Perşembenin Konusu: ÇÖMLEK

 

 SEPETTEKİ AKIL

İnsanlığın tüm el sanatlarından en eskisi çanak çömlektir.

Çook eskiden sık dokunmuş sepetlerde taşınırdı su. Özellikle nehirlerden gelen sularda biraz kil bulunurdu. Kil kurudukça alırdı sepet biçimini. Su kaptan döküldükten sonra kil tabakası kuruyordu. Nem kaybı küçülmesine ve sepetin kenarlarından ayrılmasına neden oldu. Şimdi bir çömlek şeklinde olan kil, çıkarılıp güneşte sıcak kum üzerinde kurutulduğunda, sepet desenini korudu. İlk erkekler ve kadınlar daha sonra kalıplanmış çömlekleri sıcak küllerde sertleştirebileceklerini ve yiyecekleri taşımak ve depolamak için sağlam kaplar yapabileceklerini anladı.

Biçimlendirdiler kil toplayıp. Önceleri kuruttular güneşte veya kızgın küllerde pişirdiler. Böylece ilk kil, oldu atası çömleklerin.

Ne kadar eski olabilir?

Çömlek yapmak Neolitik Devrim’e uzanır sanıldı ilkin. Öteki adıyla 15 bin yıl önceki Tarım Devrimi’ne.

Avcı toplayıcılar, yerleşimcilere ve çiftçilere dönüşüyordu. 

Suyu tarlalara kolayca taşıyabilecek bir araca yani aygıta gereksinim vardı. Bölgelerinde ucuz ve aşırı bol olduğu için kil kullanılıyordu.

Çömlekçiliğin ortaya çıkışının, genellikle dayanıklı ve güçlü kaplara ve kaplara gereksinildiği tarımsal yaşamın başlamasıyla örtüştüğü düşünülüyordu.

Bilimsel araştırmalar kil kapların; yiyecekleri depolamak, pişirmek, sunmak ve su taşımak için kullanılan çanak çömleklerin en az 20.000 yıl önce Çin'de üretildiğini kanıtladı.

Kil kapların hammaddelerini doğrudan Doğa Ana sunuyordu. Oysa seramik yapıtlar taş araçlardan değişikti. İnsan tasarlıyordu. 

Kilden biçimlendirilmiş ve pişirilmiş. Kil heykelcikler en eski insan uğraşlarından. Anlayış olarak insan, doğanın varlığının dışında kendi dünyasını kurmanın adımlarından birini atıyordu…

Çömlekçiliğin temel hammaddesi kil, iki ayırt edici özelliğe sahip: kalıplanabilir ve üzerine uygulanan biçimi ve gövdesini suyun etkilerine karşı korur.

Kil bol, ucuz ve uyarlanabilir. Kullanılabilir kile yaygın olarak rastlanır.

Çanak çömlek dünyanın birçok yerinde, değişik tarihlerde bağımsız olarak bulundu. Batı Avrupa'da, pişmiş ve pişmemiş kil figürleri Geç Paleolitik dönemde yaratıldı. 30.000 yıl kadar önce bazı kanıtlar bulundu.

İnsanın sorunlara karşı değişik dönemlerde, birbirlerinden bağımsız, ortak çözümler bulabileceği kanıtlanmış olduğunu düşünebiliriz. 

Bu durumu günümüzün iletişim olanaklarıyla karşılaştırılabiliriz. 

Dünya iletişimi o kadar çok gelişti ki… Uzaya gönderilen uydular takımları gol atttığında taraflardan birisinin çıkardığı doğal gazın sesini ossıra naklen dünyada yayınlayabilir.

Birbirinden uzak veya ayrı dönemlerde bağlantısız kültürlerdeki benzerlikler, insanı insan yapan ve insanı hayvanlardan ayıran tasarım düşüncesiyle açıklanabilir.

İnsanların, bu sonuçlara ve çözümlere ulaşmış olabilecek başka herhangi bir grupla etkileşime girmeden, değişik yer veya devirdeki benzer sonuçlara ve çözümlere ancak tasarım yani düşünerek ile ulaştı.  

Kilin kullanılması teknolojinin yani Türkçe adıyla “el bilimi”nin evrimine ivme kazandıran toplumsal olgulardan.

İki tür tekerlek vardı: Yavaş tekerlek ve hızlı tekerlek.

Yavaş tekerlek, çömlekçilerin ürünü çevirmesine izin veren hareketli bir platformdu. Hızlı tekerlek, bir aks üzerinde kendi başına dönebilmesi dışında aynı platforma sahipti. İyi bir itme veya tekme verine çömlekçiler daha verimli çalışarak daha kısa sürede daha fazla ürün üretebildi.

Bu buluş ayrıca porselen sanatı için büyük bir atılımdı ve amacını yararlılıktan daha çok sanatsala dönüştürdü.  

Kaynak kitaplarda çelişen ve örtüşen görüşler olabilir. Yeni buluntular ortaya çıkarılacaktır. Başta arkeoloji ve antropoloji olmak üzere ilgili tüm bilimsel disiplinler boşlukları dolduracaktır. Kuşların ve tavukların atalarının dinazorlar olduğu gibi.

O kadar ayrıntılı ve tartışmalı bilimsel bilgilere girmenin yeri burası değil.  Hem de benim boyumu aşar. Ama bir eski turist rehberi ve eski yapıtlara meraklı birisi olarak öğrenmek istediğimi söyleyebilirim…

İnsanı insan yapan ve öteki canlılardan ayıran üç büyük devrim var. Üçüyle doğaya rağmen kendi dünyasını kurdu insan. Ateş, eğitim,  tekerlek.

İnsanlar mağaralara girdi, hayvanları ateşle kovdu. Ateşle kendisini hayvanlara karşı korudu. Etlerini pişirerek protein zenginliğine kavuştu. Beyni daha iyi çalışmaya başladı. 

Öğrenmek istediğim yer de tam burada. Nerden takıldıysa aklıma!

Tadukhepa asıl adı. Nefertiti yani “Güzellik Geliyor” olarak anılıyor Mısır belgelerinde. Tarihte dünyanın gelmiş geçmiş en güzel kadını sayılıyor.

 

* * *

 Murat B. Tepebaşılı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?