"Haksız Tahrik İndirimi"

PINAR GÜLTEKİN DAVASI IŞIĞINDA HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ”

2020/Temmuz ayında, üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’i "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürmek" suçlamasıyla yargılamasına başlanılan eski sevgilisi hakkında, geçtiğimiz günlerde mahkeme tarafından nihai karar verilmiştir.

Mahkeme, sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vererek, TCK 29 kapsamında haksız tahrik indirimi uygulamış ve neticeten sanığın 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

Kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçip kesinleşmesi halinde, sanık 14 yıl 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilecektir.

Sanık Cemal Metin Avcı’nın, Pınar Gültekin’i önce şiddet uygulayarak bayıltıp, sonrasında boğarak öldürdüğünü itiraf ettiği, Pınar Gültekin öldükten sonra da bedenini bir çöp varilinde yakıp üzerine beton dökerek suçu gizlemeye çalıştığı bu cinayet vakasında, mahkemece sanığa haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle az ceza verilmiş olması toplumda infiale neden olmuştur.

Haksız tahrik indirimi nedir, her suç için uygulanabilir mi?

Türk Ceza Kanunu'nun "Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler" bölümünün "haksız tahrik" kısmını düzenleyen 29. maddesi, "Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla ve müebbet hapis cezası yerine 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." hükmünü amirdir.

Yani haksız tahrik, faili suç işlemeye yönelten mağdurun haksız hareketlerinin hukuk nezdinde dikkate alınması ve bunun cezada bir indirim sebebi olarak görülmesidir.

Ancak bazı suçlarda olay örgüsü ne olursa olsun, sanık hakkında haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiği Yargıtay içtihatlarıyla ortaya konmuştur. Pınar Gültekin davasından çıkan karar da, kadın cinayetlerinde sanık hakkında haksız tahrik indiriminin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmasını başlatmıştır.

Önemle belirtmek gerekir ki, sadece Pınar Gültekin davasında değil, daha önce yaşanan kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri davalarında da haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiği çok konuşulmuştur. Şimdi yine Pınar Gültekin davasında sanık hakkında uygulanan haksız tahrik indirimi, bu tartışmaları yeniden alevlendirmiştir.

Esasen haksız tahrik indirimi, bütün hukuk sistemlerinde çok uzun yıllardır var olan önemli bir hukuk terimidir. Adaletsizliği önlemek adına, adaletin tecellisi bakımından uygulanması gereken bir indirim olduğunu düşündüğümüzü de ifade etmek isteriz.

Ancak, tüm aşamaların planlandığı, başından itibaren bir suç zinciri olan veya eylemin canavarca hisle gerçekleştirildiği kabul edilen olaylarda, sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanamaz. Nitekim Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2017/152 Esas ve 2017/3564 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

Pınar Gültekin davasında da, mahkeme tarafından sanığın "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yukarıda numarasını belirtmiş olduğumuz emsal nitelikteki Yargıtay kararında da görüldüğü üzere bu tür suçlarda sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmamaktadır. Bu bakımdan her ne kadar Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak neticeten 23 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, istinaf incelemesinde, ilk derece mahkemesince uygulanan bu haksız tahrik indiriminin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda kaldırılmasına ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekir.

Suçun haksız tahrik altında işlenip işlenmediği, hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Haksız tahrik indirimi uygulanması gereken sanığı kanun, “haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimse” olarak tanımlamıştır.

Ancak görüldüğü üzere bu tanım bir kesinlik içermemekte olup, yoruma açıktır. Bu konuda kanun koyucu hakime takdir yetkisi vermiştir. Her ne kadar hakimin takdir yetkisi olsa da, bu yetki tahmin edileceği üzere sınırsız değildir. Hakimin takdir yetkisi Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla sınırlandırılmıştır.

Buna göre kadına şiddet ve kadın cinayetleri başta olmak üzere birçok davada haksız tahrik indirimi uygulanamaz. Kaldı ki Türk Ceza Kanununda yapılan son değişiklikle kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve eziyet suçunun kadına karşı işlenmesi hali, suçun daha fazla cezayı gerektiren nitelikli hali olarak tanımlanmıştır. Bu bakımdan bir yandan cezayı artırırken diğer yandan indirim uygulanması zaten açık bir çelişki yaratacaktır.

Yargılamalarda kadınlar lehine uygulanan bu hükümler, Anayasanın 10. maddesinde düzenlenen “pozitif ayrımcılık” gereğidir.

İlk derece mahkemesi kararı denetime açıktır.

Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesince "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan sanık Cemal Metin Avcı hakkında neticeten 23 yıl hapis cezası verilmiştir.

Her ne kadar sanığa verilen bu ceza az görülerek toplumda infial yaratılmış, karar bazı gruplarca protesto edilmiş ve bazı kişilerce de olumsuz bir şekilde yorumlanmışsa da, kanımızca bu açıkça yargıya müdahale etmektir.

Bizce de kararın denetime tabi tutulması ve yüksek mahkeme tarafından incelenmesi gerekmektedir. Ancak, bunun yolu yalnızca öncelikle istinaf mahkemesine başvuru yapmak, sonrasında da kararı temyiz merciine taşımaktır.

Yargılama süreci hali hazırda sona ermiş değildir. Yargıtay’ın temyiz incelemesi sonucunda verecek olduğu karara kadar süreç ilerleyecektir. Karar yerinde ise, Bölge Adliye Mahkemesi/Yargıtay tarafından karar onanacak, yerinde değilse usuli ve esasa dair hatalar varsa bozulacaktır.

Adalet, er ya da geç tecelli edecektir…

Av. Çiler Nazife Koşar / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çiler Nazife KOŞAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?