Dar Alanda...

Çoktandır yoktuk..

Uzun bir ara oldu. Niçin yoktuk önce onu anlatmaya çalışalım....,

Öykümüz şöyle...

Dar alanda kısa paslaşmalar; bir filmin adı mı sadece?

Bir çok şeyi düşünebilirsiniz, ama bir sağlık meselesi olduğunu düşünmek pek olası değil...

Benim de bu konuda en son aklıma gelecek şeydi dar alanda paslaşmak...

Sorun son yıllarda giderek ağırlaşan devletin sağlık sektörüne sadece şehir hastaneleri yapma açısından bakmakla başlıyor...

Elbette birde doktorların yurt dışına kaçmaları veya özel sektörü tercih etmeleri de bu sıkıtının bonusu...

Elbette böyle olunca da komşu hastanelerden doktor takviyesi, bazı servislere de fiziki yetersizlik nedeniyle dar alanlar tahsis edilmesi gibi sorunlar ortaya çıkıyor...

İşte bu gerçekler çerçevesinde söylemek istediğimiz şey 50 metre kareden belki biraz büyükçe bir alanda hizmet vermeye çalışan bir yoğun bakım merkezinden söz ediyoruz, Didim Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisi anlatmaya çalışacağımız yer....

Bu dar alanda yoğun ve ağır bakımı servis şefleri Dr. İlhami bey ile Dr. Alev hanım ve sağlık ordusunun melekleri hemşireler Mehtap Hemşirenin yönetiminde adeta mucizeler yaratıyor...

Hele yoğun bakım servislerinin trajik sonuçlarında nasıl ayakta kaldıklarını düşünürsek saygınız bir katta daha artıyor...

Şimdi gelelim bu dar alanda yoğun bakımla nasıl tanıştığımıza;

Yıllarca içtiğim o sigaranın; bıraktıktan 20 yıl sonrada olsa bana bıraktığı ağır cezanın faturasını 1 haziran günü neredeyse yaşamımla ödüyordum...

Yıllardır çektiğim “koah” nedeniyle başlayan nefes darlığı ambulansta yapılan oksimetre ölçümüyle kandaki oksijen varlığı yüzde 43’lere kadar düşmüş...

Ambulanstaki sağlık neferleri değerleri güçlükle 71’e kadar yükseltip beni hayatta tutmayı başarmışlar...

Gözümü “entübe” edilmiş halde sözünü ettiğim yoğun bakım servisinde açtım...

İlk günlerin korku dolu halüsinasyonlu gecelerinden sonra, önce gerçeği kabullenme, sonrada ortama uyum sağlamayı başarıyorsunuz...

Bunu başarabildiğiniz ölçüde yaşama bağlılığınız daha bir pekişiyor...

Elbette hemşirelerin sevecen ilgisi sizi yaşama daha sıkı bağlıyor...

Ancak bir sorun var...

Yoğun bakımın sakinleri sürekli değişiyor. Bu değişim kimi taburcu olmakla gerçekleşiyor...

Kimi...................

Her boşalan yatağa yeni hastalar geliyor...

O dar alana sığdırılan 7 yatak arasından bir sedyenin geçmesi olanaksız....

Hastanın yatağa yatırılabilmesi için birkaç yatağın yerinden oynaması gerekiyor. Kimi zaman bu iş hoyratça yapılabiliyor...

Oysa yoğun bakımda; ağır bakımdan geçen bu hastaların rahatsız edilmeleri kabul edilebilir bir şey değil...

Ama alanın dar olması nedeniyle; bu zorunlu...

Yoğun bakımdan bir çok ciddi sorun yaşadıktan sonra 28 günün ardından doktorlarımın ve servis hemşirelerin yoğun bakımıyla sağlıklı olarak servise inebildim...

Burada kusur, yoğun bakım servisine bu dar alanı seçen hastane yönetimin mi, yoksa yazın nüfusu 1 milyona yaklaşan Didim gibi turistik bir kente yatırım yapmayan devletin sağlık yönetimi mi?

Elbette hastane yönetimini eleştirebilecek bir çok gerekçe bulabiliriz,

İşte böylesi dar bir alanda yoğun bakım servisinde hizmet veren sağlık çalışanları takdir edilir...

Devlet kentlere lüks şehir hastaneleri yaptığı kadar, ilçelere de küçük bir örneğini yapamaz mı?

Her zaman doktorları ve sağlık hizmetlerini eleştirebiliriz, bu vatandaş olarak en doğal hakkımız...

Çünkü sağlık hizmetine en kısa sürede ulaşmak her vatandaşın hakkı ve bunu sağlamakta devletin görevi...

Geciken sağlık hizmeti nice can kayıplarına neden olabiliyor...

Fiziki yetersizlik nedeniyle zorunlu olarak dar alanda yoğun bakım hizmeti de sağlık hizmetini aksatıyor...

Vatandaş ise can derdinde

Tüm bu eleştirilerden sonrada bir minnet borcumuzu dile getirelim..

38 günlük kabus dolu günlerimden beni sağ salim hayata döndüren Didim Devlet Hastanesi Yoğun Bakım servisinde doktorlarım Alev hanım ve İlhami beye, servis hemşirelerine ve onların otoriter şefleri Mehtap hanıma, ayrıca yattığım sürece gelip muayenelerini yapan tüm servis doktorlarına ve hastane yönetimine teşekkürü bir borç bilirim...

Dar alanda yaşam için kısa paslar yaparak hayatın değerini öğrendim...

Yaşamak güzel şey, bunu unutmayın....

Mehmet Aycan / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Aycan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?