31 Aralık 2018 Pazartesi, 13:55
Sezai Bayar
Sezai Bayar sbayar@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Kaybettiğimiz yıllar…

Yaşam akıp gidiyor, oysa insanlık ve insanlar yerinde sayıyor sayılır.

Açlıktan ölenlerin olduğu bir dünyada, insanlar arasında eşitliği sağlamak hiç mümkün olmayacak ama yine de arayışlardan vazgeçmemek gerek.

Belki asırlar sonra, eşitliğe “bir milim” daha yaklaşılabilir, o bile bir şeydir.

Belki o dönem geldiğinde devletler, halklar bir milim eşitlik sağlandı diye şölenler yapabilirler, bilemeyiz.

 

Bizim ülkemize gelince.

Bu ülke dünyada “Kendi kendine yeten yedi ülkeden biri” iken, sıralamada yerini kaybetti ve çok gerilere gitti güzel Türkiye’m.

Oysa kendi kendine yeterlik iyi kullanılsaydı, geleceğe yönelik isabetli planlar yapılsaydı, mevcut kaynaklar güzel değerlendirilseydi, halkımız arasındaki paylaşımda eşitliğe doğru olumlu şekilde yol alabilirdik.

Olmadı, geride bıraktığımız 16 yıl ne yazık ki iyi değerlendirilemedi, hatta çarçur edildi.

Ve halk zenginleşiyoruz illüzyonu ile daha da fakirleşti.

İşin kötüsü fakirleştiğimizi kabul edenlerin sayısı giderek azaldı ve azalmaya da devam ediyor.

Körleşme dönemine girdik adeta.

Bize gösterilenlere, anlatılanlara, gözümüzün içine baka baka içimize akıtılan yalanlara rağmen hala büyümekte olduğumuzu sanıyoruz.

Rakamlar ortada oysa.

Ama bu gerçek rakamları göremiyoruz. Çünkü göstermiyorlar, gösteremiyorlar.

Göremeyenler, görmek istemeyenler mutlu nedense.

Yalanı doğru kabul edenlerin sayısı artıyor.

“Dibe gidiyoruz” diyenlere karşı büyük çoğunluk “zirvedeyiz” diye nara atıyor.

Somut rakamlar ortada.

Onların rakamlarına inanılıyor.

Her şey ortada deniyor.

Oysa “kapalı” bir devlet var ortada.

16 yıldır devletin içindekileri gören, doğru teşhis eden yok, yorumlayabilen yok, ciddi şekilde eleştirebilen yok.

Hesap verilebilirlik zorunluluğu kimsenin umurunda değil.

Tek kişi ne diyorsa o doğru kabul ediliyor.

Kabul edenlerin sayısı, tek adama inananların sayısı giderek artıyor.

 

“Cahiliye Dönemi”ni mi yaşamak istiyoruz, anlamak zor.

Anladığımız sanırım cahilliğin iyi bir şey (!) olduğuna inananların sayısının artışmış olması.

Cahillik mutluluk mu getiriyor ne?

Anlamak mümkün değil.

 

 

 

 

Yorum

  1. ahmet Duysak

    1 Ocak 2019 at 23:17

    Her şey dediğin gibi Ağabeyim.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz