Son Dakika
17 Kasım 2018 Cumartesi

Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale getiremeyenler, hayvan haklarına duyarlı olamazlar.

05 Kasım 2018 Pazartesi, 21:26

Pamuk’un ölümünden sonra Mernuş, yavrularından Cızırtı, kara bebeği Karambo ve sarı-siyah renkli Benek’i yanından ayırmamaya özen gösteriyordu.

Genellikle onlarla birlikte yemek yemeğe çalışıyordu..

Pamuk için ağıtlar yakıyordu sessizce.

İçindeki yangını bilemezdik, üstelik söndüremezdik.

 

Mernuş, bir gece yine gözlerini kapadı ve rüyasına giren olayları adeta kare kare yaşamaya başladı.

***

Sitedeki tüm kediler batı cephesindeki duvarın dibinde toplanmışlardı.

Hepsi Mernuş‘un ölen yavrusu Pamuk için başsağlığı dilediler. Hepsinin başları önlerinde, patilerine bakıyorlardı.

Mernuş güçlü görünüyordu herşeye rağmen:

 

“Arkadaşlar ikisi komşu kedi olmak üzere Pamuk’la birlikte üç kaybımız var. Bu kıyım  durmayacak gibi. Ama bizim mücadelemiz güçlü biçimde devam etmeli. İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale getiremeyenler, hayvan haklarına duyarlı olamazlar. Zaten Hayvan Hakları Yasası’nın  çıkacağı yok. En doğrusu kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz.. Katil veya katilleri bulmak zorundayız. Önce Pamuk’un ölümü üzerinde durmak istiyorum. Hiç kimseye zararı olmayan bu bebeğimi hangi araç sahibi öldürdü? Kim kıydı yavruma? Katili bulmak için hepinizi ant içmeye davet ediyorum”

Bütün kediler, başta Yılçarık olmak üzere arka ayakları üzerine kalktılar. Sol ön patilerini yumruk haline getirip  vargüçleriyle  “mırnavvvv” “mırnavvv”, “mırnavvv” diyerek ant içtiler.

Bu kez taşın üstüne çıkan Yılçarık, oldukça kızgındı ve  söz istemeden konuşmaya başladı:

“Arkadaşlar, aldığım bilgiler ve kapı dinlemelerime göre, yönetim kurulu ve bayan başkan  Pamuk’u kimin öldürdüğünü merak etmişler. Galiba öldüreni bulup, bu işin devamını isteyecekler. Onlara göre kamyonet sahibi Pamuk’u öldürmüş olabilir. Ama bana göre eğer kamyonet altında kalmışsa kazayla ölmüştür. Çünkü kamyonet sahibi bizleri seviyor. Katili  oto sahipleri arasında aramak zorundayız. Bize karşı gaddarca ve haince davrananların kimler olduğunu zaten biliyoruz. Bu şüphelileri iyi izlemeliyiz.”

Komşu bahçe kedilerinden Yalaka, patisini kaldırıp izin istedikten sonra lafa girmekten geri kalmadı:

“Arkadaşlar eğer kamyonet sahibi öldürmüşse insanlar için değil ama bizim için yeni bir Susurluk’la karşı karşıyayız demektir. Unutmayın Susurluk Skandalını ortaya çıkaran ve kaza yapan gariban bir kamyon şoförüydü. Kamyon bu kazadan sonra insanlar için ne kadar önemli simge haline geldiyse, bu kamyonet de bizim için o kadar değerli bir kanıt olabilir. En iyisi kamyonet sahibini bir süre izleyelim. Bunun için aramızda izleme komitesi kuralım ve dönüşümlü mesai yapalım”

Teklif oya kondu, çoğunluk oylarıyla reddedildi.

Mernuş bir başka strateji belirliyordu gelecekleri için:

“Kamyonet sahibinin günahını almayalım. Bakın eğer bu Susurluk’a benzeyen bir olaysa bunun altından kalkamayız. Susurluk’un üstündeki sır perdesini devlet kaldırabilmiş değil. Devletin sahip çıkmadığı ölümlerde “derin devlet” var demektir. “Derin devlet”le kim uğraştı ise başı belaya girdi. Bizim başımız yeteri kadar belada zaten, bırakın Susurluk hikayesini parlamento veya hükümet çözsün.. Bence “karasuratlı” adamı izleyelim. “Karasurat” derin devlet kadar önemli bir prototip. Onun peşini bırakmayalım”

Mernuş hafiyelik görevi için Reis’i ve Karambo’yu önerdi.

Öneri çoğunluk oylarıyla kabul edilince bu kez Nataşa söz istedi.

Nataşa’nın derdi, ne Susurluk, ne derin devlet, ne de yeni patlak veren Ergenekon iddianamesiyle ilgiliydi.

Onunki tamamen sosyal ve psikolojikti.

En iyisi sorununu Nataşa’nın kendisinden dinleyelim:

“Arkadaşlar ölüm Allah’ın emri. Ama yaşarken ölmek bana daha çok koyuyor. Adımı Nataşa koymalarından ötürü gerek burada ve gerekse komşu erkek kedilerin tacizlerinden son derece rahatsızım. Hepsi aynı şeyi istiyorlar. Yani çiftleşmek. Oysa ben kendi irademle, sevdiğimle birlikte olmak istiyorum. Benim kime göz koyduğumu bildikleri halde yaşlı erkekler dahil herkes, hem beni, hem de sevgilimi taciz ediyorlar. Yavuklum hemen her gün birileri tarafından dayak yiyor. Tek tek gelseler iyi, bir kaçı birlikte saldırıyor ve sevgilim yaralanıyor. Ne olur buna bir çare bulalım. Benim sevme ve sevilme hakkımı korumanız için önlem almanızı istiyorum”

Mernuş, anne adayı olmak isteyen Nataşa’ya hak vermeden edemedi. Dişilere her zaman “negatif ayrımcılık” yapılması yüzünden zaten içi doluydu: Erkek egemenlere karşı tavrını seslendirmeden edemedi:

“Ey erkek nesli. sizlere sesleniyorum. Her gördüğünüz  Nataşa, “Nataşa, yataşağı” demek değildir. Rusya’da her beş kızdan birinin adı Nataşa. Kendi ülkelerinde çok rahatlar ama burada Nataşa adı nedense yanlış algılanıyor.. Her erkek bilmelidir ki, zorla güzellik olmaz. Kaba kuvvetle bir yere varılmayacağını anlayın artık. Yaşlı ve gözü dönmüşlere ne oluyor? Utanmıyorlar mı cinsel istismardan. Üstelik sözde köşe yazarı, teneşirlik tacizci olan  75’lik ülkücünün hapsi boylamasından ders almadılar mı bu içi geçmiş bunaklar. Artık bundan böyle herkes uçkuruna sahip olsun.”

Mernuş‘un bu sözlerinden sonra topluluk arasında homurtular duyuldu.

Başta Yılçarık olmak üzere tüm erkek kediler, aşağı mahalleden gelen yaşlı gözü dönmüşler, garip ve hiç duyulmamış  sesler çıkarmaya başladılar.

Bu sesler iyice kabalaşmaya başlayınca Mernuş bu kez sert çıkarak “Seks orucuna başlayın demedik. Her şey kuralına ve dengi dengine olsun. Hayvansak hayvanlığımızı bilelim” diyerek yoldan çıkmakta kararlı gözüken bazı erkek kedileri ve ayakta uyuklayan ama gözü hala Nataşa’da olan yaşlı, pinti zamparaları uyardı.

Sonra söz isteyen olup olmadığını sordu.

Söz isteyen çıkmayınca oturumu kapattı.

Ve arkasına dayanırken gözlerinin önüne Pamuk geldi.

Kadersiz ve talihsiz Pamuk…

(devam edecek)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

Pamuk nerde ?..(20)

Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

6 gün önce yazıldıSıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

5 gün önce yazıldıHem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO