Düğün İptalinde Para İadesi

Düğün ve davetlerin mevsimi olan yaz ayları geldi. Yeni evlenen çiftlerin ve davet sahiplerinin korkulu rüyası, bir sebeple organizasyonun iptal olmak zorunda kalması. Verilen kiralama ücretleri ve kaporalar çok ciddi meblağlar oluyor. İptale sebep olan organizasyoncu firma ya da salon sahibi ise, aldıklarını iade etmesi zorunlu. Aşağıdaki açıklamalar ise, iptale sebep olanın düğün sahibi olması için geçerli. Arada yazılı bir sözleşme olup olmamasına, organizasyona ne kadar süre kaldığına hatta iptalin sebebine göre ödenen paraların iade edilip edilmeyeceği değişir.

Arada Yazılı Bir Sözleşme Var Mı?

Bu, kilit soru. Varsa ve sözleşmede iptal halinde ödenen hiçbir meblağın geri verilmeyeceği düzenlenmiş ise iadesi mümkün değildir. Bunun istisnası, mücbir sebep halleri (doğal afet , devlet yasaklaması vb.) olabilir. Bir istisna da, sözleşmenin “matbu” (hazır) ve adeta bankaların müşterilerine imzalattıkları kitapçık şeklinde sözleşmeler gibi uzun ve üzerinde müzakere edilmemiş olan bir sözleşme olmasıdır ki, o zaman imzalanan sözleşmenin “genel işlem şartları” kapsamında olduğuna dayanılarak iade istenebilir. Nitekim, müşteri hukuken “tüketici” konumundadır. Ya da sözleşmedeki fesih hükümleri de göz önünde bulundurulmak kaydıyla ancak onlarla sınırlı olmamak üzere, feshin haklı bir fesih olduğu ispatlanmalıdır. Arada yazılı sözleşme yoksa, ispatta tehlike çanları çalıyor demektir. Her iki taraf için de zordur. Sözleşmenin feshinin haklı bir fesih olduğunu yasal olarak kullanılması mümkün delillerle ispatlamaya çalışması, müşteri için tek yoldur.

Kaporanın ne olursa olsun iade edilmesi gerektiğine, aksine sözleşme hükümlerinin “haksız şart” teşkil ettiğine dair Yargıtay kararları vardır, ancak bunun tam aksine Yargıtay kararları da vardır. Yani istikrarlı bir Yargıtay uygulaması yok. Sözleşmede ne yazdığı yine de önemli.

Mahkemeler ve hakem heyetleri tüketici yani müşteri lehine karar vermekten yana olabiliyor. Yeter ki doğru kanuni maddelere dayanılsın ve ispat iyi yapılsın.

Düğün / Davet Tarihine Uzun Süre Varsa

Yargıtay'ın kıstas aldığı en büyük kriterlerden biri budur. Organizasyoncu firma ya da salon sahibi, ücrete hak kazandığını ya da ücreti almadığı takdirde zararı doğacağını ispat edecektir. Eğer düğün ya da davet tarihine kısa bir süre kaldıysa ve bu kısa süre içerisinde yeri başkalarına kiraya verebilmesi piyasa koşullarına ve hayat deneyimlerine göre mümkün değilse zararı doğmuş ya da doğacak demektir ve kaporayı iade etmek zorunda olmadığı gibi düğün sahibinden bedelin tamamını da talep edebilme hakkına sahiptir. Gerçekten de, aksinin kabulü iyi niyete ve dürüstlük kuralı prensibine aykırılık olur. Yargıtay, 1- 2 ay kala yapılan iptallerin kısa bir süre kala yapılan iptal olduğu kanaatindedir.

İptalin Sebebi ve Feshin Haklılığı

Müşterinin organizasyonu iptali yani sözleşmeyi feshi haklı bir sebebe dayanıyorsa ; ki bu sebep salon sahibinin kusurlarından ya da başka haklı sebeplerden kaynaklanabilir, o zaman bedeli ödemek zorunda değildir ve ödediği bir kısım varsa da iadesini talep edebilir.

Kapora Ayrı, Cayma Parası Ayrı Şeydir

Kapora ya da kaparo, kanuni deyimiyle “bağlanma parası”dır. Cayma parası ise, sözleşmenin her iki tarafına para karşılığı sözleşmeden dönme imkanı verir. Şöyle; bir sözleşme yapılmış ve başta alınan paranın “cayma parası” olduğu düzenlenmişse, cayma parasını veren müşteri sözleşmeden dönerse bu tutarı artık geri isteyemez, o para adeta dönme karşılığında karşı tarafa verilmiş bir tazminat gibidir. Ancak kanun sadece müşteriye parayı yüklemiyor, cayma parasını alan yani salon sahibi sözleşmeden dönerse cayma parasının iki katını müşteriye ödemekle yükümlüdür.

Sözleşmede, başta verilen paranın nasıl verildiğine dair maddeye bakılmalı. Açık bir ifade yoksa kapora olduğu kabul edilir ve asıl alacaktan düşülecektir.

Hakkaniyet İndirimi

Yukarıda değinilen tüm bu kriterler, müşterinin yani tüketicinin bedeli ödemek zorunda olduğuna işaret ediyorsa, müşterinin en azından bedelin tamamını ödemekten kurtulabilmesini sağlayabilecek şeylerden biri , organizasyoncu ya da salon sahibinin yapmaktan kurtulduğu masraflar göz önünde bulundurularak bedelden bir hakkaniyet indirimi yapılmasını istemek olabilir.

Av. Aylin Beliz Yıldırım / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aylin Beliz Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?