Mekanım Datça...

Datça senelerce hep olmayı istediğim ve bulduğum her fırsatta kendimi Balıkaşıran’ın öte tarafına attığım bir hayal diyarıydı benim için.

Ve ne mutlu, birkaç yıl önce Datça’lı oldum nihayet.

Şimdi artık gözlerimi rüzgarın taşıdığı binbir çeşit rayihaya karışan kuş cıvıltılarına, doğan güneşle günaydınlaşan Gocadağ’ın heybetine, güllerime, zeytinlerime, mandalinalarıma, limonlarıma, bademlerime ve renk renk, boy boy gülümseyen çiçeklerime açıyorum her sabah.

Sadece bu kadarı bile muhteşem bir zenginlik, doyumsuz bir armağan bana.

Ama burada yaşamaya başladıkça iliklerime kadar fark ettim ki; doğasından, denizinden, güneşinden çok daha fazlasıdır Datça!..

Taa Tunç Çağına varan kadim tarihi, topraktan adeta fışkıran arkeolojisi, bugün hâlâ yaşayan mitolojisi ve ağızdan ağıza dolaşan söylenceleri…

Ve en önemlisi; Datça’nın insanları!

O insanların hem bütün Ege’ye ve Akdeniz’e açılan, hem de nispeten yarımada içinde izole kalmış yaşamları, hikayeleri, ananeleri, alışkanlıkları, ilişkileri, zenginlikleri, yoksunlukları, umutları, sevinçleri, acıları, türküleri, tatlı dilleri, hoşgörüleri, sadelikleri…

Bir kez gelen gitmek istememiş, kalmış. Gidenlerin de aklına, gönlüne kazınmış Datça.

Ve gün olmuş Can Yücel’in de yolu düşmüş ve elbette sevmiş o güzelim insanını, ağacını, çiçeğini, taşını, toprağını, yelini, bulutunu buranın.

Sevmez mi, hem de nasıl sevmiş!

Ve elbette yerleşmek istemiş koca şair.

Öyle bir yerleşmiş ki; sımsıkı köklenircesine, dal budak salarcasına, yapraklanıp, çiçeklenip tohum, polen dökercesine…

"sabah kalkıp kapıları açıyorum

bütün herkes geliyor

serçeler, kumrular, isa çiçekleri

bulutları çağırıyorum, geliyorlar

gökyüzü çok fena mavi

yürüyemiyorum, ayaklarım yok

sanki bir ruhum

sanki bir bademağ’cıyım

benim çağlalarımı yiyin

bir kadeh rakıyla

dünyada can’ın yaşadığını hatırlamak için

şerefinize"

İşte böyle. Şimdi o köklerden beslenenler, o tohumlardan fidanlananlar; nesiller boyu Datçalılar ve Datça’ya vurulup yuva belleyenler toplaşıp, el, emek ve gönül birliğiyle, imece usulü bir festival kurdular Datça’da, içinde yaşadıklarını ve içlerinde birikenleri paylaşmak, bölüşmek amacıyla…

Sergiler, konserler, gösteriler, söyleşiler, oyunlar, danslar, geziler, piknikler…

Can Baba’nın adına ve anısına…

Sizler de buyurunuz, bekliyoruz efendim.

Murat Hiçyılmaz / [email protected] yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?