II.Abdülhamid’in hazinesinde var, ortada yok!

Mücevherlerde kullanılan kıymetli taşların ve süs taşlarının tanımlanması ve sınıflandırılması bilimi Gemoloji’de adı, sanı ile geçiyor, Dünyanın en büyük elmasları arasında olan Kaşıkçı Elması’ndan da önce geliyor.

15 Kasım 2018 Perşembe, 20:48
Mücevherlerde kullanılan kıymetli taşların ve süs taşlarının tanımlanması ve sınıflandırılması bilimi Gemoloji'de adı, sanı ile geçiyor, Dünyanın en büyük elmasları arasında olan Kaşıkçı Elması'ndan da önce geliyor.

Tunus yarımadasında MÖ 814 yılında, kurulmuş olan bir Fenike kolonisidir Kartaca,

Fenike dilinde;

Yeni Şehir

Baal;

Fırtına ve yağmur tanrısı.

“Efendi” ya da “sahip” ile eş anlam taşır.

Doğayı yöneten ve onu dirilten bir Gökyüzü Tanrısı sayılırdı.

Verimlilik tanrısı olarak da görülürdü.

Gök gürültüsü sesi, şimşekler oklarıydı ve yeryüzüne yağmur gönderirdi.

Güneşin olumlu etkilerinden başlı başına sorumluydu.

Savaşlarda öldürülse de her zaman yeniden canlanırdı.

Ölüp dirilen, bundan ötürü de doğa ve mevsimin verimliliğiyle sıkı bağlantısı bulunan birkaç Doğa Tanrısı’ndan biriydi.tanrı baal

21. yüzyıldayız, Budistler arasında tapınanı vardır hala.

*.*.*.*

İsthar;

Aşk, güzellik ve savaş tanrıçası

Gılgamış destanında kendisinden sıkça bahsedilir.

Ana tanrı Anun’un uslanmaz kızıdır.

Sürekli sevgili değiştirmekle ve kendisine aşık olanların burnundan getirmekle ünlüdür.

Hem bakire hem doğurgandır.

Babil uygarlığından kalma bir yazıtta kendisinden şöyle bahsedilir:

“Bir içki evinin kapısına oturduğumda,
Ben ki tanrıça İştar’ım,
fahişeyim, anayım, eşim, tanrıçayım,

Hayat denilenim,
Siz bana ölüm deseniz bile.
Yasa denilenim,
Siz bana kural dışı deseniz de.
Aradığınız benim
Ve bulduğunuz.
Dört bir yana saçtınız beni
Ve şimdi parçalarımı topluyorsunuz.”isthartanri

*.*.*.*

Elmas;

Güneş  tanrısı  Baal  ve  tanrıça  İsthar (Astarte)  aşkının  bir ürünüydü  Akad inancında.

Güneş  ve  ay  gökyüzünde  birlikte  görüldüklerinde,  ışınları  birbirine  karışır  ve ağırlaşarak  yere  düşermiş.

Bu  esnada  suya  çarparsa,  güneşin  taşını  yani  elması oluştururmuş.

Tarih boyunca ölümsüzlüğün sırrını arayan insanoğlu, orta çağda ölümsüzlüğün değil ama uzun ve sağlıklı yaşamın sırrını elmasla bulmuş.

Fransa’da  14.  yüzyılda,  elmasın  tedavi  edici  başka  bir  yönü  daha  kullanılmış.

Akıl hastaları, başlarının üzerine konulan elmasla tedavi edilmiş.

Eski  Budist  dinsel  bir  tören  olan  ve  alnın  ortasına  değerli taşlar konularak yapılan üçüncü göz inancından gelmekteymiş yöntem.

Güç  ve  iktidar  sembolü  de  olan  bu  değerli  taşın  yaralanmalara  karşı  koruyucu  gücü olduğuna  inananlar da  olmuş.

Birinci  ve  ikinci  dünya  savaşında  askerlerin  bu  değerli  taşı koruyucu muska olarak da kullandığı bilinmekte.

15.yüzyıla kadar elması, güç-kuvvet ve yenilmezlik sembolü olarak sadece krallar takarlardı.

Sonrasında;

Avusturya Arşidükü Maximilian, Prenses Mary Burgundy’e elmas taşlı alyans armağan edince,  kadınlarda  elmas  takmaya  başlamış.

Bu  aynı  zamanda elmas  taşlı  nişan yüzüğü geleneğinin başlangıç olarak 1477 yılının tarihte yerini almasına da sebep olmuş.

*.*.*.*.

Yaklaşık  4.000  yıldır  insanların  yaşamında  özel  bir  yer tutmuş elmas.

Dünyanın  en  değerli mücevher  taşı  olması yanında üzerinde en çok hikâyeler uydurulan , bunlara  şiddetle inanılan bir materyal olmuş.

Her çağda elmasın hep peşinden koşulmuş.

Onun  için  savaşılmış ve hatta ona tapılmış.

 

Dünya’da kayıtlara geçecek değerde 43 adet Elmas var.

Bugüne  kadar  Dünyanın  en  büyük  elması  olması  özelliğini  taşıyan Cullinan.

Güney  Afrika’da  Pretoria  yakınlarındaki maden  ocaklarında çalışan  bir  mühendis tarafından  1905  yılında  bulunmuş. cullian elması dünyanın 1 numarası

1 numaradır.

Ham  ağırlığı  3106  Carat’dır.

Bugüne  kadar  bulunmuş, bilinen  en  büyük  elmastır.

Şimdiye kadar en yüksek fiyata satılmış olan bu ham elmasın değeri 35.3 milyon dolar.

9 büyük 96 küçük pırlanta haline getirilmiştir.

Bu 9 büyük elmas halen İngiliz kraliyet ailesinin elinde bulunmakta.Cullinan elması

 

Kayıtlarda 2 numarada Brganza var.

Bugüne kadar  bulunan  ikinci  büyük  elmas  olduğu sanılır.

Brezilya’da bulunmuş  ve  Portekiz  Kraliyet  hazinesini  süslemiş.

Doğadaki  haliyle  1680 carat,  işlenmiş haliyle  144  carat  geldiği belirtilir.

John  Mawe’in  1812  tarihli  “Brezilya’ya  Yolculuk”  adlı  kitabında anlatılır.

Aslında elmas değil, renksiz bir topaz olduğu söylentileri de var.

Şu anda nerede olduğu ve ne olduğu bilinemiyor.

 

Dünyanın bilinen üçüncü büyük elması Excelsior .

1893’te,  Güney  Afrika  Birliği’nde  bulunduğunda  ham  hali  995,20  carat geliyordu.

Kesim  sonrası,  toplam  ağırlığı  373,75  carat  olan  tam  21  taş  elde  edilmiş.

Bunların en büyüğü, 69,80 carat’lık, mavi-beyaz renktir.Excelsior

Bulunuş  öyküsü  de ilginçtir.

Madeni işleten Londra elmas sendikasıyla, maden sahipleri arasındaki sözleşmenin son günü, sendikanın son çalışmasında bulunmuş ve Londra’ya götürülmüş.

Sıralama böyle devam eder.

Kaşıkçı Elması;

Hikayeleri ile hepimizin malumu.kasikcielmasi

19’uncu sırada ‘Türkiye 2’ adı ile anılarak yer alıyor.

Topkapı Sarayı’nda sergilenir.

*.*.*.*

Kaynak;

Prof. Dr. Murat Hatipoğlu.

Dokuz Eylül Üniversitesi Mineroloji, Gemoloji, Arkeo, Adli Gemoloji ve Mücevher Uzmanı.

Alanlarında Türkiye’de tek, Dünya’da sayılı isimlerden.

19’uncu olan Kaşıkçı’nın önünde;

Dünyanın bilinen en büyüklerinden kaydıyla 18. sırada ‘Türkiye 1’ adıyla bir elmas var.

147  Carat.

Abdülaziz döneminden emanet bir ecdad yadigarı (1861-1876).

19.’uncu yüzyılın son çeyreğine kadar  II.Abdülhamid döneminde Osmanlı hazinesinde.

II. Abdülhamid, Osmanlı Devleti’nin en bunalımlı günlerini yaşadığı bir dönemde 31 Ağustos 1876 tarihinde tahta çıktı.

Ama bu taşın şu anda akıbeti bilinmiyor.

Dünya literatüründe bu ağırlıkta başka isimli bir elmas da bulunmuyor.

Bu nedenle bu taşın  Osmanlı  Hanedanlığınca  satılarak  yeni  alıcısı  tarafından  isminin değiştirilmiş  olması  da  mümkün  değil.

Taşın,  “Kaşıkçı Elması”  ya da Türkiye 2 olarak adlandırılan taş gibi takılabilir bir mücevher parçasına dönüştürülmediği de kuvvetle muhtemel.

Elmasın son Osmanlı hanedanları yakınlarının elinde  bulunabileceği  ve  bugüne  kadar  herhangi  bir  nedenle  ortaya  çıkartılamamış olabileceği vurgulanıyor.

İyimser bir ihtimal de;

Topkapı Sarayı’nda diğer kıymetli taşların arasında başka bir isimle saklandığı.

Soru şu;

Dünya varlığını kabul etmiş.

Değerli taş, elmas resmi listesine resmi kayıtla almış.

Türkiye 1 nerede?

www.haberhurriyeti.com / OĞUZ ÖRNEKGemoloji

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO