Son Dakika
17 Haziran 2019 Pazartesi

(Kan düşmanı)’yken, (Kan kardeş) oluverdik

AKP’nin ne yaptığı belli, ne de yapacağı. Baksanıza, İsrail için “Hitler’den beter” demişti. Hatta İsrail’in siyasetçilerini yerden yere vurarak, onları “Gazze Şeridi’nde soykırıma kalkışmakla” da suçlamıştı.

27 Haziran 2016 Pazartesi, 15:14

okkesagaoglu_haberhurriyeti

AKP’nin ne yaptığı belli, ne de yapacağı. Baksanıza, İsrail için
“Hitler’den beter” demişti. Hatta İsrail’in siyasetçilerini yerden
yere vurarak, onları “Gazze Şeridi’nde soykırıma kalkışmakla” da
suçlamıştı.
Peki ne oldu da aniden 180 derece dönülüverdi?..
Sadece bu kadar mı?..
İnsan 180 derece döner de böyle mi döner?..
İsrail’e Hitler suçlaması yapan AKP iktidarı, bugün bakın ne diyor:
“İsrail’e ihtiyacımız var…”
Birkaç gün aradan geçiyor, bu sefer söylem şu şekli alıyor:
“İsrail’e muhtacız…”
Yahu insan siyaseten de olsa İsrail için dün “Şeytan görsün yüzünü”
diyecek kadar küfür eden iktidarın… Bugün kalkıp da, “Bizim İsrail’e
ihtiyacımız var” demesinin neresi etiktir?..
Bu kadarla da kalınmıyor…
Daha düne kadar Erdoğan ne demişti:
“Çocukları en iyi öldürmesini bilen millet İsrail’dir” dememiş miydi?..
Demişti…
“İsrail dünyada barışı tehdit eden bir ülkedir, Ortadoğu’da barışı
tehdit eden bir ülkedir. Dolayısıyla da Türkiye olarak biz kendimiz
bir defa, şahsen ben bu görevde bulunduğum sürece, hiç bir zaman
İsrail ile olumlu bir şey düşünemem” dememiş miydi?..
Demişti…
Peki ne oldu da aniden İsrail ile tokalaşma oluverdi?..
BİRİNCİSİ: Ankara, dış siyasette köşeye sıkıştı. Hatta çöktü…
İKİNCİSİ: Oulumsuz gelişmelerin akabinde siyaseten de olsa hiçbir
önlem almayan (hatta alamayan) Türkiye’nin İsrail konusunda elinin
sıkıştığı anlaşıldı.
ÜÇÜNCÜSÜ: Kim ne derse desin, Amerika Birleşik Devletleri’nin onayı ve
siyasi zorlaması olmasa, Ankara asla bu yanaşmaya girmezdi.
DÖRDÜNCÜSÜ: Yani işin içinde yine Amerika var.
İyi ama İsrail ile her ne kadar anlaşmaya varılsa da, Filistin’e
yönelik iyileştirmeler masaya yatırıldı mı?..
Hayır…
Ne yatırılması…
Filistinli’nin özgürlüğünün yanından dahi geçil(e)medi…
Yani 3 konuyu şart koşan Ankara, Filistin’in elini iyileştirmesi
gereken diğer üçüncü konudan vazgeçti. Daha doğrusu “Özür”ü kabul
ettirmesinin yanında, “Tazminat” talebini de onaylatan Ankara
hükümeti, “Gazze’ye uygulanan İsrail ablukasının kaldırılması”
konusundan (daha doğrusu şartından) vazgeçti.
Şimdi sorarız Ankara hükümetine:
“Bunun neresi başarı?..”
En önemli konu olan ablukanın kaldırılmasına, İsrail adına “yumuşak
davranarak” çekimser kalacaksınız… Ama diğer iki konu olan olan
“Özür” ve “Tazminat”ı kabul ettirerek bunun adına “Başarı”
diyeceksiniz…
Öyle mi?..
Bunun adına koca bir “Yenilgi” der beyler…
Eğer yenmiş ve yenecek bir konumda olunsaydı, bugüne kadar İsrail
hükümetinin abuk – sabuk açıklamaları olmazdı… Hatta Filistin için
olumlu sinyaller verip, büyük baskısını İsrail rejimine
yönlendirmezdi.
Öyle değil mi?..

ANKARA, HİÇBİR ZAMAN İSRAİL İLE KAVGA ETMEDİ…
HİÇBİR ZAMAN İSRAİL’LE DÜŞMAN OLMADI, AKSİNE BUGÜNE
KADAR GİZLİ GİZLİ GÖRÜŞMELER YAPILARAK BUGÜNE GELİNDİ…

AKP iktidarı ne yapıyor?..
Avrupa Birliği’nin esip yağmasını engellemek için, siyasi programında
değişiklik yaparak İsrail’e göz kırpıp… Amerikan ekolünün Batı
tarzındaki siyasi beklentisine evet diyor.
Neden?..
Bugün “Ortadoğu batağına girsem de kolaylıkla kendimi bu olumsuzluktan
sıyırabilirim” beklentisine kendini fazlasıyla kaptırdığı için… Ama
bu beklenti gerçekleşmeyince, 180 derece dönüş yapılıverdi.
Herkesin Türkiye’nin, “İsrail’i adeta kan düşmanı gibi görüyor artık”
demesine rağmen, Netanyahu hükümetine karşı bu kadar yumuşamasına bir
anlam veremediğini de düşünürsek eğer… Ortada, hem ne bir “Kan
düşmanı”nın olduğunu görürsünüz… Ne de Türkiye’nin “Filistin,
Türkiye için ayak bağı olmasını istemediği” düşüncesini görürsünüz…
Hatta bu İsrail politikasıyla “Kan düşmanı”nı değil… “Kan kardeş”
olma yolunda adımların atıldığını da görürsünüz.
Peki dünkü o esip yağmalar…
İsrail hükümetine büyük küfürler etmeler…
Mavi Marmara olayından sonra İsrail’in artık asla affedilemeyecek bir
ülke olduğunu söylemeler…
İsrail konusunda dış siyasette Avrupa Birliği’ne… Birleşmiş
Milletler’de Amerika’ya… Uzakdoğu ve Ortadoğu’da (başta İran olmak
üzere) kuzey komşumuz Rusya’ya karşı takılan tavırlara ne oldu?..
“Terör devleti” dediğimiz İsrail politikasına ne oldu?..
“İsrail’den Hesap soracağız” açıklamalarına ne oldu?..
Ne olursa olsun bütün bunlara şöyle bir cevap verebiliriz:
“Ne olduysa oldu, Mavi Marmara’da ölen 10 vatandaşımıza oldu…”
Kamuoyumuz bugüne kadar aldatıldı ve kandırıldı.
Hiçbir şey doğru olarak söylenmedi.
İsrail ile bugüne kadar gelmek için, askeri alandan tutun, siyasi
geleceğimizin Filistin adına nelere mal olacağının analizi dahi
yapılmadı.
Hatta yaptırılmadı.
Sadece yandaş medyanın da yardımıyla, küfürlerin havada uçuştuğu
dönemler unutulup (daha doğrusu unutturulup)… Sözde barışa yönelik
naylon laflarla Filistin’in elinin güçlendiği yalanına sarılındı.

ANLAŞMANIN DETAYLARI VE İNCE AYRINTILARI HALKTAN
BÜYÜK BİR USTALIKLA SAKLANACAK…
AMA MERAKLI HALK ŞUNLARI SORMAYACAK MI?..

Bugün “Büyük başarı elde ettik. İsrail devleti bizim her dediğimize
evet dedi” gibisinden kandırmaca sözlerle karşımıza çıkanlar… Aksine
ortaya çıkıp da, “Büyük başarı elde ettik” diyerek millete hikaye
anlatmanın yerine… Aşdod Limanı gerçeğini anlatmalılar.
Yani, palavradan bir İsrail politikasının altına nasıl imza
attıklarını anlatsınlar.
Yandaş medyanın da yardımıyla “Bu büyük bir başarıdır” dedikleri
anlaşmanın, aksine “Büyük bir fiyasko”nun… “Büyük bir palavra”
siyasetin altına imzayı nasıl attıklarını anlatsınlar.
Anlatsınlar ki Türk milleti de ortada ne dolaplar döndüğünü anlasın,
hatta görsün.
Peki bizim millet buna, böyle tavırla yaklaşır mı?..
Asla yaklaşmaz.
“AKP ne derse doğrudur” diyerek bugüne kadar yapılan İsrail
siyasetinin olması gerektiğini söyler durur.
Neden mi?..
İsrail ile Türkiye’nin üzerinde anlaştığı anlaşma metnini okumazlar da ondan.
Oysa bakın anlaşma metninde neler var. Hepsini yazacak değiliz, sadece
göze ve dişe dokananları yazalım:
İsrail, Mavi Marmara olayında Gazze’ye gidecek yardımın önce Aşdod
Limanı’na yanaştırılmasını… Araştırma yapıldıktan sonra Gazze’ye
gidileceğini söylemişti. Ankara siyaseti buna hayır diyerek Mavi
Marmara’yı Gazze’ye yönlendirmişti ve 10 kişi hayatını kaybetmişti.
Bugün ne oldu?..
İsrail’in Aşdod Limanı “Anlaşma şartı”nın en başında kabul edildi.
“İsrail, döktüğü kanda boğulacak” diye yola çıkanların, bugün
“Türkiye’nin İsrail’i ihtiyacı var” dediğinde, bu anlaşmanın neresinin
doğru olduğunu biri çıksın da bize söylesin bakalım.
Bize sorarsanız bu anlaşmanın zemininde önce ekonomik, sonra da
politik unsurların devreye girmesi yer alıyor. Çünkü İsrail gazıyla
ilgili hayali söylemler gerçekleşecek… Ama İsrail’in gaz konusunda
elini bu kadar rahatlatan Türkiye’nin Filistin’e yapacağı her türlü
yardımı İsrail’in onayı olmadan sokamayacak.
Şimdi söyler misiniz, bunun neresi başarı?..
Bunun neresinde İsrail’e ihtiyacı olan Türkiye’nin yaptırımları söz konusu?..
Aksine Amerika’nın Türkiye’ye her an Sarraf ambargosu uygulayacağı
korkusuyla hareket edildiği için İsrail ile bugünleri yaşıyoruz. Yoksa
bugüne kadar atıp tutmaların bir anlamı olması gerekir…
Öyle değil mi?..
İşte halkımız bugün ortaya çıkıp:
“Bugüne kadar neden İsrail’e esip yağdınız?..” sorusunu sormalı…
“Kendi kanlarında boğulacaklar”ın sözünün bugün ne anlama geldiğini sormalı…
“Mavi Marmara olayında ölenlerin anısına bunu nasıl yaptınız?..” diye sormalı…
“Siz (Türkiye büyük başarı elde etti) diyorsunuz… Evet ama Aşdod
Limanı’na neden bel bağladınız?..” diye sormalı…
“İsrail gazı konusunda ellerinin rahatlamasına neden olabilirsiniz…
Ama siyasi ve politik dönemeçlerden geçerken de (İsrail’le normalleşme
için) Gazze ablukası şartından vazgeçildi” iddialarını biriniz çıksın
da anlatsın diye sormalı…
Dün İsrail’e küfür eden yetkili, “İsrail’e ihtiyacımız var. İsrail’e
muhtacız” derken ne oldu da 180 derece dönüldü diye sormalı…
“Bizim için egemen güçlere şirin görünmek değildir aslolan” diyen
yetkiliye, “Bugünkü egemenlerin dünyasında yerini alabilmek için
yapılan anlaşmanın neresinin özgür iradeyle alınmış olduğunu?..” da
sormalı…
Hatta, “(Kan düşmanı)’yken, nasıl oldu da (Kan kardeş) oluverdik?..”
sorusunu da AKP iktidarına sormalı…
Sorsa ne olacak?..
Atı alan her gün Üsküdar’ı geçiyor bile…
Böyle millete, böyle iktidar az bile…

www.haberhurriyeti.com / ÖKKEŞ AĞAOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri