Son Dakika
16 Şubat 2019 Cumartesi

12 Şubat 2019 Salı, 00:44
Sezai Bayar
Sezai Bayar sbayar@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Kötünün de kötüsü olmaz inşallah…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Sincan Lale Meydanı’nda düzenlene toplu açılış töreninde konuşmuş.

Erdoğan, “Patates, domates, biber, marul, ıspanak. Ne oldu? Bugünden itibaren Ankara, İstanbul başladık. şimdi direkt olarak bu ürünleri satmaya başladık. Şimdi fiyatlar yarıya indi daha da inecek ve bunlarla kalmayacağız. Pirinç, bulgur, mercimek hepsi…”demiş…

İyi de, sorun bitti mi?

Mevsiminde yenmeyen, genelde kışı mevsiminde Türk mutfağına pek girmeyen yeşil biber, salatalık ve domates şu anda tanzim mağazalarının baş köşesinde. Soğanı anlıyoruz, her mevsim değil, dört mevsim sofralarımızda. Keza patates de..

Ya gerisi?

Bu satışlar Ankara ve Istanbul’da başladı anladık.

Kaç kişiye , kaç aileye ulaştı?

İstanbul 15 milyon.

Ankara 5.5 milyon.

21 milyon insanın yaşadığı iki şehirde, mevsim dışı 3 sebze ve patates-soğan kaç kişiye ulaştı.

Ankara Sıhhıye’de 5 tezgahta satılan kime yetecek?

Ülke geneline bakınca 82 milyon yurttaş satın alma gücünü kaybetmiş.

Bütün hayatları sadece patates-soğan üstüne mi kurulu bu vatandaşların?

Peki, işini doğru yapan, kirasını, işyerinin vergisini ödeyen, çalışanın maaş ve sigortasını muntazam yatıran, kazandığıyla ailesini geçindiren yüzbinlerce manavın hal esnafının hakkı ne olacak? Adam karaborsa yapmıyor?Adam fahiş fiyatla sebze-meyve satmıyor.Üstelik vergisini ödüyor.

Benim endişe ettiğim bu “Mostralık” tanzim satışları seçimden sonra da devam edecek mi?

Yani fakir fukara için sahneye konan bu “algı operasyonu” 31 Mart sonrası ne duruma gelecek?

Benim kanım şu. Bu sebze ve meyve sorunu eğer doğru dürüst ele alınır, tarafları memnun edecek bir formülle çözümlenir, hale yola sokulursa fiyatlarda istikrar bir süre sağlanabilir.

Eğer bu enflasyon aynı hızla devam eder, ya da gıdım-gıdım düşer veya “düşüyormuş” gibi yapılır gözler boyanmaya kalkışılırsa siz o zaman görün sebze ve meyvelerin borsa değerini.

Ekonomik krizler patlak verdiği yıllarda hep yazmışımdır.Osmanlı döneminde yaşanan seyyar satıcılar hikayesini.

Devrin padişahı, sokaklarda yüksek sesle sebze-meyve satan seyyar satıcıları bir fermanla uyarmış:

“Yarından tezi yok, kim ki yüksek sokak aralarında yüksek sesle satış yapar, bu esnafa ceza uygulana…”

Tabii bu fermanı duyan var, duymayan var. Günlerde bir gün erik satan bir seyyar satıcı Saray’ın yanından geçerken yakalanır ve Padişahın huzuruna derdest edilir:

Ulu Hakan emreder:

“Tabladaki eriklerin tamamı yavaş yavaş seyyarın ağzına tıkıla…”

Ceza belli, seyyar satıcının ağzına erikleri sokmaya başlamış sarayım muhafızları. Her seferinde bizim erikci gülermiş.

Hatta, eriklerin yarısına gelindiğinde kahkaha atmaya başlamış.

Padişah köpürmüş:

“Bre adam önce güldün, şimdilerde ise kahkaha atarsın. Bunun sebebi nedir? Zevk mi alıyorsun?

Seyyar satıcı başını kaldırıp yanıt vermiş:

“Haşmetlum, kendi halime değil, benim arkamdan geleni gözümün önüne getiriyorum da. Benim sattığım erik neyse de, arkamdan gelen ve birazdan huzurunuza çıkarılacak olan seyyar satıcı kulunuz, patlıcan satıyordu, patlıcan”

Mart sonrası ortaya çıkacak enflasyon, inşallah patlıcancının akıbeti gibi bizim başımızı belaya sokmaz.

Umarım.

 www.haberhurriyeti.com / Sezai Bayar

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

izmir escort bursa escort izmir escort antalya escort izmir escort porno izmir escort