Celalettin Çetin Ve Ağca Röportajı

Geçtiğimiz gün Sahaflar Çarşısı'na gittim.
Babıali ile ilgili kitap almak istedim.
Bedii Faik, Necmi Onur, Celalettin Çetin'in kitapları var mı?
Sorduğumda; yüzüme bön bön baktılar.
Onlar kim diye?
Balık hafızalı insanımızın değerlerini unuttuğu gibi,
Bir döneme damga vurmuş gazeteci-yazarlar da çabuk unutulmuş.

*     *     *

Aradığım kitapları İnternetten, ikinci elden bulup satın aldım.
Önce Celal Abi'nin kitaplarını yıllar sonra yeniden okuyorum.
Gazete patronluğu dahi yapmasına rağmen,
Muhabirlik heyecanını hiç kaybetmeyen adam.
Celalettin Çetin.
İşte Babıali kitabında 50'li yılları anlatıyor.
Dünya Gazetesinde "Gelen giden muhabirliği" yaptığı,
Onlarca gazetecinin tek daktilo ile haber yazdığı,
Başyazının gazete sahiplerine ait olduğu dönemi.

*     *     *

Bakıyorum da değişen pek birşey yokmuş.
O dönemde de "hizmette sınır tanımayan" gazeteciler,
"Malı götürenler" hep varmış.
Yalnız o dönemde eleştirenler,
Bugünkü gibi pısırık, sessiz ve korkak değillermiş.
Örneğin hizmetkarlara;
"Havuz medyası" değil "besleme basın" adını vermişler.
Cemiyetler, sendikalar, basındaki kirlenmeye, kokuşmuşluğa,
Oturdukları yerden değil, eylemle sert tepki koymuşlar.

*     *     *

Celal Abi'nin kitabında okuduğum,
Birbirinden ilginç gazetecilik derslerini,
Ayrı bir hatta birkaç yazıda yazacağım.
Şimdi burada bizzat şahit olduğum, yaşam boyu unutmadığım,
"Ağca ile ropörtajı"nın hikayesini anlatayım.
Dünyadaki tüm gazetecileri atlattığı muhteşem röportajı.

*     *     *

Hürriyet'in gece yazı işleri müdürlüğünü yaptığım dönemler.
Çok sayıda gelen gidenim olurdu.
Yayın Müdürü Çetin Emeç saat 23.00'lere kadar çalışır,
Dakka başı çağırır birşey ister,
Genel Müdür Arda Gedik, geceyarısı şarhoş gelir,
Yazı işlerine uğrar, bir tavla partisinden sonra;
Odasına çalışmaya çıkardı.
İstihbarattaki ünlü "Baba"mız Rıfkı Kadam,
Önce itfaiyeciye "Söndürmeyin gözüm geliyorum" der
Sonra, "baskıyı bitirme" diye bağırarak olaya koşardı.

*     *     *

Geceleri en çok Celalettin Çetin gelir.
Zaman zaman kafamızı ütüler ve işimizi aksatırdı.
Yine bir akşam Celal Abi geldi:
Davudi sesiyle;
"Yahu Ercüment, ben şu Ağca ile ropörtaj yapsam nasıl olur?"
Mehmet Ali Ağca, İstanbul'da Abdi İpekçi'yi öldürmüş,
Cezaevinden kaçmış, İtalya'da kuş uçurulmayan bir cezaevinde.
İçimden "Bu Celal Abi de amma sallıyor" dedikten sonra
"Nasıl yapacaksın Celal Abi" diye sordum.
"Dur bu gece Ağca'ya bir mektup yazayım" dedi ve gitti.
İşten güçten, konuşmamız o an aklımdan çıktı.
Aradan iki ay gibi bir zaman geçti.
Celal Abi Dünya basınına manşet oldu.
Ağca ile cezaevinde röportaj.

*     *     *

Sonraki yıllarda;
Turgut Özal'a olan desteği için,
Ertuğrul Özkök'e "Özköşk" yakıştırması yaptığı için,
Hürriyet'ten kovulan Celalettin Abi'ye,
Umur Talu sahip çıktı.
Unutkanlık gibi sağlık sorunları olduğu halde;
Onu Milliyet'e aldı ve bayağı bir süre;
Çok sevdiği mesleğinden erken kopmamasını sağladı.
Celalettin Çetin'in heyecanı,
Umur Talu'nun kadirşinaslığı,
UNUTULMAZ...

Ercüment Erkul / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ercüment Erkul - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?