Bir Başarı Ve Pek Çok Başarısızlığın Hikayesi

Başarının ismi KUTAY BURAK ERGÜN. Kutay’ı aslında dolaylı olarak hepiniz tanıyorsunuz. Sadece Antalya ve lojman desem ‘’aaaa tamam’’ diyeceksiniz eminim.

Kutay’ın babası, alnında müdür yazmadığı için lojman merdivenlerinde gördüğü şahsı tanıyamadı. Olay o kadar büyüdü, şahsileştirildi ve çirkinleşti ki ucu, suçu günahı olmayan çocuklara kadar uzadı.

Kutay, Bilbaşar Kolejini %100 burslu, Doğa Kolejini %85 burslu kazanan, aynı zamanda egosu tavan yapmışların bitmeyen kini yüzünden tam sınav zamanı evinden yurdundan edilen bir genç. Evinden yurdundan derken mecazi anlamda demiyorum. Mübarek Ramazan demediler, başkalarının yıllarca oğlunu oturttuğu lojmana 2 ay daha süre veremediler. Ve evlerinden oldular. Hiç kimse oturduğu yerden hötlemesin. Koskoca İçişleri Bakanı ‘’gereği yapılsın mağdur etmeyin’’diye (gereği yapılamayan) talimat verdi. ‘’Çocuğun 2 aylık bir eğitimi kaldı yaz tatiline kadar olsun bir çare bulun’’demek için Validen tutun, İl Emniyet Müdürüne kadar ulaşılmak istendi ama elbette ulaşılamadı, çünkü kendileri,bir tarafta eğitim alma özgürlüğünü elinden aldıkları çocuklar varken, diğer tarafta göstermelik kitap okuma kampanyasına destek veriyorlardı.

6 Nisan günü aile Lojmanı boşaltıp Nevşehir’e Şükran Ergün’ün ailesinin yanına gitti. Kutay arkadaşlarına, sevdiklerine ve %100 ile %85 burslu okuma imkanı olan kolejlere de veda etmek zorunda kaldı. Neden mi? Cevap 3 harfli. EGO.

Bilgi ve zeka makam ve rütbeye benzemez. Elinizden alamayacakları tek şey bile denebilir.

Kutay Antalya’da gösterdiği başarıyı, Nevşehir Bahçeşehir Kolejinde eğitimine devam ederken girdiği AGİS 14 Sayısal sınavında devam ettirdi ve TÜRKİYE 1.Sİ OLDU. Biz gurur duyduk, utanması gerekenler yüzleri varsa utanabilirler.

Daha hayatın başlangıcındayken yoluna çıkan dikenlere rağmen yolun bahtın açık olsun Kutay.

Bu genç adama el uzatmayan, uzatamayan, dil uzatan herkesi Allah’a havale ediyorum. Gireceğiniz en büyük sınavda, mevki, makam, rütbe gibi sonradan kazanılmış sıfatları kullanamayacaksınız. Orada sadece insanlığınız, vicdan ve merhametiniz sorgulanacak. Sebep olduğunuz gözyaşları, kırılan kalpler ve umutlar o sorgulamada sizi bekliyor olacak.

Başarısızlık konusunda takdiri hak eden tek kurum EGM’yi anmadan geçemiyorum.

Sadece poliscanlar değil, Gece Kartalları diye övgü ile bahsedilen Bekçilerimiz de çok dertli ve karşılarında muhatap bulamıyorlar. Muhatap bulamayınca meydan amirlere kalıyor. EGM’nin vazgeçilmezi psikolojik baskı Gece Kartallarını da canlarından bezdiriyor.

Örnek, her zaman beyine gerçeklik sinyali verir. Buyrun size bir örnek.

Bütün gece ayakta görev yapacak bir insanı, Anestezi (Narkoz) gerektiren sağlık kontrolü sonrası göreve çağırmak, insanlığa sığmıyorsa, amirliğe sığar mı?

Polis nöbet noktalarında bile oturup dinlenmelerine izin verilmeden, her iki saatte bir ego tatmini için denetleme yapıp gecenin karanlığında huzursuzluğu artırmanın adı ne mesela?

