Son Dakika
21 Temmuz 2019 Pazar

Kurallara uymazsan…

İMF’ye doğru mu yol alıyoruz? (3)

02 Haziran 2018 Cumartesi, 12:05

Türkiye’nin ekonomik çıkmaza girmesi tek bir nedenle izah edilemez tabii ki.

Başta ekonomi kurmayları hata yaptılar.

Saray’da devşirme danışmanlar, ekonomiden anladığını sanan “çakma” gazeteciler, okuduklarını analiz etmekten uzak ve ekonomiden anladıkları varsayılan sözde akademisyenler, Reis’i hep yanılttılar.

“Aman efendim, faizler yukarı çekilirse uçuruma yuvarlanırız, aşağı indirilirse Türkiye uçar” dediler.

Hemen de “İşte büyüme ortada” diye de eklediler.

Oysa enflasyon cephesine hiç göz atmadılar.

Enflasyon hesaplamasını“Taş Devri” dönemlerindeki matematikle çözmeye çalıştılar.

Enflasyon sepetine pinpon topundan vazgeçtik, bir tek  jartiyer sokmadıkları kaldı.

Doğaldır ki enflasyon hesabı asgarisi ile açıklandı.

Hemen her ay Saray’ın Efendisi, Merkez Bankası Başkanı’na yüklendi:

“Eyyy Merkez Bankası… Beni halk seçti. Ben siyasetçi olarak her şeye karışırım. Sen bağımsız isen ben daha bağımsızım. İndir şu faizleri aşağı. Bak yatırımcım kredi alamıyor, yatırım yapamıyor ve dolayısıyla istihdam açığı büyüyor. Yolumu tıkama… Büyümemi önleme.”

Merkez Bankası bağımsızdı bağımsız olmasına ama neticede Cumhurbaşkanını doğrudan karşısına almaktan kaçınıyordu.

Baskı altındaydı ve zaman kazanmaya çalışıyordu.

Reis, ekonomideki ısınmayı kabul etmiyor, yabancıların yavaş yavaş ülkeyi terkettiklerine aldırmıyor ya da görmüyor, derecelendirme kuruluşlarına da “Gidin oradan, derecelendirmenize ihtiyacım yok. Ben yerli derecelendirme kuruluşumu da kurarım” tehdidinde bulunuyordu.

Kesinlikle bağımsız olması gereken Merkez Bankası Başkanı, Reis’in “Ey Almanya, Ey Fransa, Ey Amerika “gibi kafa tutmaların, anbean ekonomik olarak çöküşe neden olduğunu biliyor, enflasyonu aşağı indirmek bir yana, durdurmayı dahi başaramıyordu.

Nedeni açıktı.

Siyasiler maliye politikasıyla yetinmeyip, para politikasına müdahale etmeye kalkışınca, Batılı ülkeler yatırımlardan vazgeçiyorlar, dolarlar evlerine dönüyor, cari açığımız bir yandan büyürken diğer yandan dış borçlar artıyordu.

Tabii ülkemizde adalet ve hukuk arayanlar “yatırımın hiçbir garantisi yok” noktasına geliyorlardı.

Merkez  Bankası, sıkı para politikasının sonuç vermediğini görüyor, döviz fiyatlarını ise dizginleyemiyor, faizleri de indirmiyordu.

Oysa faizler zamanında küçük oranlarda 050 baz puanlarla aşağı çekilseydi ekonomik kriz 2014’lerde atlatılabilirdi.

Tabii Fetö’nün ortaya çıkması, örgüte ait sermayenin kayyumlara teslimi, Bank Asya’nın kapısına kilit vurulması da ekonomi için ağır darbe anlamına geliyordu.

Bunlara aldırış eden de yoktu zaten.

Ekonomik kurallara uymamak, Merkez Bankası’nın zaman zaman çıkışlarını dikkate almamak, dalgalanmaya bırakılan döviz  kurlarının nereye kadar yükselebileceğini  hesap edememek krizi giden yolun taşlarının çoktan döşendiğini gösteriyordu.

Bütün ekonomik veriler krizi işaret ediyordu.

Ediyordu ama Reis’in bu çöküşteki rolü hiç de dillendirilmiyordu.

Saray’da yıllardır köşe başını tutmuş bazı sözde  ekonomistlerin sessiz sedasız odalarını toplaması Reis’in umurunda bile değildi.

Sonunda döviz kriziyle burun buruna geliniyordu.

Reis’in bu sıkışık durumda İngiltere ziyareti krizin yayılmasına yol açacaktı.

Reis Londra’da yabancı sermaye temsilcilerinin önünde faizlerin düşmesi gerektiğini savunuyordu.

Oysa aksini söylemesi, yaptığı yanlışın telafisi yoluna gideceklerinden hiç bahsetmiyordu.

Bu gafı Merkez Bankası Başkanı ve takımının faizleri birden 300 baz puan arttırmasına yol açacaktı ki, doların dizginlenmesi yine de mümkün olamadı.

Şu an itibariyle Gayrimenkule yatırılan paralar geri dönemez halde.

Mesken fazlalığındaki balon söndürülemez durumda.

Keza dolar borcu olan özel kurum ve kuruluş patronları iki elleri şakaklarında beklemekte.

Yatırımlar durmakta.

Enflasyon artmakta¸ işsizlik keza.

“Acaba Arjantin gibi mi olacağız?” sorusu akıllara gelmekte.

Yani “Acaba yine İMF’nin kapısını mı çalmak zorunda kalacağız” soruları ekonomik alanda yayılmakta.

Reis durumun vahametini ise hala anlamamakta.

(Son)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz