Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

04 Ekim 2018 Perşembe, 20:49

Hani ben özel gün kutlamalarına karşıyım ya, Hayvanları Koruma Günü’ne de karşıyım. Nasıl sevgilinin, annelerin, babaların, can gazilerimin günü olmamalıysa, hayvanları koruma günü de olmamalı düşüncesindeyim. Sevgi varsa her gün, koruma varsa ömürlük olmalıdır.

Zaten toplumumuzun bugünkü hali sadece, ”mış” gibi yaşadığımız için bu durumda. Biz her şeyi ”mış” gibi yaşıyoruz. Sevgileri, inançları, değerleri, inanışları hep ”mış” gibi, dostlar alış verişte görsün der gibi yaşıyoruz. Oysa hakaret kelimesi olarak kullanılan ”hayvan” dediğimiz patili canlar bunu yapmıyorlar, neyse onu yaşıyorlar.

Toplumun büyük kesiminin seyrettiği Yemekteyiz tarzı programlardan, yöresel yemek tarifleri, değişik lezzetler öğrenme imkanı olabilir, ama sergilenen sadece, saygısızlık boyutuna ulaşan, yapıcı olmayan eleştiriler kaynaklı kavgalar.

Dizilere bakıyorsunuz, evli erkekleri ayartmak, dünyada başka adam ya da kadın yok gibi kendi akrabasının eşine aşık olmalar, yalanlar, dolandırıcılık, sahtekarlık moda olmuş. Yanlış anlaşılma olmasın diye hırsızlığı yazmıyorum.

Kayıp arama programları içler acısı. İnsanlığımızdan utandığımız olaylar konuşuluyor.

Haberlerde görüyoruz, öz annesini, babasını, anneannesini, dedesini para için öldüren evlatlar var bu toplumda.

Sonra hakaret kelimesi olarak kullandığımız hayvanlara bakıyoruz.

Bir lokma yemek buluyor, koşa koşa bebeklerine götürüyor kedi. Bakıyorsunuz, annesi olmayan sokak kedisine, ev kedisi annelik yapıyor, onu emzirmeyi kabulleniyor. Kaza geçiren sahibinin başından alamıyorlar köpeğini. Bakıyorsunuz, ezeli düşman denilen kedi ve köpek koyun koyuna uyuyor.

Hiç bir kedi ya da köpek, yavru kedi köpeğe tecavüze yeltenmiyor hayvanlık iç güdüsüyle koruyorlar onları.

Sokak hayvanlarını besleyenler video yolluyor, her biri önüne konanı yiyor, başkasının mamasında gözü yok hiç birinin.

Kendilerini tehdit altında hissetmedikleri sürece kendi hallerinde yaşar bu paticanlar.

Ne cebinizdeki parada, ne karınızda, kocanızda, çocuğunuzun ırzında, ne de yastık altındaki altınlarınızda gözleri yoktur. İhtiyaçları olan tek şey sevgi ve birazcık yemek.

Yani diyeceğim şu ki, lütfen biraz hayvanlaşın, sevgi, saygı ve korumacılığınızı gösterin sokaklardaki paticanlara. Yok sevmiyorsanız da, zarar vermeyin. Onları koruyup kollayanlara düşmanlık etmeyin.

Paticanları hatırlamak için Hayvanları Koruma Günü’nü beklemeyin, onlar da bizimle aynı sokaklarda yaşıyorlar ‘mış” gibi değil VarlarMIŞ gibi davranın onlara, bakın o zaman hayatınız nasıl daha da olacak.

CAN GAZİLERİMİ, YÜREK YANGINIM ŞEHİTLERİMİ, SEVGİ, SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUM.

www.haberhurriyeti.com / Beyhan Kozanoğlu Biçkin

2 Yorum

  1. Sevinç Özküçük

    5 Ekim 2018 at 12:50

    İnsanlar değişti diyorlar hayır bence içlerindeki tuttukları kötülük dışarı vurdu ve lüx gezmek giyinmek ama çalışmadan netice hırsızlık cinayet kadın erkek fark etmiyor artık ayıpladığımız ülkelerden beter olduk Hayvanlar şahane gözlerine bakın sevildiğiniz anlıyorsunuz yeterki tekmelemeyin hain bir millet olduk ne yazıkki öldürülen yaşlılar hep akraba hele kş torunlar tarafından öldürenler tembeliz teşekkür ederim güzel yazınız için

    • Beyhan Bickin

      5 Ekim 2018 at 13:31

      Yazımı tamamlayıcı değerli yorumunuz için ben teşekkür ederim.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO