Mültecilerin Ülkelerine Gönderilmesi Uluslararası Hukuku Uygun Mudur?

Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü'ne göre, Türkiye dünyada en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülkedir. Mülteciler Derneği'nin yakın zamanda yayımladığı raporda da resmi rakamlara göre, 3 milyon 754 bin 591 Suriyelinin Türkiye'de olduğu belirtilmiştir.

Uzun yıllardır ülkemizin en büyük problemlerinden biri olan ‘mülteci’ sorunu, ne yazık ki günden güne artarak devam etmektedir. Bunun sebebi ilk olarak bir kısım Suriye vatandaşlarına tanınan geçici korumanın yıldan yıla genişletilmesi, sonrasında da birçok ülke vatandaşına daha bu korumanın sağlanmış olmasıdır.

Mülteci sorunu, ülkemizin siyasetini, ekonomisini ve sosyal yapısını her açıdan etkileyen bir konudur. Bu sebeple bir an önce çözüme kavuşması gerekmektedir.

Mülteci sorununun çözümlenmesi için akla gelen ilk yöntem mültecilerin ülkelerine gönderilmesidir.

Ancak tartışılan konu, Türkiye’de geçici koruma statüsünde yaşayan Suriyelilerin ülkelerine geri gönderilmelerinin mümkün olup olmadığıdır.

Suriyelilerin Ülkelerine Geri Gönderilmeleri Mümkün Mü?

Ülkemizde bulunan Suriyelilerin bir kısmı geçici koruma statüsü ile burada yaşarken, bir kısmı da kaçak olarak bulunmaktadır.

Geçici koruma statüsü ile ülkemizde bulunan yaklaşık 200 bin Suriyeliye vatandaşlık verildiği iddia edilmektedir. Normalde geçici koruma statüsü ile ülkede kalan sığınmacılara vatandaşlık verilmesi mümkün değildir. Ancak, neye göre, hangi kriterler esas alınarak bu insanlara vatandaşlık verildiği belli değildir.

Geçici koruma statüsü ile ülkemize gelen, sonrasında da vatandaşlık verilerek Türk vatandaşı olan Suriyelilerin tahmin edileceği üzere geri gönderilmesi mümkün değildir. Çünkü Türk vatandaşı olan kişinin artık herkes gibi ülkemizde yaşama, barınma, her türlü kamu hizmetinden yararlanma hakkı bulunmaktadır. Bu sebeple bu kişiler artık zorla ülkelerine gönderilemezler.

Peki, vatandaş olmayan yalnızca geçici koruma statüsü ile ülkemizde bulunan Suriyelilerin geri gönderilmesi mümkün müdür?

Hem iç hukuktaki yasal düzenlemeler, hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, mültecilerin zulüm riski olan, savaş, kriz, kötü muamele ve işkencenin olduğu ülkelere geri gönderilmemesini emretmektedir.

CENEVRE SÖZLEŞMESİ MADDE 33

Türkiye’nin tarafı olduğu 1951 Cenevre Sözleşmesinin 33. maddesi de mültecilerin yaşamlarının tehdit altında olduğu yerlere zorla geri gönderilemeyeceğini hükmetmektedir. Şöyle ki; “Hiçbir taraf devlet, bir mülteciyi, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğü tehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına her ne şekilde olursa olsun geri göndermeyecek veya iade etmeyecektir.”

Kanımızca da mülteciler, ülkelerine, gerek iç hukukta gerekse de uluslararası hukukta yer alan şartlar sağlanmadıkça gönderilemez. Nitekim Türkiye’nin 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne taraf olması nedeniyle de geri göndermeme ilkesi Suriyeliler için geçerlidir.

Bununla birlikte, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 4. maddesinde de geri gönderme yasağı yer almaktadır.

Esasen tüm bu hükümlerin temelinde yer alan ilke “yaşam hakkı” dır. Sığınmacıların geri gönderilebilmesi için döneceği ülkede yaşam hakkının ihlal edilme riskinin olmaması gerekmektedir. Bu konudaki en temel ilke de sığınmacıların yaşamlarını tehdit edecek yerlere (zorla) “geri gönderilmemesi” ilkesidir.

Yukarıda ifade etmiş olduğumuz “geri göndermeme ilkesinin” bir istisnası bulunmaktadır. Geri göndermeme ilkesi, “hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan ve ilgili ülke için tehlike oluşturan kişiler” için uygulanmamaktadır.

Yani hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan ve ülkemiz için tehlike oluşturan bir Suriyeli, mevzuatlarda yer alan şartlar sağlanmasa dahi, bu istisna kapsamında Suriye’ye geri gönderilebilecektir.

Suriye’de hala yaşam hakkı ihlal edilmekte midir?

Birleşmiş Milletler, Suriye’de devam eden şiddet ve insan hakları ihlalleri nedeniyle hala daha Suriye’deki koşulların güvensiz olduğunu, şehirlerin ve altyapının yok edildiğini, Suriye’nin kuzeybatısında pek çok Suriyelinin hala kötü şartlardaki çadırlarda yaşadığını ifade etmektedir.

Yukarıda da belirtmiş olduğumuz üzere Suriyelilerin gönderilmesi için kendi ülkelerindeki savaşın bitmiş olması, geri döndüklerinde gerekli can güvenliklerinin sağlanıyor olması lazımdır.

Birleşmiş Milletler’e göre Suriye’de hala insan hakları ihlal edildiğinden ve Suriyelilerin orada hali hazırda bir can güvenlikleri olmayacağından geri gönderilemezler.

Ancak, Suriyelilerin ülkelerine gönderilmesi henüz uluslararası hukuka göre mümkün değilken, bu şartların sağlanması durumunda geçici koruma statüsünde Türkiye'de yaşayanların, ülkelerine gönderilmeleri tabii ki mümkün olacaktır.

Av. Çiler Nazife Koşar / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çiler Nazife KOŞAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Abdurrahim Çokgüngör - Ne demişler, işi uzmanına soracaksın. Emaneti ehline verme ilkesinin de gereğidir bu prensip. Ayrıca siyasi yönetimlerin yani iktidarlardan beklenen daima “adalet”tir. Adil olmak ayrıca hayatın her alanında gözetilmesi gereken bir husustur. Adil olmak insanın olmazsa olmazıdır. Yalnız insanı ilişkilerde değil hayvanlara karşı dahi adil olmak öneme haiz bir düsturdur. Şimdi insan için hak tecavüzünde söz ve karar adalete aittir. Ülkemizde mülteci tartışmasının çıkışının perde gerisinde olan tahrik ve sebepleri vardır. Ve bu konu her gündem oluşunda dikkat ettim hiç kimse çıkıp mülteci hakları ile ilgili tek söz etmedi. Sadece yürütülen algılara paralel tavır alınıyor. Bir iki ciddi uzman dışında. Şimdi konu gene gündemde. Ve bu hengamede siz bir hukukçu olarak uluslararası hukuka göre mültecilerin istenildiği zaman geri gönderilemeyeceği gerçeğini gündeme getirip anlattınız. Çünkü bu konun en can alıcı noktası budur. Bir yığın insan siyasetin çamur deryasında batarak mülteci düşmanlığı yapıyor ama hukuk öyle demiyor. Adalet ve hukuka itibar göstermeyen toplumlarda huzur ve sükun haram olur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Mayıs 23:35


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?