Son Dakika
15 Haziran 2019 Cumartesi

Kadınlarda cinsel isteksizlik

İnsanın doğumundan ölümüne kadar eşlik eden cinsellik sadece aklımıza gelen bir İMAJ DEĞİLDİR. Tüm sosyokültürel etkileri de içeren bir başlıktır.

20 Aralık 2013 Cuma, 18:00
Kadınlarda cinsel isteksizlik

elifmirza_haberhurriyeti

Cinsel isteksizlik, cinsel düşünce ve FANTEZİLERİN, cinsel birleşme ve ORGAZMA ulaşma sıklığının azlığı ya da yokluğu, cinsel bir etkinliği başlatma, katılma ya da yanıt verebilme motivasyonunun YETERSİZLİĞİ olarak tanımlanmaktadır.

İnsanın doğumundan ölümüne kadar eşlik eden cinsellik sadece aklımıza gelen bir İMAJ DEĞİLDİR. Tüm sosyokültürel etkileri de içeren bir başlıktır. İnsan hayatını bu denli etkileyen bir konu detaylı konuşulmalıdır.
Kadınlar da cinsel sorunların başında CİNSEL İSTEKSİZLİK gelir. Cİnsel isteksizlik, bireylerde altta yatan başka bir hastalığa, antidepressanlar başta olmak üzere kullanılan bir ilaca veya başka bir cinsel hastalığa bağlı olabilir. Birçok kadın cinsellikten birşey anlamadıklarından, eşlerinin kendilerini cinsel açıdan yeterli şekilde uyarmadıklarından şikayet ederek cinsel isteksizliğe sahibim der. Oysa ki bu kadın bireyler araştırıldığında cinsel ilişki sırasında CİNSEL AĞRI, UYARILMA PROBLEMİ veya ORGAZM sorununun cinsel isteksizliğe neden olduğu görülmektedir.
Önemli olan cinsel isteksizlik yaşayan kadın bireylerde düzeltilebilir etkenlerin varlığının araştırılmasıdır. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar çoğunlukla kadınlarda tek bir cinsel sorun yerine birden fazla cinsel sorunun varlığını göstermektedir. Genellikle isteksizlik, ağrı, orgazm olamama ve uyarılma sorunu birlikte görülmektedir.
Cinsel sorun yaşayan kadınlarda özgüven eksikliği, UMUTSUZLUK, motivasyon eksikliği ve kendini YETERSİZ hissetme en belirgin duygulardır; aynı şekilde partnerlerinde de bu duygudurumlarına rastlamak kaçınılmazdır.
Bir taraf cinsel isteğe sahipken karşı taraf bunu yaşamazsa çatışmalar kaçınılmazdır.. Çiftler iyi bir iletişime sahiplerse çözüm odaklı davranarak cinsel isteksizlikten kurtulmaları mümkündür.
Uzun yıllar cinselliğin psikolojik faktörlere bağlı geliştiği düşünülmekteydi. Oysa ki organik, fizyolojik veya hormonal sorunların etkilerine bakınca cinsel isteksizlikte aslında psikolojik nedenlerin daha az yer aldığı görülmektedir.
Toplumumuzda kadınlar arasında en sık görülen cinsel işlev bozukluğu ”CİNSEL İSTEKSİZLİK”tir.
Cinselliğin sadece ERKEKLERE ÖZGÜ olduğu, erkeklerin cinselliği istemeye ve doyuma ulaşmaya hakkı olduğu düşüncesinin yaygın olması, kadınlarda ”CİNSEL HAZ” ve ”DOYUM” ifadelerinin yerini ”CİNSEL GÖREV” ifadesine bırakmasında en önemli etkendir….
Cinsel isteksizliğe sahip kadınlara çok yönlü yaklaşım içeren tedavi uygulamak gerekir. Öncelikle şunu unutmamalıyız ki cinsellik BEDENSEL, PSİKOLOJİK ve SOSYAL koşullardan etkilenir. Cİnsellik sadece cinsel organlarla SINIRLI DEĞİLDİR.
Cinsel sorun, tıbbi veya biyolojik bir nedene bağlı gelişmişse tedavisi ilaç veya diğer tıbbi tedaviler olacaktır. Bu durumda böylesi bir tedaviyi, ürologlar, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ya da psikiyatristler yaparlar. Eğer cinsel sorun, psikolojik faktörlere bağlı gelişmişse veya tıbbi bir nedene bağlı olarak gelişmiş olsa bile psikolojik etkenler durumu ağırlaştırmışsa cinsel terapiler uygulanmalı ya da ilave edilmelidir. Cinsel terapiler, cinsel terapi konusunda eğitim almış psikiyatristler ve klinik psikologlar tarafından yapılmalıdır. Bütün tedaviler gibi cinsel tedaviler de bilimsel veriye dayalı olmak zorundadır.
Dünyada ve Türkiye’de 1970’lerden beri “CİNSEL TERAPİ” ile Vajinismus ve Erken Boşalma olgularının pek çoğu başarıyla, cinsel isteksizlik, erkeklerin sertleşme bozukluğu ve kadınların uyarılma ve orgazm bozuklukları gibi diğer cinsel işlev bozuklukları da büyük ölçüde tedavi edilmektedir. Cinsel sorunun tipine ve sorunlu çifte göre değişiklikler olmakla birlikte, cinsel tedaviler ortalama olarak 2-4 ay ve 6-10 seans sürer, ama kişiye göre bir iki görüşme ile kısa zamanda düzelen vakalar olabildiği gibi, bir iki yıl tedavisinin sürmesi gereken vakalar da olabilir.
Cinsel tedaviler aslında özel bir öğrenme biçimidir. Bu öğrenme sürecinde bireye temel olarak şunlar öğretilir: Psikoterapilerde ve özellikle cinsel tedavilerde BİREYLERE ÖZEL ve GÜVENLİ bir ortam oluşturulur. Bu ortamda bireyler kendi denetimi altında kendisini, kimliğini, bedenini, ilişkisini keşfetmeye cesaretlendirilir. Bu öğrenim kişinin özelliklerine göre değişen bir hızda ve derece derece olur. Bu nedenle cinsel sorunun ilaçla tedavisi yapılırken hasta ile hekim arasındaki ilişkinin önemli vardır. Bazen psikoterapi veya cinsel terapinin bir parçası olarak bireylere ”MEDİKAL DESTEK” uygulanır. Zira cinsellik sadece bedensel bir sorun değildir.
Cinsel isteksizliğin tedavisinde psikoterapi seanslerı muayenehane veya hastanelerde yapılır. Görüşmelerin temel ilkesi ve süresi bilinmektedir.Cinsel terapiler bilimsel standartlara olduğu kadar ETİK kurallarına da uygun olmalıdır. O halde psikiyatristler bireyleri, davranış ve duygusal açılardan değerlendirmelidir. Bedensel bir sorunu olduğunu düşündüğü bireyleri kadın hastalıkları ve doğum uzmanı veya üroloji uzmanına yönlendirmelidir. Psikiyatristler de dahil hangi branştan olursa olsun, DOKTORUN YANINDA CİNSEL İLİŞKİ KURULMAZ. Bilimsel olarak böyle bir tedavi yöntemi olmadığı gibi, bu durum ETİK de DEĞİLDİR.
Cinselliğin yaşı yoktur. İyi bir cinsellik için çok iyi bir fizyolojik bedene sahip olmak gerekmez. Yaş ilerledikçe cinselliğin tarzı ve şekli değişerek devam eder hatta ETMELİDİR…. Cinsellik ömrü uzatan bir olgudur….

Sorularınızı emirza@haberhurriyeti.com adresiyle bana ulaştırabilirsiniz….

“Derin ve ihtiraslı sev… Kalbin kırılabilir ama hayatı dolu dolu yaşamanın tek yoludur.”
 Erich Fromm

www.haberhurriyeti.com / Dr. ELİF MİRZA

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri