Son Dakika
18 Kasım 2019 Pazartesi
”

KAHRAMAN ÇOBAN

Tire Tren istasyonuna yaklaşılınca, yerli Rumlar iyice azıtarak Türklerin dükkanlarını yağmalamaya başlamışlardı. Rumların eğlenceleri ve sevinç naraları sabaha kadar devam etti.

07 Nisan 2017 Cuma, 17:58

29 Mayıs 1919 Perşembe günü, Tire halkı için tam anlamıyla kara bir gün başlıyordu.

Bayındır’ı işgal eden Calvales komutasındaki Yunan işgal kuvvetleri, gözlerini Tire’ye dikmişlerdi. Atının üzerinde, mağrur bir şekilde etrafı gözetlemekte olan Calvales’in, önüne aniden saçı-sakalı birbirine karışmış 30-40 yaşlarında bir fırladı. Kılık kıyafetinden çoban olduğu anlaşılan adam, bir taraftan elindeki sopayı sallarken, diğer taraftan da avazı çıktığı kadar çılgın gibi bağırmaya başladı.

-Defolun ulan Yunan itleri, defolun!

Yunan komutan irkildi, atının dizginlerini çekti ve arkasından gelen askerlere seslendi.

-Yıkın şu herifi yere, yıkın!

Komutanın arkasındaki eli silahlı yerli iri yapılı Rum çetecileri çobanın başına dipçik

darbeleri ile vurmaya başladılar. Çoban kendini sopasıyla savunmaya çalışırken, öfkeyle bağırıyordu.

-Nankörler! Bu vatanın ekmeğini az mı yediniz! Hain köpekler!

Sahibine yapılan saldırıyı gören çobanın köpeği hışımla çetelere saldırdı. Önce korkup geri çekildiler, ardından birisi silahını köpeğe doğrulttu ve iki el ateş etti.

         -Tak, Tak!

Köpek cansız yere yığılıverdi. Çoban ağır yaralıydı. Dipçik darbeleri ile iyice hırpalanmış, ağzından ve burnundan kan geliyordu. Komutana son defa öfkeli gözlerle baktı ve “La ilahe illallah…” diyerek hakkın rahmetine kavuştu.

Yunan Komutan Calvales, yerde cansız yatan çobanı gözleriyle süzdükten sonra, bir tükürük fırlattı çobanın üstüne ve arkasındaki askerlere doğru bağırdı.

         -Eli silahsız bir çobanla bu kadar uğraşırsak, işimiz çok zor! Asla acımak yok! Kim direnirse sıkın kafasına! Hadi şimdi doğru Tire’ye!

Yunan Birliği Tire yol ayrımına gelmişlerdi. Yerli Rumlar ellerinde çiçeklerle karşıladı efsun alayını. Genç kızlar, Yunanlı askerlere ayran sunma yarışında iken, çalgıcı yerli Rumlar da Rumca şarkılar söylüyorlardı. Manifaturacı Agop komutana yaklaştı. Bir taraftan Calvales’in çizmelerini öpüyor, diğer taraftan da Türklere olan öfkesini, kinini kusuyordu.

-Kurtarıcılarımız hoş geldiniz! Az daha gelmeseydiniz, bu Türkler bizi keseceklerdi!

Tire Tren istasyonuna yaklaşılınca, yerli Rumlar iyice azıtarak Türklerin dükkanlarını yağmalamaya başlamışlardı. Rumların eğlenceleri ve sevinç naraları sabaha kadar devam etti.

www.haberhurriyeti.com / ALİ AKSAKAL

2 Yorum

  1. Burhan DEMİR

    10 Nisan 2017 at 13:53

    Ali arkadaşım eline kalemine yüreğine sağlık akıcı üslup güzel Türkçenle harika olmuş Arslan zayıf düştüğünde çakallar etrafında kol gezerlermiş ama hesap edemedikleri yaralı Arslanın yeni bir hamle ve dirilişle yedi düvele meydan okuyabileceğini
    akıl edememişler.Bu kitabı sen yazdıysan bende almak isterim Sevgi saygı ve selamlarımla kardeşim.

    • Ali AKSAKAL

      11 Nisan 2017 at 09:20

      Burhan Beyciğim! Bu hikâyeleri henüz kitap haline getiremedim. Kitap olarak basılınca size de takdim ederim.
      Ali AKSAKAL

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz