Son Dakika
21 Temmuz 2019 Pazar

KUYUDAN ÇIKAN GERÇEK

Atatürk’ün tren vagonu, çöplüğe dönmüşmüş. Sebebi de İzmirli saygısız vatandaşlarmışmış.

31 Ağustos 2018 Cuma, 18:41

Gerçeğin aksine;

Yalan, olaylar ve durumlar bütünüyle oynayabilme sanatıdır ki;

Yalan icra edecek kişinin daha etkileyici olması için önce kendisini kandırması gerekir.

Yalanın mantığı kusursuz olmalıdır ki;

Ve ortaya çıkmamak adına zaman içinde yeni yalanlarla beslenemelidir.

Bu yüzden zeki, empatisi yüksek ve hafızası geniş kişilerin elinde yeterince tehlikeli bir silahtır.

.*.*.*.*

Tablosu bile yapılmış.

Jean Leon Gerome 1896’da resmetmiş yalanı, gerçek üzerinden.

‘Kuyudan Çıkan Gerçek’ koymuş tablonun adını.

Hikayesi de var ve o hikayeyi resmeder.

*.*.*.*

19 yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar.

Yalan doğru söyler ve ” bugün hava çok güzel” der.

Gerçek;

Onun etrafına bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır.

Gün gerçekten çok güzeldir.

Bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte çok zaman geçirirler.

Yalan doğru söyler;

“Su çok güzel, birlikte banyo yapalım!”

Gerçek şu ki;

Bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur, su gerçekten çok güzeldir.

Soyunur ve yüzmeye başlarlar.

Yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kaçar kayıplara karışır.

Kızgın gerçek kuyudan çıkar yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yere gider.

Dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır.

Zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur.

O zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşar.

Dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.

*.*.*.*

Dün gazetelere düşen bnir haber vardı

Mustafa Kemal Atatürk’ün 8 yıl boyunca seyahatlerinde kullandığı tren vagonu hakkında.

‘Atatürk’e Büyük Ayıp’ başlığı ile yer aldı dijital ve yazılı basında.

Alsancak Garı’nın ikinci kapısında tahsis alanda sergilenir yıllardır.

Ulaştırma Bakanlığı’nın alanı ve İZBAN’ın sorumluluğunda.

Elindeki pet şişeyi, poşeti, ambalaj kağıdını atıyormuş İzmirliler demir korkuluk ile çevrili vagonun bulunduğu yere.

*.*.*.*

Vagonun sergilendiği yerin konumu, hava akımının boğaz bulduğu caddededir.

Vagonun iki yanı, Devlet Demir Yolları Garı’nın duvarları ‘L’ şeklinde çevreler.

Rüzgarın, anaforun savurduğu kağıt, pet, nereye gider bu durumda sizce?

Tarihi eser statüsündeki vagonun sorumlusu TCDD, dolayısı ile İZBAN.

Bakım, çevre koruması yükümlülüğünü ihmal edene tek kelime yok.

Evet ihmal.

Çünkü yaklaşık 4 yıldır kaderine terkedilmiş durumda bu vagon.

İnanmayan gitsin, vagon camındaki güneşten kavrulmuş, sararmış, buruşmuş Atatürk fotoğrafına bir baksın yeter.

Etrafındaki çalı-çırpıyı da göreceksiniz gittiğinizde.

Çalı-çırpı değil aslında o.

Bakımsızlıktan çalı-çırpılılaşmış çim.

Bana inanmayabilirsiniz;

Google’da arama yapın vagon için.

Çimlenmiş eski halini göreceksiniz.

Neden?

Demiştik ya;

‘Gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur.

O zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşar.

Dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.’

Vah benim gazetecilik mesleğime.

Vah bu duruma gelmiş gazeteciliğe.

Vah ki ne vah!

www.haberhurriyeti.com / OĞUZ ÖRNEK

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz