Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü hayvanlar ve ağaçlar seçimlerde oy verecek değillerdi..

19 Ekim 2018 Cuma, 09:35

Ağaç operasyonundan sonra Patitan mukimlerinin tavrı iyice değişti.

Değişmekle kalmadı, bahçedeki hayvancıklara karşı daha da keskinleşti.

Henüz adını bile koyamadığımız, yeni yeni tanımaya başladığımız yabancı kedilerden ikisi, Civciv ve Sarman, haftalardır ortalarda görünmüyorlardı.

Mernuş’un sık sık site dışına çıktığının farkındaydık. Acaba yeteri kadar beslenemiyor muydu, yiyecek aramaya mı çıkıyordu? Çok iyi bilmiyorduk açıkçası.

Önemli olan annenin yavrularını uzun süreli terketmemesiydi ki, bu yöndeki olumlu tavrı bizi rahatlatıyordu.

Bu konuda sık sık veteriner Duygu hanıma danışıyorduk. Yeni bilgilerle donanıyorduk aslında.

Bir iki ay sonra soğuklar başlayacak, yavrular biraz toparlanmış olacaktı, korunmaları için yeni önlemler almak gerekliydi.

Site bahçesinin köşesindeki hurda aracın altında yapmaya çalıştığımız yeni mekan, yavruların ortaya çıkmasıyla haliyle yetersiz kaldı.

Mernuş’un, zaman zaman evimizin balkonunun altına geldiğini, bizleri izlediğini görüyorduk.

Son günlerde blokun ana kapısına gelmeye başlaması bizi tedirgin etti.

Çünkü Mernuş ana kapıya geldiğinde, ardından yavruları sökün ediyor, içeri giren çıkanların iyice dikkatini çekiyordu, bu nedenle kediden korkanların itiraz seslerini sık sık duyuyorduk.

Bu yetmezmiş gibi uzun bir süre sonra yavrular tek başlarına, ana kapının önünde dizilir oldular.

Bu tavırları sanki; kendilerine sahip çıkanlara yani bizlere sevgilerini anlatmak, belki de bir nevi şükran sunmak seramonisiydi.

 

Oysa kendileri ve gelecekleriyle ilgili kongre kararları vardı. Onların umurunda değildi. Geleceklerine yönelik hangi tehlikelerin beklediğini biz tahmin ediyorduk.

Ya kapıcılar vasıtasıyla gece yarısı alınıp uzak bir yere götürülürlerse?

Ya  “kedisavar” sakinlerden biri tarafından araba bagajına sokularak sürgüne gönderilirlerse?

Ya da başka birilerinin kirli planlarına kurban giderlerse?

Patitan bahçesi içindeki otopark yerine hızla giren araçların altında kalabilirlerdi de. Bu her zaman mümkündü..

Mernuş ve yavrularından çok, yabancı koloni mensupları kedilerin varlığı ve ara sıra Patitan’a gelişleri bizi endişelendiriyordu haklı olarak.

Onların bahçeye yayılması ile nüfus iyice artıyor, adeta bir ordu besliyormuşuz tablosu ortaya çıkıyordu.

Her ortamda bunu anlatmak oldukça zordu. Hele kedi sevmeyenlere, asla…

 

Sabahın erken saatlerinde bahçeyi ziyaret eden köpek sürüleri, kedilerin yemek yedikleri alana geliyorlar, belli ki yemek artıkları arıyorlardı.

Bu ise kedilerin her an risk altında yaşamaları demekti.

Bazı sabahlar kedilerin bağırışları üzerine bahçeye fırlayıp köpekleri oradan kovmak gerekiyordu.

Başıboş köpeklere karşı belediyenın hiç bir önlem almadığını biliyorduk.

Seçimlerden önce vaat edilen köpek barınaklarının kurulacağı sözleri de unutulmuş gitmişti.

Gölbaşı ilçesinde hayvan derneklerinden birinin açtığı köpek barınağı tıkabasa sokak köpekleriyle doldurulmuştu. Bir değil,  5-6 barınak bile çözüme yeterli değildi.

Bir kaç tane barınak açılması, köpeklerin yeni bir yuvaya kavuşmaları demekti.

Tamamının kısırlaştırılmasıyla sayılarının azaltılması sağlanabilirdi.

 

Politikacılara gerçek gibi gelmiyordu köpeklerin kısırlaştırılması sorunu.

İnsanların çoğalmasıyla uğraştıkları için sokak köpekler umurlarında değildi.

Aslında Hayvan Hakları Yasası olmayan bir ülkede, insan haklarından dem vurmaları uygar dünya için garipsenebilirdi.

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde „Önce  politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar“ tezini savunuyorlardı.

Hayvanların esamisi okunmuyordu.

Keza doğanın da…

Çünkü hayvanlar ve ağaçlar seçimlerde oy verecek değillerdi..

Siyasetcinin tek hesabı oydu. Hiç bir hayvan nasılsa seçmen değildi onlar için.

 

Bizim o sırada köpeklerle ilgili gelişmeleri düşünecek halimiz yoktu. Kedilerimizin geleceği tehdit altındaydı ve onları acaba nasıl yaşatacaktık?

“Önce hayvanlar ama bizim için şu an kediler” demek zorundaydık.

Politikacılarla ilgili olarak bildiğimiz tek şey TBMM restoranlarında yenilen yemeklerden arta kalanların köpek barınaklarına gönderilmesiydi.

Gölbaşı Belediye Başkanı kendi gibi MHP’li milletvekillerini araya sokarak meclis lokantası yemek artıklarını kendi ilçesindeki köpeklere ulaştırmayı başarmıştı.

Bu bile önemliydi.

Mamak çöplüğüne gideceğine, köpeklere gitmesi hiç olmazsa işe yarayan bir davranıştı.

(Devam edecek)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

Peri Bacası yıkan başkan (14)

https://www.haberhurriyeti.com/katliama-muthis-tepki-var-13/

https://www.haberhurriyeti.com/agac-katliami-ve-sonrasi-12/

https://www.haberhurriyeti.com/bayan-baskan-koltuga-oturunca11/

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Pembe memeli kedi… (8)

https://www.haberhurriyeti.com/bebelerrrrr-7/

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO