Orta Asya Cumhuriyetinin Jeopolitik Alandaki Endişesi İsrail

ORTADOĞU’ DA tamamı Müslümanlar ve büyük bir kısmı Araplar tarafından çevrilmiş dar bir şeride hapsolmuş İsrail, kurulduğu 1948’ den bu yana 70 yıldır uyguladığı gerilimli politikaları nedeniyle ciddi bir güvenlik sendromu yaşamaktadır.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsız olan ORTA ASYA CUMHURİYETLERİ ise İsrail’in Batı’yla, özellikle AMERİKA ile olan yakın ilişkilerinden yararlanabileceklerini hesaba kattıkları için İsrail’e yakın durmanın kendilerine farklı alanlarda ekonomik-politik kazanımlar sağlayacağını düşündüler. İsrail ise bağımsızlıklarına kavuştukları andan itibaren ORTA ASYA devletlerine yakın ilgi göstermiş ve hepsine ekonomik yardımda bulunmuştur. İsrail’ in ORTA ASYA ülkeleriyle ilişkilerini geliştirme çabası son yıllarda giderek ivme kazanmaktadır.

Soğuk Savaş döneminde…

AMERİKA tarafından SOVYETLER BİRLİĞİ’NE karşı ORTADOĞU bölgesinde İsrail’ e verilmiş önem, birliğin dağılmasından sonra geçerliliğini kaybetmiş gibi görünüyor. Bu sebeptendir ki, İsrail, ORTA ASYA bölgesiyle ilişkilerini geliştirerek AMERİKA’YA hala önemli olduğunu kanıtlamaya çalışmaktadır. Bunun yanı sıra eski SOVYETLERİN jeopolitik alanında beş bağımsız Müslüman ORTA ASYA CUMHURİYETİNİN ortaya çıkması, ORTADOĞU bölgesinde kendi bağımsızlığına ilişkin herhangi bir tehlike oluşturmadığı halde İSRAİL’DE büyük endişeye yol açmıştır. Bu nedenle, İsrail, Müslüman ülkelerin, eski SOVYETLERİN MÜSLÜMAN DOĞU’SUNA sızmalarını engellemek ve bu ülkeleri dengelemek istemiş ve bunun sonucu olarak ORTA ASYA bölgesindeki gelişmelere büyük ilgi göstermiştir.

İsrail’in ORTA ASYA’DA oldukça geniş anlamda manevra alanı açmasını sağlayan tarih 11 Eylül saldırıları olmuştur. AMERİKA tarafından küresel güç ile sahada potansiyel bir güç elde etmiştir.

ORTA ASYA’NIN kalbine girdiği tarih ise…

İsrail’in Kafkaslar’ da ve ORTA ASYA’ DA anti-İslami ittifak içerisinde yer aldığını beyan etmesi ile başlar. AMERİKA, Usame Bin Ladin’ in cezalandırma gerekçesiyle ORTA ASYA topraklarına girdiği sırada AMERİKAN Yahudi şirketleri bölgenin zengin doğal kaynaklarına el atmıştır.

ORTA ASYA üzerindeki stratejik planı…

AMERİKA’NIN radikal İslamcı Taliban ve Kaide terörünü bastırmak için yaratmış olduğu manevra olanaklarının fırsatını kaçırmayan İsrail, ORTA ASYA üzerindeki stratejik planlarına ağırlık vermiştir.

Buna paralel olarak…

Tel Aviv yönetimi Güney KAFKASYA’DAKİ etkisini arttırmayı ihmal etmemiştir. Örneğin, İsrail, İRAN-ERMENİSTAN ittifakına karşılık AZERBAYCAN ve GÜRCİSTAN ile ilişkilerini geliştirmeye çalışmıştır.

Peşinde olduğu diğer husus da…

İsrail ayrıca ORTA ASYA ülkelerinde fiilen yer almak ve bu ülkelerle ilişkilerini geliştirerek Arap-İsrail anlaşmazlıklarında kendisini desteklemelerini ya da tarafsız kalmalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Bütün bu amaçlarının yanı sıra İsrail elbette İRAN’IN ORTA ASYA’DAKİ etkisini ortadan kaldırmak ya da azaltmak peşindedir. İRAN’I düşman olarak gördüğü İsrail’in AZERBAYCAN ile yakınlaşması, her zaman TAHRAN için başka bir tehdit oluşturmaktadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

03

Abdurrahim Çokgüngör - 1*Serra hanım kişi çok zaman ismi ile müsemma olur. Öyle olduğu içindir ki Hz. Peygamber çocuklara güzel isimler konulmasını tavsiye ederken gerekçe olarak da dua yerine geçeceğini vurgulamış. Serra bir manada genişliktir. Siz de bir çok yazınızda geniş bir gözle veya perspektifle diyelim ilginç konular yazdınız. Ve bu yazılarla şaşırttınız. Son olarak bu yazınızda geniş bir açıdan bazı gerçekleri dile getirdiniz. Size bu konuda bazı bilgilerle katkı bulunmak isterdim ama zülfiyara dokunur diye şimdilik imtina ettim. Ben çocukluğumdan beri Ortaasyalı kardeşlerimizle ilgilenirim. Hz. Peygamberin Türkler ortada yokken haber verdiği bir Hadis-i Şerifi sebebiyle. Özellikle Yusuf İsa Alptekin merhumun çabalarını hayranlıkla izlerdim. O tek başına bir Özgür Türkistan ordusu idi. Büyük Türkistan coğrafyasından haber almaya çalışırdım. Sovyetlerin çöküşünü sevinçle karşıladık, ama 1990’lar ilerledikçe tuhaf haberler gelmeye başladı. Derken çok önemli bir Nur talebesinin 10 yıldır sürdürdüğü bölgedeki hizmetlerinin FETÖ’nün çabaları ile engellendiğini öğrendik. Meğer işin içinde bayka işler varmış.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 03:19
02

Abdurrahim Çokgüngör - 2*Araştırınca 1999’da bir arkadaşım bana Gülen cemaatinin çevirdiği entrikaları anlatınca şok oldum. Yazınızda sözü edilen İsrail’in güttüğü bu politikalarda Gülen ve çetesinin kullanıldığıdır. Hem Ortaasya nem Azerbeycan hem de Rusya’da. MOSSAD ve CIA Türkiye üzerinden de bu cemaati kullanarak politikalarına hizmet ettiğini anladık. Öyle ki dini ve milli kisve ile Ortaasya’da okullar açan, ticari ilişkileri ağı kuran Gülen’in 1996 yılında verdiği bir röportajda gayelerinin Türki devletleri batıya bağlamak olduğunu söyleyince şaşırmış ve bunun nedenini 3 yıl sonra o arkadaşımın aydınlatması ile cevabını bulmuştu. Yani MOSSAD ve CIA istihbaratına çalışıldığı gerçeğini öğrendik. Ne yazık ki1990 sonrası kriz üzerine kriz geçiren Türkiye ancak ve ancak 2003 sonrası gerçekleri ufak tefek görmeye başladı. Nitekim 31 Temmuz 2006 tarihinde İslami kesimin önemli bir ismi olan Mehmet Şevket Eygi, Gülen ve çetesinin “Proamerikancı” ve “Proisrailci” bir cemaat olduğunu yazarak uyarmıştı.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 03:17
01

Abdurrahim Çokgüngör - 3*Putin yönetime geldiğinde ilk icraatlarından biri 2001’de Gülencilerin faaliyet ve okullarını yasaklamıştı. Peki biz ne yapıyorduk?. Galibe uyukluyorduk. Demek istediğim küresel sermayenin yüzde 65’ini elinde tutan bir gücün değil bölgemiz cihan çapındaki hedeflerini günbegün öğreniyoruz. Mutlaka 1982 yılında deşifre olan veya açıklanan Yinon Planı’nı incelemenizi yazılarınızı aydınlatıcı katkısı olur. Ve özellikle Neocon ve Avangelist kurguların başımızı niçin ağrıttığını. Ben kahin veya müneccim değilim. Ancak bazı gaybi haberlerde işaret edilen bir küresel huzur ve refah için Türkiye’nin kilit rol oynayacağıdır. Bu hem Türk devletlerine hem de diğer İslam ülkelerine refah ve yaşamına azim katkısı olacak. O günlerin arefesindeyiz. Siz bakmayın içerdeki siyasetin çamurlu çalkantısına. Türkiye yabancı uzman ve devlet adamlarını ara sıra dile getirdiği gibi yeni küresel düzen Türkiye’nin tutumuna bağlı. Hicri 1444’tan itibaren çok ilginç olaylar yaşayacağız. Onun için yazmaya devam.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 03:15


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?