Hayatta Kalan...

Hayatta Kalan...

Survivor...
Türkçesi 'hayatta kalan''...demek...

Hem mantalite, hem fiziksel hayatta kalabilen, mücadele edebilen, mücadeleyi elinden bırakmayan, bütün zorluklara rağmen  gülebilen, güçlü kalabilen, hayata tutunabilen, her türlü kötülüklerden iyilikleri bulup hala umutla mutlu olabilen kişidir "survivor"...

Bu sene gerçekten tam anlamıyla hergün oturup karşısına geçip keyifle ve her bölümünde heyecanla takip ettiğim bir program oldu Survivor...

Hem bir programın nasıl bir başarıya ulaştığını takip ettim, hem de her yarışmacıyı çok iyi gözlemledim...

Survivor bir realite programı değil, bir yarışma hiç değil...

Aslında survivor bizlere o kadar çok şey katabilecek kapasitede bir program ki isteyen herşeyi çıkarabilir bu programdan...

Psikolojik bir savaş...
İzlediğinizde ego savaşlarına yenik düşenlerden tutun da, zaaflarına yenik düşenler, fiziksel yaralanmalarından dolayı gitmek zorunda kalanlar, önce arkadaş olup sonra düşman olabilenler, düşman olup sonradan arkadaş olabilenler, aç kaldığında neler yapabileceğini veya yapamayacağını bilemeyenler, anlaşabilenler, anlaşamayanlar, ayak uydurabilenler, ayak uyduramayanlar...

Hayatın içinde karşılaşabileceğimiz her türlü duyguları bir arada barındıran ve bizlere sunulan bu program bana bu sene gerçekten çok şey kattı...

Hayat zorluklarla dolu...
Her türlü yalnızsın...
Tek başına var olmayı, düşmeyi sonrasında kalkmayı, ne kadar güçlü durabileceğinin sınavında olduğumuz bir yoldur hayat...

Bir yarış değildir hayat...
Yarışta olduğun tekşey, "kendindir" hayat...
Hayat bir survivordır...bir mücadeledir...
Ya başarırsın, ya kaybolur gidersin...
Hedeflerin olmalı...
Sonunda kupayı kaldıracakmışsın gibi yaşamalısın bu hayatı...

Gülmek, eğlenmek, ağlamak, coşmak, coşturmak, aç kalmak, doymak, çevre edinip onlarla iyi diyaloglarda bulunmak ya da küsüp her şeye veda etmek...
Hepsi dahildir hayatın içine...

Survivor programını evet bu sene çok sıkı takip ettim... hatta kelimenin tam anlamıyla fanatiği oldum...
Saatimi, programlarımı o saate göre ayarladım 6 ay boyunca...

Arada çok ciddi hastalık problemi yaşadım hatta hastanede yattım 9 gün...
O günlerde bile hastane odasında survivorı izledim, hiç kaçırmadım...

Survivor'ı seyrettim çünkü hayata dair çok şeyin farkına vardım izlerken...
Bana kattığı, kazandırdığı çok başka yönlerimi görmeme vesile oldu bu program...

İster bir film olsun, ister bir kitap, ister belgesel, hatta bir çizgi film olsun, her zaman kendime izlediklerimden ve okuduklarımdan bir pay çıkarmasını bildim yaşadığım sürece...
Bilmek, farkına varmak ve uygulamak...
İşte bütün şifre bu aslında...
Hayatın tek şifresi şu satırlarda saklı...

Survivor'da desteklediğim birden çok kişi vardı bu sene...
Ama bir kişi vardı ki hep güldürmeyi ve gülmeyi başardı...
Beşeri yani insana dair her şey benim hep ilgimi çekmiştir...
İnsanlıktan uzak olan her şeyden ve herkesten de uzak olmayı tercih etmişimdir hayatım boyunca...

Evet benim favorim desteklediğim kişi Nisa'ydı...
Gerçekti...
Gülüyordu...
Samimiydi...
Hayata dair her şeyi yaşayan ama bir o kadar da kötü olan her şeyden uzak durmayı başarabiliyordu...
O tam bir survivordı...
Hep güldü...yeri geldiğinde sinirinden ağladı, ikili veya çoklu diyaloglarda yüzüne konuşabildi...arkadan asla konuşmadı...
Bana samimiyetini tamamen geçirebildi...
Bu kadar iyi yarışmacıların arasından sıyrılıp, ortalama bir performans ile şampiyon olduysa birşeyler vardır diye düşündüm ve bu konuda söyleyebilecek bir sözüm olduğunu düşünerek bu yazıya başladım aslında...

Bu yazıyı yazmamın tek bir sebebi var...
O da kelimelerde saklı...

Yeryüzü gerçeği özledi...
Dünya insan olmayı özledi...
İnsanlar güler yüzü ve samimiyeti özledi bu evrende...
Unutulan her güzel şeyi özledi...
İşte bu güzel olan herşeyi bizlere ve survivorı izleyen herkese yaşattığı için ben Nisa'ya çok teşekkür ediyorum ve şampiyonluğunu tebrik ediyorum...

Teşekkürler denizkızı, teşekkürler gülen gözlü, güzel yürekli kız...
Dünya senin gibilere açtı ve susamıştı...
Sen bize bir umut oldun...
Umarım dünya senin kadar samimi ve sevimli, gerçek kişilerden dolmaya başlar...
Kibir, hırs, ego hepsi kaybettirir ama gerçek ve doğal olmak, samimiyet, güler yüz yılanı bile deliğinden çıkarır hatta seni zirveye taşır...

Çok sevdiğim eski bir şarkı vardır... çok eski de değil ama gençlik yıllarımda çok dinlerdim...
O şarkı benden Nisa Bölükbaşı'na gelsin...
Destiny's Child "I am a Survivor"

Asla insanlığınızdan, doğruluğunuzdan, güler yüzünüzden ödün vermeyin...
Her zaman kazanan taraf siz olun...
Sevgiyle kalın...

Burçin Yarkent / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burçin Yarkent - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Metin Aydinoğlu - Nisa KADIN demek, HAVVA da kadın, yani kadın kazandı, ADEM kaybetti.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 16:48


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi