Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Getirdikleri

TÜRK CEZA KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN’UN GETİRDİKLERİ

27 Mayıs 2022 tarih ve 31848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve kamuoyunda “Kadına Ve Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” olarak bilinen 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun neler getirdi?

Öncelikle bu kanun, 27 Mayıs 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, bu tarihten itibaren uygulanmaktadır.

Yapılan değişiklikle özetle; kadına ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin cezası artırılmış, bu cezalarda takdiri indirim nedeni kaldırılmış, ısrarlı takip suç olarak düzenlenmiş, kadına ve sağlık çalışanlarına karşı kasten yaralama suçu katalog suçlar arasına eklenmiş ve sağlık çalışanları hakkında yapılacak olan soruşturmalar için soruşturma izninin verilmesi bakımından Mesleki Sorumluluk Kurulu oluşturulmasına karar verilmiştir.

İlgili düzenlemeleri tek tek inceleyecek olursak;

- TCK’nın 62. maddesi takdiri indirim nedenlerini düzenlemekte olup, failin yargılama sürecindeki davranışları takdiri indirim nedeni olarak sayılmaktaydı. Yapılan yeni düzenlemeyle failin yargılama sürecindeki “pişmanlığını gösteren davranışları” takdiri indirim nedeni olarak sayılacak olup, özenli giyinmesi, düzgün konuşması vb. durumlar indirim sebebi yapılmayacaktır.

Nitekim maddenin devamına da, “Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir.

Bununla birlikte, şimdiye kadar mahkemelerin faile takdiri indirim uyguladığında, kararında bunun gerekçesini bildirme zorunluluğu bulunmamaktaydı. Ancak yeni düzenleme ile, mahkemenin faille ilgili indirim kararı vermesi halinde, neden indirim kararı verdiğini gerekçeleriyle açıklaması gerekmektedir.

- TCK ‘nın 82. maddesi, kasten öldürme suçunun nitelikli hallerini düzenlemektedir. 82. maddenin 1. fıkrasının (f) bendi, kasten öldürme suçunun gebe olduğu bilinen kadına karşı işlenmesi halinde kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılacağı hükmünü içermekteydi.

Ancak yapılan düzenleme ile TCK ‘nın 82. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde değişiklik yapılarak, suçun yalnızca kadına karşı işlenmesi halinde kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Yani bu anlamda kasten öldürme suçunun gebe olduğu bilinen kadına karşı değil, yalnızca kadına karşı işlenmesi halinde suçun nitelik hali oluşacaktır.

- TCK ‘nın 86. maddesi kasten yaralama suçunu düzenlemekte olup, maddenin (2.) fıkrası, yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olması durumunda cezanın 4 aydan 1 yıla kadar hapis olacağını içermektedir.

Ancak eklenen hüküm ile yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olması durumunda bile, suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırının 6 aydan az olamayacağını düzenlemiştir.

- TCK’nın 94. maddesi işkence suçunu düzenlemekte olup, suçun cezası 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir.

Ancak, yapılan yeni düzenleme ile maddeye, suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırının 5 yıldan az olamayacağı hükmü eklenmiştir.

- TCK’nın 96. maddesi, eziyet suçunu düzenlemekte olup, suçun cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir.

Ancak, yapılan yeni düzenleme ile maddeye, suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırının 2 yıl 6 aydan az olamayacağı hükmü eklenmiştir.

- TCK ‘nın 106. maddesi, tehdit suçunu düzenlemekte olup, suçun cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir.

Ancak, yapılan yeni düzenleme ile maddeye, suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırının 9 aydan az olamayacağı hükmü eklenmiştir.

- TCK’nın 113. maddesi, kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellemesini düzenlemekte olup, maddeye eklenen hüküm ile, bu suçun konusunun sağlık hizmeti olması halinde verilecek cezanın 1/6 oranında artırılacağı belirtilmiştir.

- TCK ‘nın 123. maddesinde “Kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçu hüküm altına alınmıştır.

Yeni düzenleme ile, bu maddeye kanunda olmayan ve şimdiye kadar suç sayılmayan alt bir madde eklenmiştir.

123/A olarak belirlenen maddede, “ısrarlı takip” suç olarak düzenlenmiştir. Buna göre, ısrarlı bir şekilde; fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Suçun; Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması ve Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi hali, nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

TCK’ya yeni eklenen bu suç, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar kategorisine alınmış olup, yalnızca suçun mağdurunun şikayetçi olması halinde fail hakkında soruşturmaya başlanabilecektir.

Suç türlerinin ve cezalarının düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzun yanı sıra, yargılamaların usulünü düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuz bulunmaktadır. 7406 sayılı kanun ile, Ceza Muhakemesi Kanununda da değişiklikler/düzenlemeler yapılmıştır.

- CMK’nın 234. maddesi, mağdur ile şikayetçinin haklarını, 239. maddesi de katılanın haklarını düzenlemektedir. Maddelerde, mağdur ile şikayetçinin ve katılanın soruşturma ve kovuşturma evresinde veya davaya katıldığında vekilinin bulunmaması halinde bazı suç türlerinde baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme hakkı vardır.

Yeni düzenleme ile “cinsel saldırı suçu ile alt sınır beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar” olan bu suç türlerine “çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet” suçları da eklenmiş bulunmaktadır.

- CMK’nın 253. maddesi uzlaştırma usulünü düzenlemekte olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilmez hükmünü içermekteydi.

7406 sayılı kanun ile getirilen değişiklik kapsamında, cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yanı sıra, TCK’ya yeni eklenen ısrarlı takip suçunda da uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Son olarak 7406 sayılı kanun ile, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nda da bir takım değişiklik ve düzenlemeler yapılmıştır.

Buna göre, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacaktır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilecektir.

Kamu kurum ve kuruluşları ve devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulunca 1 yıl içinde karar verilecektir.

Kamu kurum ve kuruluşları ve devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kurulu’na başvurması için davacıya iki aylık süre verilecek ve bu sürede başvuru yapılmaması halinde dava usulden reddedilecektir.

Av. Çiler Nazife Koşar / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çiler Nazife KOŞAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?