Yasal hakları olan izinlerini, hangi gerekçe ile kullanmalarına engel oluyorsunuz?

‘’Beğenmiyorsan git başka iş yap’’ cümlesini hangi sıfatla kurabiliyorsunuz?

Belki bizim gücümüz yetmiyor ama, birgün en Yüce sorgulayıcı tarafından, bırakın psikolojilerini, vücut kimyalarını, aile düzenlerini bile bozduğunuz bu canların hesabı sizden sorulacak.

Hesap demişken İKİNCİ ŞARK geldi aklıma. Emekliliğine aylar kalan poliscanı sen tut evinden barkından uzaklaştır, sonra marifet iş yapmış gibi böbürlen.Yorgun kalpleri bu kadar eziyete dayanamadığı için yeter artık diyerek duruyor. 2. şarka gidip kalp krizinden vefat eden tüm canların vebali boynunuzda olsun.

Yıpranma payının öylesi, böylesi, sayılması, sayılmaması olur mu ya? Polis siz gibi oturduğu yerden görev yapmıyor. Polis birçok meslek grubundan daha ağır şartlarda çalışıyor ama yıpranma payı, o mesleklere yetişemiyor bile. Bu nasıl bir adalet anlayışıdır, bunun da cevabını hazırlayın bence.

Askerlik borçlanmasını ödeyerek emekliliği geri çekme konusuna hiç girmesem mi acaba diyorum. 1999 yılına kadar al gülüm ver gülüm uygulaması, 1999 yılı sonrası neden değişime uğradı nasıl olsa açıklama getiremeyecekler, ama bu nedenle mağdur olan binlerce kişinin vebalini üstlenecekler bunu biliyorum.

Her anlamda yorgun olan polisin, askerlik borçlanma imkanını elinden alıp, erken emeklilik hakkını gaspederek, özellikle 2008 öncesi kazanılmış hakkı olan 20 yıl üzerinden emeklilik yaşını 55 yaşa çıkartılmasındaki amaç, zaten pek çoğunun bu yaşı göremeyeceği öngörüsü mü?

3600 ek gösterge için oynadığınız, verdik veriyoruz, yaptık yapıyoruz oyunu da sorgulama sırasında.

Sorgu sıralamasında olan, benim buraya yazamadığım her bir kalem sizin başarısızlığınızın göstergesidir. Müge Anlı rica edince sonuçlanan her dosyada sizin değil poliscanların emeği var. O yüzden kendi başarınız sanıp boşuna övünüp sevinmeyin.

Uzun bir yazının daha sonuna gelmişken bir kaç kişiye üzeri kapalı mesaj yollamak istiyorum. Yazıların uzun olmasının nedeni ben değilim bay isimsiz, senin de yaladığın bunca soruna çanak tutanlar. Bu yüzden, yalakalık yapmadığı için eziyet gören poliscanlarımın hak arayışını sen gibi adını soyadını bile yazma cesareti olmayanlar için yok sayamam ben.

Yapıcı eleştiriye her zaman sonuna kadar açığım. Yazdıklarımda yalan ya da yanlış varsa cesareti olan buyursun aksini ispatlasın. Ama sen okumayı sevmiyorsun, okuduğun uzun yazıyı algılayamıyorsun diye ben bunca sorunu görmezden gelip yarım yamalak yazamam. O çok sevdiğin müdürlerinin de dediği gibi ‘’beğenmiyorsan’’ takibi bırakır yazıları okumazsın olur biter.

Kaybedişimin üzerinden 3 sene geçen canım babama verdiğim sözü tutarak hiç kimseyi kıyıda köşede kaybettiği şerefi ile anmıyorum. Nasıl anılacağı insanın kendi elindedir. Rabbim herkese iyi dua ile anılmayı nasip etsin. (Yargıtay ‘’Allah belanızı versin’’ sözünü de dua olarak kabul etmişti unutmayın)

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı, canım Burağımı sevgi, saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?