Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

”JEOTERMAL BAHANE, HAZİNE ARAZİSİ ŞAHANE!”

Çeşme’de vatandaş yaşadığı deneyimler doğrultusunda, çevreci de olsa hiç bir yatırım girişiminin samimi olmadığı inancında. Çeşme’nin en verimli ovasında açılmak istenen 9 Jeotermal sondaj kuyusu ile ilgili yapılan mahkeme keşfi ve bilirkişi incelemesine, yarımadadan gelen yüzü aşkın kişi katılarak, Jeotermal Elektrik Santrali’ne (JES) tepki gösterdi.

11 Ekim 2018 Perşembe, 18:06

Çeşme’nin en verimli tarım arazilerinin bulunduğu Ovacık ovasında, 85 bin 812 metrekarelik alanda açılmak istenen JES sondaj kuyularına verilen “ÇED gerekli değil” kararının iptali için İzmir 5. İdare Mahkemesi’nde açılan davanın keşfi, 11 Ekim tarihinde, mahkeme başkanı, bilirkişi heyeti, davacıların avukatı Seher Gacar ve davalı tarafın avukatının katılımı ile yapıldı.

Keşif ve bilirkişi incelemesine, HDP İzmir Milletvekili Murat Çepli, CHP Çeşme İlçe Başkanı Sait Kavasoğulları, Çeşme Belediye Başkan Aday Adayı Ekrem Oran, Devrimci Parti Genel Başkanı Adnan Akın, HDP İzmir Eşbaşkanı Semra Uzunok, HDP, Güzelbahçe, Urla ve Seferihisar temsilcileri, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ömer Önal ile Çocuk Meclisi Başkanı Suzan Çırağ ve Mahalle ve Muhtarlar Meclisi Başkanı Rasim Özgül, ADD Çeşme Şubesi Başkanı Veysel Ayhan, Doğu-Der Başkanı Salih Kaya, Ovacık Mahallesi Muhtarı Mehmet Koç, Çeşme Belediyesi Meclis Üyeleri, Ege Çevre Platformu, İzmir Doğa Yaşam Dayanışması, Yarımada Sosyal Sorumluluk Derneği, Güzelbahçe Çevre Derneği, Konak Kent Konseyi, Urla Kent Konseyi temsilcileri ve çok sayıda çevre gönüllüsü de katıldı. 

Keşif ve bilirkişi heyetinin incelemelerinin bitmesini oturarak beklediler

Mahkeme başkanı, keşif ve bilirkişi heyetinin fotoğraflanmasına izin vermedi. Mahkeme başkanı ve bilirkişi heyeti, sondaj kuyuları ile ilgili olarak davacı ve davalı tarafların avukatlarının yanı sıra, HDP Milletvekili Murat Çepli, Ovacık Mahallesi Muhtarı Mehmet Koç ve bazı davacıların açıklamalarını dinlediler. İlk sondaj kuyusunun açılacağı yerin dışındaki diğer kuyu yerlerinin incelenmesine ise vatandaşların katılmasına izin verilmedi. Siyasi parti, STK temsilcileri ve vatandaşlar, ilk sondaj kuyusunun açılacağı bölgede oturarak, keşif ve bilirkişi heyetinin diğer kuyu yerlerini incelemesinin bitmesini beklediler.

“Çeşmemizin çevresine ve doğasına zarar verecek her şeye karşıyız” 

CHP İlçe Başkanı Sait Kavasoğulları da bir açıklama yaparak, “Çeşmemizin çevresine ve doğasına zarar verecek her şeye karşıyız. Bunun yanında Ovacığımızın enginarına, kavununa, domatesine ve tarım alanlarına verilecek zarar verecek Jeotermal’e de RES’lere de karşıyız. Tüm çevrecilerle beraber ve dayanışma içinde olacağız. Bu sorunların da takipçisi olacağız” diyerek desteğini ifade etti.

“Enerji ihtiyacı diye tarif edilen, aslında rant ihtiyacıdır”

Mahkeme keşif ve bilirkişi heyetinin incelemesinin tamamlanmasının ardından, Ovacık köy kahvesinde bir söyleşi gerçekleştirildi. Ovacık köy kahvesinde bir konuşma yapan HDP İzmir Milletvekili Murat Çepli, “Bu güzelim yaşam alanımızın daha da güzelleştirilmesi, üzerinde yaşayan insanların daha mutlu yaşaması, tarımın daha verimli hale getirilmesini tartışmak için bir araya gelmeyi arzu ederdik. Uzun süredir, memlekette enerji ihtiyacı olduğu söylenerek, enerji yatırımı çöplüğüne dönüştürülmeye çalışılıyor. Bizim enerjiye ihtiyacımız yok. Enerji ihtiyacı diye tarif edilen şey, aslında bir rant ihtiyacıdır. Enerji firmalarına, yerli ve yabancı şirketlere, memleketin toprakları peşkeş çekilmesi ihtiyacıdır. Ekonomik birikim modelinin ihtiyaçlarıdır. HES’ler, JES’ler, Termik Santrallerin toplamının ürettiği enerji, binde 10 bile değil. Örneğin Karadeniz’deki HES’lerin toplamı binde 4 bile enerji üretmiyor. Aslında söz konusu olan enerjinin israfı. Sermayenin enerji ihtiyacı, halkın enerji ihtiyacı değildir. Dolayısıyla biz bu modele karşı çıkmakla mükellefiz. Aydın’da 30’a yakın JES var. Aydın’ın JES’ler yüzünden suyu zehirleniyor, dünyaca ünlü olan inciri yok oluyor, zeytini yok oluyor ve kanser vakaları giderek artıyor. Yanı başımızdaki bir kentte bunlar yaşanırken, gelip Ovacık’ta, sıradan bir yatırımmış ve ihtiyaç varmış gibi sunmak, halkımızla alay etmektir” şeklinde konuştu. 

“Jeotermal enerji olsun, ama yaşam alanlarımızda değil”

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ömer Önal da yaptığı konuşmada, “Bütün sivil toplum örgütleri ile birlikte, çevresiyle, kavunuyla, enginarıyla, sakız koyunuyla bugünlere gelmiş Ovacık Mahallemize destek vermek için buradayız. Germiyan’da taş ocakları, Ovacık’ta JES, her tarafımızı saran RES’lerle, sanki örümceğin ağı gibi yarımadamız sarılıyor. Bu konuda çok duyarlı olmamız gerekiyor. Çeşmemiz’e sahip çıkmalıyız. Çeşme’nin ne kadar nadide bir ilçe olduğunun herhalde farkındayız. Jeotermal enerjiye karşı değiliz. Jeotermal enerji olsun, ama yaşam alanlarımızda değil. Ilıca’da, Şifne’de jeotermal kaynaklarımız var. Denize akan, hatta denizden kaynayan sıcak sularımız var. O kaynaklar değerlendirilebilir. Ama Ovacık’ın en verimli topraklarında JES yapılamaz. Bize enginar, kavun, buranın meşhur beyaz soğanı gerekli. Bunun için buradayız. Ayrıca yarımadanın her tarafından, İzmir’den buraya gelen STK temsilcilerine ve İzmir Milletvekili Murat Çepli’ye Çeşme’ye desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz. Çeşme ve yarımada olarak, çevremize daha çok sahip çıkmamız gerekir. Bizden sonra gelecek nesillere, verimli topraklarımızda yetişen enginarımızı, kavunumuzu, beyaz soğanımızı miras bırakmamız gerekir. Onun için buradayız” diye konuştu. 

“Bu proje buraya uymaz”

Ovacık Mahallesi Muhtarı Mehmet Koç da bir konuşma yaparak, “Çeşme’de yaşam alanlarımıza müdahale artmaya başladı. Önce RES’lerle uğraştık. Şimdi de ovamıza 9 jeotermal kuyusu açmak istiyorlar. Bu proje buraya uymaz. Ovacık ovası, Çeşme’nin en verimli ovasıdır. Buranın ikliminden, denizden gelen iyotlu havasından dolayı bu topraklar çok verimlidir. Yetişen ürünün aroması yüksektir. Biz burada butik tarım yapıyoruz. Çok büyük miktarlarda arazimiz olmasa da, her ailenin bir tarlası var. Hem kendi ihtiyaçlarını, hem de Çeşme’nin ihtiyacını karşılıyorlar. Ovacık’ın geçim kaynağı tarımdır. Bu verimli topraklara zarar vereceği için JES projesine karşıyız. Sadece biz tarımla geçinenler değil, Ovacık mahallesindeki sitelerde oturan yazlıkçılarımız da bu projeye karşıdır. Jeotermal kuyularındaki suların yüzey sularına karışma ihtimali çok yüksektir. Kuyu sularımıza jeotermal su karışırsa tarım sulaması yapamayacağız. Devlet büyüklerimizden bu projeyi bir an önce iptal etmelerini istiyoruz” diye konuştu.

“Ruhsatın süresi 19 Haziran 2018’de doldu”

Söyleşiye katılan Jeoloji Mühendisi Tahir Öngül, yapılan analizlerde, bu bölgedeki jeotermalin 40-45 derecelerde olduğunu vurgulayarak, “Buna rağmen Jeotermal Elektrik Santrali hedefleri var. Yeraltı kaynakları kamunundur. Jeotermal ve Doğal Mineralli Sular Yasası’nda, yıllık hava sıcaklığının üzerinde bir sıcaklık varsa, jeotermal kaynak olarak değerlendirilir. Bu yasada jeotermal kaynağın kamu değeri olduğu belirtiliyor. Yasada, ‘arama ruhsatı 3 yıl sürelidir’ deniliyor. Arama ruhsatı, 2014 yılı Haziran ayında alınmış. Süre, 2017 Haziran ayında bitmiş. Yasada, işleri yarım kalmasın diye, ‘1 yıl süre uzatılır’ denilmiş. O başvuru da yapılmış. 19 Haziran 2018’de bu ruhsatın süresi doldu. Artık ruhsatları yok. Mahkeme de yasanın ilgili bölümünü göz önüne alarak kararını verecektir. Ruhsat sahiplerinin, ruhsatın süresi dolduğu için bir adım atmaları mümkün değil. Bir kaynak bulunamadan ruhsat düşünce, Valilik Yatırım İzleme Komisyonu Başkanlığı, bunu Maden İşleme Genel Müdürlüğü’ne bildirir. Onlar da, ‘4 yıllık sürede kaynak bulamadın’ diyerek yeni ruhsat vermez, başkaları gelir. Ondan dolayı, bu sorun bitmiş değil” diyerek uyarıda bulundu. “Kesinlikle razı değilim”

Tarlasının hemen yakınında jeotermal sondaj kuyusu açılacak olan Ovacıklı Ali Uzun da yaptığı açıklamada, “Ben, dünyaya geldiğimden beri toprakla uğraşan bir insanım. Ekmeğimi, çoluk çocuğumun rızkını topraktan kazanıyorum. Bu şirket gelmiş, benim tarlamın dibine jeotermal kuyusu açmak istiyor. Bana göre, bunların derdi jeotermal değil, rant. İleride bu topraklara otel veya turistik tesis yapacaklarını düşünüyorum. Benim toprağıma kimse giremez. Biz, jeotermal kuyu açacaklarını sonradan öğrendik. Ben köylüm adına da, kendi adıma da kesinlikle razı değilim” diye konuştu.

KAYNAK; 

GÜNDEM ÇEŞME

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO