Son Dakika
21 Eylül 2019 Cumartesi
”

Kader mi, doktor ihmali mi?

Bir önceki yazımda Abdullah Ünal’ın meziyetlerini saymıştım. Şimdi bu meziyetlere nasıl ulaştı, genç yaşında nelere maruz kaldı onu anlatmak istiyorum.

17 Şubat 2015 Salı, 17:58

beyhanbickin_haberhurriyeti

KADER Mİ, DOKTOR İHMALİ Mİ?

O biiirrrrr diye başlamıştım bir önceki yazıma. Ve Abdullah Ünal’ın meziyetlerini saymıştım. Şimdi bu meziyetlere nasıl ulaştı, genç yaşında nelere maruz kaldı onu anlatmak istiyorum. Ama bunu yazarken eğer Abdullah Danimarka’da yaşasaydı ne olurdu onu da yazacağım. Böylece bizim vatanımızda yaşanan anormalliklerin ‘’KADER’’ olmadığının altını çizmek istiyorum.

Bir önceki yazımı şu cümlelerle bitirmiştim ‘’ Engelli hale gelişimin kısa bir hikayesidir şu söz; “bir gece yarısı yürüyerek bir acil servise gidip, doktora “sol tarafım uyuşuyor başım dönüyor” dedim, doktor bana “sen bir şeye üzülmüşün, senin bir şeyin yok” deyip sedyeye yatırdı, koluma serum bağladı altı saat bekletti ve ben engelli oldum. Türkiye’deki birçok engellinin yaşamının şifresi bu kadar kısacık bir sözcüğe sığdırılabilir.’’

 

Evet Abdullah bir gece yarısı başağrısı, başdönmesi, sol tarafta uyuşma ve mide bulantısı ile acil servise gitti. Acil doktorunun yapması gereken, Abdullah’ın psikolojik değil, fiziksel durumunu kontrol etmekti. Ama kolaya kaçtı. Neden yaptı bilinmez sedyeye yatırdı ve koluna serumu bağladı.

Eğer Abdullah bu nedenler Danimarkada bir hastaneye başvursaydı, yapılacak olanlar, hemen bir yatağa yatırılır üzeri örtülür ve tansiyonu ölçülürdü.Doktor hastasını ciddiye alır ‘’mı acabaları’’ geçer ve hemen gerekli tetkiklere başlardı. Acil servise karın ağrısı ile başvursanız bile kalp, ciğer ve böbrek fonksiyonları kontrol ediliyor burada.

Abdullah aslında bir şeye üzülmemişti. Bunu doktora anlatmaya çalıştı ama doktorun hastasını dinlemeye zamanı da, isteği de yoktu. Sedye’ye yatırdığı hastası üşür mü, düşer mi düşünmeden koluna serumu taktı ve 6 saat sonra gelip ‘’ bence siz daha kapsamlı bir hastaneye gidin’’ dedi.

Danimarka’da bir arkadaşım beyin kanaması geçirdi. En büyük hastane olan Rishospital’e kaldırıldı. Baktılar ki hastanede olmayan beyin cerrahının Kopenhag’a gelmesi uzun sürecek hastayı İsveç’teki hastaneye naklettiler. Evet memleket ötesi hastaneye kaldırıldı hasta ve iyileşti. Şimdi sapasağlam hayatına devam ediyor.

Ambulans ile yollanması gereken hasta, araba ile yola çıkarılınca ne yazık ki kırılası çark dönmeye başlamıştı. Abdullah üzgün olduğu için değil beyin kanaması geçirdiği için kusuyordu. Yatar vaziyette değil oturarak nakledildiği için de ne yazık ki boğazdan geri kaçan kusmuğu ciğerlerine kaçıyordu. Aynı zamanda kan beyninde hasarlar oluşturmaya başlamıştı bile.

Yola çıkarken en yakınlarda olan özel bir hastane arandı. Hemen ne iş yaptığı, kim olduğu soruldu. Kısa bir sessizlik ‘’hastanede yer yok’’ cevabıyla konuşma kesildi.

Oysa sosyal devletlerde vatandaşın cebindeki para değil, yaşadığı sağlık sorunudur dikkate alınan. Danimarkada milletvekili ya da kraliçenin geliniyle aynı odayı paylaşma olasılığınız çok yüksektir. Abdullah sonradan, ona yer yok diyen hastanenin aynı saatlerde başka bir hastayı acilde karşıladığını öğrendi. Aradaki fark diğer hastanın kuyumcu oluşuydu.

Oradan da istenilen cevap alınamayınca bir telaş Cerrahpaşa Hastanesine sürdüler arabayı ama ne yazık ki en büyük hastanelerden biri olan Cerrahpaşa’da ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesinde yer yoktu ve Abdullah tekrar arabaya bindirilerek Amerikan hastanesine gitmek üzere yola çıktı.

Yarı ölü vaziyette getirildiği Amerikan Hastanesinde acilen ameliyata alındı. Beyninin büyük kısmını kaplayan kan külesi temizlendi. Uzun süre yoğun bakımda yattı. Ama bu arada ciğerlerini kontrol etmek kimsenin aklına gelmedi. Oysa ciğerlerdeki enfeksiyon beyin kanamasının açtığı zarardan daha büyük hasara yol açıyordu vücudunda.

Beyin ameliyatı sonrası çıkartıldığı yoğun bakım ünitesine bu sefer 42 derece ateşle geri döndü Abdullah. Düşürülemeyen ateşin sebebini bulamadılar bir türlü, buzlu yatakta yatırmayı denediler olmadı, ilaçlar serumlar verdiler yine olmadı. Beyin ameliyatı sonrası bir haftada çıktığı yoğun bakımdan  bu sefer çıkması o kadar kolay olamadı. Çünkü tam 41 gün komada kaldı.

Abdullah, ‘’ 41 gün boyunca bilincim hep kapalıydı. O, 41 gün boyunca toplamda bir saat filan kendime gelmişimdir, bir an bilincim açılırdı ve hemen iki dakika sonra giderdi. Bir rüya gibi veya kabus gibiydi her şey.’’ Diye devam ediyor hikayesine.

Ben de bir sonraki yazımda devam edeceğim yaşadıklarına.

www.haberhurriyeti.com / BEYHAN BİÇKİN

Yorum

  1. Abdullah Ünal

    17 Şubat 2015 at 15:35

    Abla diyecek bir şeyim yok, sen beni iyi analiz edip yorumunu çok güzel yazıya dökmüşsün, sevgi ve saygılar. Babasının kızı. 🙂

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort travesti porno izle beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort ankara escort pendik escort