bir gayret göstermek zorundalardı. Vücutlarındaki stres hormonu, dikkatli ve tetikte olmalarını sağlıyordu. Böylesi risklerin en yüksek olduğu ve stres hormonunun tavan yaptığı durumlarda, tehlike aniden bertaraf edilirse atalarımız yaşadıkları büyük rahatlama duygusunu diğer insanlara duyurmak ve onların da aynı rahatlamayı yaşamasını sağlamak için bir sinyal geliştirdi. Bu sinyal kahkaha ile gülmektir.”.

- “İlk insanların, doğaya ayak uydurmak ve çevre şartlarına birlikte dayanmak için sosyalleşmeye başladığında, birbirlerine ‘ben zararsızım’ sinyali vermek için bu mimikleri kullanmaya başladığı tahmin ediliyor.”.

- “Gelotoloji gülmenin psikolojisini inceliyor. Tıbbi açıdan yararları inceleniyor. Gülme insan vücudunun çeşitli uyaranlara karşı verdiği pozitif bir tepki. Gülme insanlarda komik olaylar karşısında olabileceği gibi, toplumsal ortamlarda insanlarla iletişim sırasında, gerçekleşebilir”.

- “Gülmenin olması için bir tetikleyenin olması lâzımdır. Mizahî bir hâdise mizah duygusunu uyandırabilir. Beyinde duyguların merkezi de limbik sistemdir. Gülümsemenin olması için yüz kaslarını çalıştıran motor bölüm: Kaslar, kasları çalıştıran sinirler ve sinir bağlantılarından müteşekkildir. Bu çalışmalara rağmen hâlâ beyin-gülümseme münasebeti hakkında çok az şey biliyoruz. ‘Gülümseme nedir? Niçin gülüyoruz? Gülerken beynimizin içinde neler oluyor?’ gibi soruların cevabını tam olarak veremiyoruz.”.

- “Gülme eylemi, çoğu kişinin mutluyken yaptığı ve çoğunlukla olumlu olarak görülen bir reaksiyon olarak değerlendirilir. Dostlarla beraber, aile içinde, bir arkadaş ortamında kişilerin birbirleriyle konuşup gülüşmesi hoş vakit geçirmenin belirtisidir.”.

- “Gülmek bir çeşit dışa vurum gibidir.”.

- “Bebekler doğdukları andan itibaren farklı zamanlarda sesli olarak gülmeye başlar. Bunu tespit eden gelotoloji, bebeklerin bu süreçte gülmeyi aynı konuşma gibi iletişim için kullandığını, ileri dönemlerde de bu yolu tercih edebildiklerini belirlemiştir. Yetişkin insanlarda gülme eylemi komik olayların etkisiyle olsa da toplum içindeyken gülme insanlarla iletişim aracı olarak ta kullanılabilir.”.

- “Bebeğin doğuştan programladığı unsurlardan biri, bağlanma figürlerinin gülümsemesi içindir, çünkü gelecekte, yeterli sosyal etkileşim ve bağlantı geliştirebilmesi için temeldir.”.

- “Çocuklar günde ortalama 400 kez gülerken yetişkinlerde bu sayı 15’e düşüyor. Neden daha az gülüyoruz. Çünkü büyüdük. Dertlerimiz arttı. Zaman ilerledikçe daha asık suratlı olduk. Bu durumu caddede yürürken bile fark edebilirsiniz. Aşırı asık suratlıyız.”.

- “Kahkaha bulaşıcıdır da. Diğer insanlara güvendiğin, yalnız kaldığın zamandan çok daha fazladır. Ve kendi hayatınıza daha fazla kahkaha getirdiğinizde, siz ve etrafınızdakiler daha mutlu olacaklar.”

- “Kahkaha güçlü bir ilaçtır. İyileştirmek ve yenilemek için o kadar çok güce sahip olursanız, kolayca ve sık gülmek, problemlerin üstesinden gelmek, ilişkilerinizi geliştirmek ve hem fiziksel hem de duygusal sağlığı desteklemek için muazzam bir kaynaktır. Hepsinden iyisi, bu paha biçilemez ilaç, eğlenceli, ücretsiz ve kullanımı kolaydır.”.

- “Charles Darwin(1809-1882) “Gülümsemek her dilde aynıdır.” gülümsemek evrensel bir ifadedir. Kültürlerin farklı farklı anlamlara gelen beden dilleri vardır ama nereye giderseniz gidin gülümsemeniz hep aynı anlama gelecektir.”.

Ancak neyi gülünç bulduklarını kendi kültürleri belirliyor.

- “Paylaşılan kahkaha, ilişkileri taze ve heyecan verici tutmak için en etkili araçlardan biridir. Tüm duygusal paylaşımlar güçlü ve kalıcı ilişki bağları kurar, ancak kahkahayı paylaşmak aynı zamanda neşe, canlılık ve esneklik katar.”

- “Birlikte gülmek ilişkileri güçlendirebilir. Birlikte gülmek ve kahkahalar, müzik gibi insanları birleştirir, bir arada tutar. Birbirimize güldüğümüzde, pozitif bir bağ oluşturulur.”.

- “Yüzlerce yıl önce gülmek insan grupları bir arada tutan yapıştırıcıydı. Gruba ‘Her şey yolunda, rahatlayabiliriz; gergin olmaya gerek yok, etrafımızda bir tehdit yok‘ mesajı veren bir sinyaldi.”.

Müzik de insanları bir arada tutar. Genlerimizin %20’sini aldığımız “müzisyen Neandertallar”ın 43 bin yıl önce kemiklerden yaptığı flütler bir örnek olarak verilebilir.

- “Mizah ve eğlenceli iletişim, pozitif duyguları tetikleyerek ve duygusal bağlantıyı güçlendirerek ilişkilerimizi güçlendirir. Birbirimize güldüğümüzde, pozitif bir bağ oluşturulur.”.

- “Amerikalı iletişim uzmanı Arthur Asa Berger, The Art of Comedy Writing (2011) (Komedi Yazarlığı Sanatı) adlı kitabında 45 farklı mizah tekniğinden bahsediyor. Bunlar dört kategoriye ayrılıyor: Dil (abartmalar, yanlış anlama, hiciv), mantık (tesadüf, hayal kırıklığı, cehalet), kimlik (teşhir, taklit, karikatür) ve eylem (kovalama, güldürü, hız). Bu fikirler, kendi mizah anlayışınızı anlamanıza yardımcı olabilir ve orijinal şakalar yazmanızı sağlayabilir.”.

Ünlülerin mizahla ilgili sözlerinden;

- “Kendi komedinizi yaratma şansınız varsa, mizahınızın parlaklığına ya da utanç vericiliğine gülebilirsiniz. Sonra daha fazla gülmek için bunu başkalarıyla paylaşın. Ne kadar aptalca görünürse görünsün, içimizdeki şakalar bizi güldürüyorsa, yeterlidir. -Laura Ingalls Wilder”

- "Asla gülümsemeyi unutma, çünkü gülmediğin gün kayıp bir gün olacak. Charles Chaplin.”.

- "Beni güldüren insanları seviyorum. En çok sevdiğim şeyin gülmek olduğuna içtenlikle inanıyorum. Çok sayıda kötüyü iyileştir. Muhtemelen bir insandaki en önemli şey. Audrey Hepburn.”.

- "Problemlere gülümsememek, istediğin şey için savaşmamak, herşeyi korkudan terk etmek, hayallerini gerçeğe dönüştürmek yasaktır. Pablo Neruda.”.

- “Ağlamamak için her şeye gülerim. Pierre-Augustin Caron de Beaumarchais.”.

- “Her ağlamanın elbet bir gülmesi vardır. Katibi Gülerseniz, dünya da güler. Ağlarsanız, yalnız ağlarsınız. Elia W. Witcox.”.

- “Gülme iki insan arasındaki en kısa mesafedir. Victor Borges”.

- “Gülme, yan etkisi olmayan yatıştırıcı bir ilaçtır. Arnold H. Glasow.”.

- “Gülmeden ölmemek için, mutluluğa kavuşmayı beklemeden gülünüz. La Bruyere.”.

- “Gülmesini bilmeyen bir insan yalnız ihanet etmekle kalmaz, kendi hayatı bile bir ihanettir. Thomas Carlyle.”.

- “Güzellik güçtür; gülümseyiş de kılıcıdır onun. Charles Reade.”.

- “Her kahkaha, bir bardak kana bedeldir. Henry Bergson.”.

- “İnsan gülebildiği kadar insandır. Moliere (Jean-Baptiste Poquelin).”.

- “İnsan o kadar acı çekti ki, gülmeyi yaratmak zorunda kaldı. Nietzsche.”.

- “İnsanların bazen neye güldüklerini anlamak güçtür. Dostoyevski.”.

- “Kaybolan gün, hiç gülmeden geçen gündür. Sébastien-Roch Nicolas Chamfort.”.

- “Gülmek iki insan arasındaki en kısa yoldur. Victor Borge.”.

Ve kahkaha, gülmek ve gülümsemek için denilenlere dönelim…

- Öfke ve kin duygusu bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Neşeli ve bol kahkaha atan kişilerin ise bağışıklık sistemi daha kuvvetli. Stres hormonlarını azaltır ve bağışıklık hücrelerini ve enfeksiyonla mücadele eden antikorları artırır. Böylece hastalığa karşı direnciniz yükselir.

Kahkahadan sonra, tükürük, bir kişinin sakin durumuna göre on kat daha fazla koruyucu bakteri barındırmaktadır. Gülmek damarları genişletiyor, kan dolaşımını hızlandırıyor. Kan şekeri düşüyor ve uykusuzluk problemi yaşamıyor.

Gülmek antihistaminiklerin salgılanması için bedeni uyarır. Vücudun üretmiş olduğu doğal antibiyotik olan T hücrelerini de aktif hale getirir.

Enfeksiyonlarla savaşmak daha kolay hale gelir. Kanda oksijen seviyesi yükseldiği için, lenfatik sisteme daha fazla miktarda oksijenli kan gider. Bu yüzden patojenlere karşı bağışıklık artmaktadır.”.

- “Duchenne Gülümsemesi: Bazı durumlarda içimizden gelmediği halde güler ya da gülüyormuş gibi yaparız. Aslında böyle sahte bir gülüş gerçeğinden kolayca ve hemen ayırt edilir. Çünkü gülmek zaten irade dışı gerçekleşen bir süreç ve bir seri karmaşık kas hareketi ile gerçekleşiyor. Gülümsemek insanları daha güvenilir gösterir, ancak tüm gülümsemeler eşit değildir.”.

- "Gülmek bulaşıcıdır; Tek başınıza olduğunuzda sizi yalnızca gülümseten bir durum ya da bir söz kalabalıklar içerisinde karşınıza çıksa, gülümsetmekten daha çok kahkahalar atmanıza neden olur. Çünkü araştırmalar göstermektedir ki, gülmek gerçekten bulaşıcıdır. Biz gülerken fark etmesek de komik zannettiğimiz olaylara güldüğümüzü düşünürüz. Oysa ki olayı komikleştiren insanın kendisidir.".

- “Tedavide insanları güldürmek için, filmler, kitaplar ve fıkralar kullanılabilir. Hastanın gülmesini sağlamak için, kendisinin komik olan deneyimleri de kullanılabilir. Gerilme ve gülme eylemleriyle beraber gülme meditasyonu yapılır. Nefes alıp gerilme, yoga teknikleri kullanılır. Yaklaşık yarım saat süren gülme yogası uygulanır.”.

- “Gülmek, bireyler arasında anlık bir bağ oluşturabilir. Bir grup olarak ya da başkasıyla birlikte güldüğünüzde, bu insanlarla doğal bir bağ kuruluyor ve yeni insanlar etrafında olmaktan kaynaklanabilecek sosyal stresin bir kısmını hafifletmiş oluyor.”.

Yaşamdan alınan doyumu artırdığı söylenilen gülmenin ve mizahın birbirinden ayrılamayacağını düşünüyorum. Gülmek ve kahkaha insanın, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmaktır. Mizah ise gülmecedir. Aralarındaki ayrım tiyatro gibi bilimsel nitelikte hazırlanması olabilir.

Oyuncu eğitimi almamış insanların da doğaçlama olarak taklitlerle mimiklerle seslerini değiştirerek bir kişiyi bir durumu oynadığına, gülmeceye dönüştürdüğüne tanık oluyoruz.

- “Televizyon şovlarındaki kahkahalar asla tesadüf değil! İzlediğimiz bazı dizilerde, televizyon şovlarında ya da radyo programlarında gülme efektleri kullanılır. Bir şekilde sizin gülmediğiniz ama başka birisine komik gelen bir cümleyi yakalayanlar o ses efektlerine kapılıp daha fazla gülebiliyorlar.”.

- “​Günlük yaşantımızda ne yapıyor olsak, hangi işle meşgul oluyorsak olalım, evde, işte ve her yerde gülmek isteklenmemizi artıracaktır.”.

- “Gülümsemek iletişim kalitenizi artırır: ​Gülmenin ruh sağlığımız üzerindeki en önemli etkisi de muhakkak çevremizle kurduğumuz iletişimi artırması ve bu etkileşimi kuvvetlendirmesidir.”.

- “Gülmek sağlıklı bir vücudu daha da güçlendirir, dayanma ve direnme gücünü arttırıyor.”.

- “FARKLI KÜLTÜRLERDE GÜLÜMSEME ALGISI: İsviçre, Avustralya ve Filipinler gibi bazı ülkelerde bu şekilde düşünenler ile diğerlerinin farkı oldukça büyük iken, Pakistan, Rusya ve Fransa gibi ülkelerde daha azdı. İran, Hindistan ve Zimbabve gibi ülkelerde ise gülümseyenlere ayrı bir güvenilirlik vasfı yüklenmemişti. Bunun nedeni, yolsuzluğun yaygın olduğu ülkelerde insanların gülümseyenlere karşı güveninin azalmasına bağlanıyor. Ayrıca eskiden gülümsemenin dindar ciddiyete yakışmadığı fikri yaygındı. Fransız Devrimi öncesinde yapılan resimlerde, ağız dolusu gülümseme sadece alt sınıflara ait bir özellik olarak algılanıyordu. Doğu dinlerinde ise gülümseme aydınlanma ile ilişkilendirilir. Buda ve diğer dini kişilikler gülümserken resmedilir. Ama ilk Budist metinlerde de gülümsemeden Batı'daki gibi kaçınılmıştır.”.

- “Gülümsemek sizi daha iyi bir lider yapacaktır: Güçlü konumdaysanız ya da olmak istiyorsanız belki de başarının anahtarı gülümsemede gizlidir. Montpellier Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı gülümsemenin liderlik ve yöneticilik için oldukça etkili bir anahtar olduğunu keşfetti.”.

- “Bu çalışmalara rağmen hâlâ beyin-gülümseme ilişkisi hakkında çok az şey biliyoruz. Gülümseme nedir? Niçin gülüyoruz? Gülerken beynimizin içinde neler oluyor? gibi soruların cevabını tam olarak veremiyoruz.

Aslında, hepimiz bu beceri ile doğarız, ancak herkesin içinde çevre, mizaç, karakter ve diğer faktörlerden etkilenen farklı şekillerde gelişir.”.

Ve gene özetle “Gülerek daha uzun ve mutlu hayat sürebilmeniz mümkün. Gülmek ömrü uzatır. 15 dakika gülmek ömrünüzü 2 gün arttırabilir. Gülerek uzun yaşayabilirsiniz! Gülmeye Başla!” deniliyor.

Oysa gülmenin tam karşılığının verilmediğini düşünüyorum. Son bilimsel bulgular insanın 250 yıl yaşamaya programlandığını kanıtladı. 250 yılın bir bölümü bozuk ve hastalıklı genlerle kısalıyor olabilir. Kalıtımsal denebilir. Anne karnında yetersiz beslenmenin ve annenin gergin hamilelik sürecinin etkileri 250 yılı kısaltıyor olabilir. Bebekler anne karnındayken gülümserken görüntüleniyor. Bebeklerin gülmesi ilk kanıt. Bebekler neden gülüyor? Annesi mi gıdıklıyor?

Gülmek yaşam süresini uzatmıyor. Gülmenin yaşam süresinin kısalmasını önleyen bir yazılım olduğunu düşünüyorum. Yanıtı doğanın – canlıların evriminde olabilir. Canlılar, evrimlerinde yaşam süresini korumak için her önlemi alıyor.

* * *

Murat B. Tepebaşılı

*

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?