Son Dakika
14 Kasım 2018 Çarşamba

20 Şubat 2015 Cuma, 11:18
Hulusi Şener
Hulusi Şener [email protected] Tüm Yazılar

İzmir’i İzmirliler yönetmeli ve temsil etmeliler…

hulusisenel_haberhurriyeti

İZMİR’İ İZMİRLİLER YÖNETMELİ VE TEMSİL ETMELİLER…

Sevgili okuyucular,

Önümüzde ( 7 Haziran) genel seçimler var. İzmir’i temsil edecek adaylar için çeşitli söylentiler dolaşıyor ortalıkta. Geçen devrede/seçimde olduğu gibi, İzmir’i-İzmir’lileri tanımayanların yani ithal adayların İzmir’den tekrar listeye konacağı söyleniyor. Bu İzmir’lilere bir hakarettir. Atatürkçülüğün, CHP’nin kalesi olan İzmir’e bu yapılmamalı.

Bu konuda CHP il başkanı Bayır’da rahatsız olmalı ki,

2011 genel seçimlerinde İzmir’e 9 tane ithal vekil aday geldi. 6 tanesinin İzmir’de evi bile yok!. Ön seçim en iyi atamadan daha iyidir. Atamada eş, dost, ahbap, çavuş ilişkileri devreye giriyor ve yanlış bilgiler veriliyor. 2011 seçimlerinde bunu yaşadık. Halk aradığı zaman vekiline ulaşabilmek istiyor. En doğru karar üyelerle hakim denetiminde yapılacak bir önseçimdir. Dediğim gibi İzmir’de ithal aday istemiyoruz. İzmir Türkiye’nin Batı’ya açılan penceresi. İzmir’de Bakanlık yapabilecek kadrolar mevcuttur “ diyor.

Hal böyle olunca derdini anlatmak için İzmir’li ne yapacak, Ankara’ya mı gidecek?

Bu nedenle İzmirliler olarak “Yeter artık!” derken, “İzmir’i İzmirlilerin yönetmesini istiyor, TBMM’de İzmir’i İzmirliler temsil etmeli ” diyoruz.

Bugün İzmir ve ilçelerindeki belediyelerin yönetim kadrolarına bir bakın, çoğu İzmir dışından. İzmir’e yabancı olduklarından İzmir’in sorunlarını çözemiyorlar.

* * *

DOĞU İLLERİ VE VARTO TARİHİ”

Bu kitabı herkes: Türk’ü-Kürd’ü okumalı

Yurtsever hukukçu dostlarımdan Avukat A.Erdem Akyüz’den bir ileti aldım. İleti

Doğu illeri ve Varto olayı” adlı kitapla ilgili. Kitapta yer alan araştırma bilgilerine göre Kürt diye bir ırkın olmadığı, öz be öz Türk oldukları ifade ediliyor.

İşte Akyüz’ün iletisi;

Bugün size bir kitaptan bahsedeceğim. Kitabın adı “Doğu İlleri ve Varto Tarihi
Kitabın yazarı M.Şerif Fırat.

Araştırıcı ve düşünen bir kimliğe sahip olan M.Şerif Fırat, yerlisi olduğu ve yaşadığı bölgede öğretmen olarak görev yapıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında yazdığı bu kitapta; bölgenin tarihini, dil, din, ırk, millet, örf adet ve yapısını ele alarak, kürt diye bir ırk ve milletin olmadığını, kürt olarak tanımlanan bu insanların öz be öz Türk olduklarını ortaya koyuyor.

Kitabın yazılışından sonra öldürülen M.Şerif Fırat’ın mezarı dahi tahrip edilerek ortadan siliniyor. Kitabının bütün nüshaları toplanarak yokediliyor. Daha sonraları o bölgede Ordu Komutanlığı yapan Cemal Gürsel bu durumu öğreniyor ve Cumhurbaşkanı olduktan sonra, kitabın bir yazımını bulduruyor ve Milli Eğitim Yayınevi tarafından da yeniden bastırtıyor.

Uzun yıllar sonra, bir tanıdığımın verdiği bu kitabı okumam üzerine bir adet edinmek istedim ve Milli Eğitim Bakanlığı merkez yayın evine gittim. Böyle bir kitap olmadığını söylediler. Yayın katalogunu istedim ve inceledim. Katalogda dahi kitabın adı yoktu.
Yazıldığı dönemde yazarı ve kitabı yokedenler, seneler sonra Bakanlığın yayınevinde dahi yok etmişlerdi.

İşte karşımızda böyle bir yapı var;
Karşımızda kürt olarak adlandırılan insanlar yok, onlar bizim yanımızda.
Onların isimleri de bizler gibi; Ahmet, Mehmet, Ali, Veli, Abdullah, Hüseyin…
Birbirimizden farklı değiliz ve bir bütünüz.
Ama karşımızda, onların ve bizim dışımızda; işte böyle insanlar, böyle bir yapı var.
Neyse ki daha sonra kitap, ailesi tarafından tekrar bastırıldı. Biraz ısrarla arayanlar bulabilirler. Kitapta; doğu illerinin yapısı, tamamının Türk asıllı olduğu, bölgedeki ermeni vahşeti ve isyanlar anlatılıyor.

Kitabın Önsözünde şu cümleler yer alıyor:
Bütün Türk aydınları şunu kesin olarak bilmelidirler ki, ‘kürtlük’ tahriki düşman kaynaklardan fışkırmakta ve milli bütünlüğümüzü sarsarak bizi yıkmayı hedef tutmaktadır. Doğu İlleri vatanımızın hem kapısı, hem kalesidir. Biz ihmal eder, gerçekleri bu öz kardeşlerimize götürmez, onları aydınlatmazsak, düşman propagandası karşısında silahsız ve müdafaasız kalırlar.

Doğu İlleri elimizden çıkarsa Orta ve Batı Anadolu’da tutunmamız kolay olmaz. Bu dava, Türk Vatanı ve Türk Milletinin istikbali bakımından son derece mühim, son derece ciddidir. Bütün Türk aydınlarının bu durum karşısında vazifelerinin ne olduğunu tayin etmeleri zamanı gelmiştir.”

Açılım ” ve “ Demokratikleşme Paketi ” adı verilen süreci bir de bu gözle izleyin.”

www.haberhurriyeti.com / HULUSİ ŞENEL / [email protected]o.com

…………….…………….…………….

SEVDİĞİM SÖZCÜK

Her şeyin en mühimi, başlangıçtır “ Eflatun

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO