Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.” Bir ara kimse görmeden, kedi düşmanı komşumuzun aracını kontrol ettim. Hiç bir boyanın kalkmadığını, en ufak bir tahribatın olmadığını gördüm.

01 Kasım 2018 Perşembe, 12:08

Mernuş’un  rüyasında kafasına takılanlar aslında bazı gerçeklerlerle örtüşmüyor değildi.

İki kedi ortalıktan yok olmuş, tüm aramalara, kapıcıların gayretlerine rağmen nasıl kayboldukları anlaşılamamıştı. Kapıcılar, bayan başkanın “kapıkulu”ları sayılırlardı ve onun sözünden çıkmıyorlardı. Bu nedenle bize “kedileri aradık ama izlerine rastlayamadık” demeleri gerçeği yansıtmıyor olabilirdi.

Bayan başkan ve yönetim kurulu, kedileri sevmeyenler, “kedisavar”lar takımında yer alıyorlardı. Kapıcılara her konuda yanlış, yalan talimat vermeleri olasıydı.

Mernuş’un yavruları artık yavruluktan çıkmış, kocaman olmuşlardı.  Sitedeki yaşamları onları sarmıyor olmalı ki; sık sık Patitan dışına, yan sitelere ve parklara giderek özgürlüklerin  tadını çıkarmaya başlamışlardı artık. Yaşam alanlarını “illegal” olarak genişletiyorlardı.

Çetin bir kış geride kaldıktan sonra ilkbaharın eşiğinde kediler arasında sayısal bir artma gözlenmiyordu.

Şimdilik hamile olan  yoktu …

Bazı kedisever site sakinlerinin; yönetici ve başkandan ürktükleri için, gizli gizli  ve akşam karanlığında bizim kedilere sıcak yemek taşıdıklarına tanık oluyorduk artık.

Onların sayısı giderek artıyordu ama bizim beslenme ve besleme yöntemimizin dışına çıkıyorlardı. Kedilerin sevmediği, onlara zarar verecek sivri ve keskin kemikli ev yemeklerı vermeleri her an tadsız olaylara neden olabilirdi.

Titiz davranmak zorundaydık.

Hastalanmaları, yaralanmaları, aşıları zaten yeteri kadar bizi meşgul ediyordu. Onlara ayırdığımız zamanın giderek artması bazen bizleri yoruyordu. Ama şikayetci değildik.

Boğazlarına kemik saplanması, başka nedenlerle çıkacak sağlık sorunlarıyla karşılaşmak istemiyorduk artık.

Kediler sitemizdeki  üstü tenteli kamyonetin tepesine çıkmayı pek seviyorlardı.

Kamyonet sahibi Hamdullah beyin, aracının üstünde güneşlenen kedilerden şikayetci değildi. Aksine arabasını çalıştırırken üste çıkmış kedilerin korkmamaları için önce onları  korna ile uyarıyor, inmelerini bekliyor, sonra aracını hareket ettiriyordu.

Bazıları ise tam aksine. Araçlarının üstüne çıkan kedilerin, tırnaklarıyla her türlü melaneti (!) yapabileceğine inandıklarından onlara karşı zalimce tavır alabiliyorlardı. Onları tekmelemeye kalkışanlara bile rastlanıyordu.

Üzerlerine araba sürenler de cabası.

“Hak vermek gerekir” diye düşündüğüm zamanlar oluyordu.

Ne de olsa mal canın yongasıydı. Mallarına zarar gelmesini istemeyebilirlerdi. Anlayamadığım kedilerin araçları tırnaklarıyla tahrip ettiği iddiasıydı ki, hiç de akla uygun gelmiyordu.

Tırnaklarını kullandıklarında zaten kaportaya tırmanmaları fiziken mümkün olamazdı, çünkü kızaktaymış gibi kayıp yere düştüklerinde anlıyorlardı durumu ve tırnaklarını kesinlikle kullanmıyorlardı.

Komşularımızdan birinin sabah ortalığı velveleye veren sözlerini hiç unutmamıştık:

“Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Bu canhıraş ve insanı fazlasıyla rahatsız  eden uyarıya karşı sessiz kalmayı tercih ettik. Öyle düşünebilirdi .

Bir ara ben merakla kimse görmeden, kedi düşmanı komşumuzun aracını kontrol ettim. Hiç bir boyanın kalkmadığını, en ufak bir tahribatın olmadığını gördüm.

Kendisine tek kelimeyle de olsa  yanıt vermedik bu gerçeği tesbitten sonra.

 

Biz biraz hoşgörülü davranmak zorundaydık Kediler ise öyle değil. Sanki bu gelişmeyi bizden fazla önemsemişlerdi.

Kediler  sanki şikayeti duymuş olmalılar ki bir süre sonra beyaz Şahin marka aracın üstüne çıkmaz oldular.

Belki de bizim güç durumda kalmamamız için sezgilerini harekete geçirmişlerdi.

Bilemem.

Sitede yaşam tekdüze devam ederken, arasıra ortadan kaybolan ve yandaki parklara gittiğini sandığımız Pamuk görünmez oldu.

Bir gün, iki gün, üç gün derken çıktı geldi. Annesi ve bizler çok sevindik.

 

Mahalle kedileriyle “muhabbeti” ilerlettiğini sandığımız Pamuk mahzun mahzun Mernuş’un kendisini yalayarak temizlemesine izin veriyordu. Diğer yavrular da Mernuş’a sokulmaya çalışıyorlardı.

Anne ve babası olmayan yan mahallenin konuk kedileri  bu tabloyu imrenerek seyrediyorlardı.

 

İçlerinden kimbilir neler geçiyordu.. Anne duygusu, ana sahibi olmanın tadı nasıldı acaba onlar için? En azından korunma açısından daha mı güçlü hissederlerdi kendilerini, kim bilir .

Yan mahallerde anne-babası olmayan kediler vardı.

Bu kediler bir şekilde ya terkedilmişlerdi, ya da anne babaları öldüğü için kimsesiz kalmışlardı. Onlar  anne-babalı büyümeyi istemez miydi? Masume’nin yavruları bu açıdan bakınca şanslıydılar.

En azından anneleri vardı…

Dahası koruyanları vardı.

(devam edecek)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

Kediler Örgütleniyor… (18)

Kediler kongresinde tartışma …(17)

5 gün önce yazıldıHem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz