Son Dakika
17 Aralık 2018 Pazartesi

Kalem böreği

02 Ekim 2013 Çarşamba, 15:20

Bir yorumdan yola çıkarak, bugünü anlatmayı deneyeceğim. Önce yoruma bir bakalım: “Ahlak öyle basite indirgendi ki, belediyenin işletmesi olan bir cafeden eşim sigara böreği istedi. Hizmetli, gümüş, üzerinde akik taşı olan yüzüklü 25’lik delikanlı; ’O yok, kalem böreği vereyim’ dedi. Eşim ısrarla ‘o kalem değil sigara böreği’ deyip ona tepki gösterdi ve sonunda almaktan vazgeçti. Ve şimdi bu zihniyet yılların sigara böreğini bize kalem böreği diye satmayı deniyor artık.”
AKP, sigara yasağıyla başlattığı yasaklar zincirini kadının odasına kadar indirgediği gibi son desteği de Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’den, “İnsanlığa karşı cinayeti önleyemeyen kurumlar, kuruluşlar toplumların kadına karşı şiddeti, insan hakkını, aile içi şiddeti ve benzeri konuları nasıl önleyebilirler?” sözüyle aldı. Kadına yönelik şiddet konusunda Birleşmiş Milletler fonundan sağlanan kaynağı kullanmayacağını, “hamt olsun paramız var” diyerek reddeden başkan, anladığıma göre demek istiyor ki,  BM, ne Suriye’ye ne Mısır’a söz geçiremiyor, orada işlenen cinayetleri çözmüyor, kalkmış kendi ülkemde işlendiğini iddia ettiği kadına şiddeti önlemeye çalışıyor!

Doğrusu bizden istenen, deve kuşu gibi kafamızı kuma gömüp yaşanan onca töre cinayetini, tacizi, tecavüzü, dayağı vb. şiddet olayını Başkanın soyadı gibi “Görmez”likten gelmemiz.
Bugün camilerde verilen vaazların içeriğine bakıldığında ağırlıklı ele alınan konuların başında namaz, cennet ve cehennem gelmekte. Bugüne ilişkin söylenecek ve uyarılacak o kadar çok konu varken bunlara ağırlık verilmesinin bir nedeni, cami cemaatini artırmaktan başka ne olabilir? Oysa İslam kişisel ibadet için lüks camiler yapılmasını önermez, Hz. Muhammed Medine’de bir mescitte namazını kılmıştır. Bugün milyarlarca lira harcanarak yapılan lüks camiler Hıristiyan dünyasının görkemli katedrallerinden ne farkı var? Buralara harcanan paralarla pek çok fabrika, yol, baraj vb. yatırımlar yapılır, böylece ülkenin kalkınması, işsizliğin önlenmesi sağlanabilirdi.
İslam dünyasının bir kan gölüne dönüşmesi, Kur’an’nın “fırkalara bölünenler bizden değildir” hükmünün ayaklar altına alınmasından başka nedir? Öte yandan, tüm bilimsel buluşların beğenmedikleri Batı ülkelerinden çıkması da “aklını kullanmayanların üstüne pislik yağdırırım” diyen kutsal kitaba bir itaatsizlik değil midir?

Bir zaman sabah ezanı ve sâlâ hakkında yazı yazmış ve yayımlamıştım. O yazıda zengin ve fakir ayrımı yapıldığını, para verenin sâlâsının ağdalı, garibanın salasının da Aydın havasında hiç anlaşılmayacak şekilde okunduğunu dile getirmiştim. O yazı üzerine konuyu araştıran Müftülük, beni haklı bulmuştu. Dini ritüellerin para karşılığı yapılıyor olmasının dinen sakıncalı olmadığını kim iddia edebilir?
Sittin senelik sigara böreğinin kalem böreğine dönüşmesi için harcanan paralarla bir ikinci Türkiye kurulurdu. İslam dünyasının tek laik devletini şeriat devletine dönüştürme projeleri siyasal tarihimiz okunduğunda net olarak görülecektir. Atatürk’ün öngörüleri bugün ortaya bir bir çıkarken, onu unutturmaya, yok etmeye çalışmanın temel hedef olduğu gün gibi ortada. Burada bilinenleri yinelemenin kime yararı olur bilemem.
Saldıran, karalayan, aşağılayan, hedef gösteren bir zihniyetle mücadele ediliyor bugün. Çünkü onlar demokrasi tramvayıyla yolun sonuna geldiklerini sanıyorlar. Ancak unutulmasın ki, doğru ve yanlışlarıyla bu ülkede Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerine gönülden inanmış büyük bir kitle var. O kitlenin dinamikleri gün geçtikçe artan bir ivmeyle anayasada ifadesini bulan değerleri korumak için inançla çaba gösteriyor ve gösterecek de.

SON SÖZ: Hiçbir şeyin o kadar kolay gerçekleşmeyeceğini zamanla göreceğiz, yaşayacağız.

www.haberhurriyeti.com / ÖMER AKŞAHAN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO
kartal escort alanya Escort konya escort porno izle manavgat escort izmir escort izmir escort bursa escort bursa escort